İSRAİL ÇARK ETTİ, ABD ‘DEVAM’ DEDİ: ABD SÖZÜNDE DURABİLECEK Mİ?!

İSRAİL ÇARK ETTİ, ABD ‘DEVAM’ DEDİ: ABD SÖZÜNDE DURABİLECEK Mİ?!

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 23, 2026 - 12:03

Başkan Trump, ABD ve İran arasında yapılan barış anlaşmasını Versay Anlaşması’na benzetti. Almanların 1. Dünya Savaşı’nı kaybetmesi üzerine 26 Şubat 1871 yılında İtilaf devletler (İngiltere, Fransa, Sırbistan, Rusya, Yunanistan, Portekiz, Romanya ve ABD) ile ittifak devletler (Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı, Bulgaristan) arasında Fransa/Versay Sarayı’nda imzalanan bir anlaşmadır. ABD Başkanı Trump’ın İran ile yapmış olduğu Barış anlaşmasını Versay Barış Anlaşmasına benzetmekteki amacı ne olabilir?!

Bu sorunun cevabı, İran anlaşmasına bağlı kalıp-kalmayacağı sonucunda gizlidir!

Bunu da bekleyip-göreceğiz…

ABD/İsrail-İran Savaşı’nda kaybeden taraf İsrail oldu.

ABD ise savaşın ilerlemesinin kendilerine büyük zarar vereceği düşünerek İran ile antlaşma yapmaya karar verdi. Hatta müttefiki İsrail’i yolda bırakmak zorunda kaldı! Savaş sürecince ABD’den her türlü (silah, mühimmat, para vs.) desteği alan İsrail, ‘barış anlaşması’ ile büyük bir şok yaşadı ve ABD’ye cephe almaya başladı.

ABD aslında İran arasında yapılan barış antlaşması ile İsrail’in fişini çekmiş oldu!

İsrail zaten dünya ülkeleri ve halkları tarafından kınanıyor ve eleştiriliyordu. İsrail, ABD tarafından yalnızlığa terk edildi. İsrail uluslararası arenadan izole edildi!

İsrail sadece ABD’de tokat yemedi, bir tokat da Fransa’dan yedi. Fransa/Paris’te Eurosatory Savunma Fuarı’nda İsrail silahlarının sergilenmesi ve pavyon kurmasının yasaklanması bile uluslararası camiadan dışlandığının aleni bir göstergesiydi.

İsrail’in vahşi ve zalimane davranışları dünyadaki itibar/kariyerini yerle bir etmişti!

İsrail’in en çok çekindiği, korktuğu ve eleştirdiği ülke Türkiye olduğu için eleştirilerini sürekli Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak yapıyordu. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu’daki huzursuzluğun tek sebebinin İsrail olduğunu yıllardır bütün dünyaya haykırıyordu.

Ayrıca İsrail’e yönelik yapmış olduğu eleştirilerde;

“soykırımcı”, “cinayet şebekesi”, “fitne kayığı”, “Siyonizm’in taşeronu”, “bebek katili”

gibi ağır ve çarpıcı ifadeler kullanıyordu.

İsrail ise “Kürtlere karşı soykırım yapan, Hamas terör örgütünü destekleyen, kendi halkını baskılayan, siyasi rakiplerini hapse atan antisemitik diktatör Erdoğan” gibi ağır ifadeler kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağır hakaretler ve iftiralarda bulunuyordu.

Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a meydan okuyarak:

“İsrail Devleti’ne ahlak konusunda ders verebilecek en son kişidir”

ifadesini kullandı.

Zaten ABD’yi arkasına alarak yıllardır dünyaya meydan okumadı mı?!

Filistin/Gazze, Lübnan ve İran’a saldırarak Türkiye’ye gözdağı vermiyor mu?!

Şimdi tüm gözler ABD ve Başkan Trump’ta:

İran ile yapmış olduğu barış antlaşmasına ne kadar sadık kalacak ve İsrail’in baskılarına ne kadar dayanabilecek?!

ABD, bu psikolojik savaştan zaferle çıkabilecek mi?!

İsrail’in saldırganlığına DUR diyebilecek mi?!

Daha açıkçası sözünde durup barış antlaşması kurallarına harfiyen uyarak Ortadoğu barışına (gerçekten) KATKI sağlayabilecek mi?!

İşte dünyanın ABD’den beklediği, bu sorulara ‘sözle’ değil ‘icraatla’ net/açık/şeffaf bir şekilde cevap verebilmesi…

Bu konuda bizim düşüncemiz çok farklı:

ABD-İran Barış Anlaşması yaraya yapılan geçici bir pansumandır!

İsrail’in ABD tarafında dışlanması bir oyundur!

ABD İsrail’den asla ve asla vazgeçmez.

Çünkü ABD’yi de İsrail’i de yöneten Emperyalist: Siyonist/Evangelist küresel bir GÜÇ var!

Amaç Ortadoğu’da şu andaki Filistin toprakları (KUDÜS) merkezli BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ kurmak!

Arz-ı Mev’ud (Büyük İsrail) hayali gerçekleşmedikçe Ortadoğu’da kan akmaya devam edecek.