“İSTİKBAL GÖKLERDEDİR!”: Bir Hayal GERÇEK Oldu!..
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal Göklerdedir” sözünün ‘gerçeğe’ dönüşmesi, Türkiye’nin son yıllarda yapmış olduğu uzay çalışmalarından çok iyi anlıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana bu gerçeği (İstikbal Göklerdedir) icraata koyan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bu konuyla ilgili kurumlarımız, uzay çalışmaları ve gerçekleştirmiş oldukları projelerle çok büyük bir başarının altına imza attılar. Bu konuya girmeden önce dünyadaki uzay çalışmalarının ne zaman ve hangi ülkeler tarafından başlatıldığından kısaca bahsetmek isterim.
Dünyada ilk uzay çalışmaları 1950 - 1960 yılları arasında SSCB ve ABD arasındaki yarış AY’a erişim amacıyla ile başlamıştır. SSCB’nin (1959) yılanda aya gönderilen ilk Luna 2 uzay aracı ay yüzeyine temas etmiştir. Daha sonra Luna 3 uzay aracı (1959) AY’dan dünyaya iki fotoğraf göndermiştir. Uzay yarışında ABD, 1969 yılında Apollo 11 isimli insanlı (Neil Armstrong) uzay aracı AY’a iniş yapmış ve astronot Neil Armstrong ve Buzz Aldrin AY yüzeyine ilk ayak basan insanlar olarak AY’dan toprak ve kaya örnekleri almışlardır. ABD, 1969 - 1972 yılları arasında ABD’nin Apollo Proejesi 6 insandan oluşan astronotları AY’a göndermiştir. 1972 yılında Apollo 17 Ay’a gönderilen insanlı uzay aracı olmuştur.
Türkiye’de uzay çalışmaları 26 Ocak 1967 tarihinde BM Uzay Anlaşması ile resmiyet kazanarak 1980’den 1990 yılına kadar kurumsal adımlar atarak hız kazanmıştır. Uzay araştırmalarına yönelik İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 26 Mart 1984 yılında bir ilki gerçekleştirerek Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesini kurmuştur. Türkiye 26 Mart 1984 yılında Avrupa Meteoroloji İşletme Teşkilatı’na (EUMETSAT) kurucu üye olarak katılması ay ve uzay çalışmalarında yoğunluğun göstergesi olarak kabul edebiliriz. Daha sonra 24 Ocak 1994 yılında Türkiye uzaya TÜRKSAT 1A iletişim uydusu fırlatmış fakat rokette medyana gelen arıza sebebiyle bu uydu düşmüştür.
Ay ve Uzay çalışmalarında Türkiye pes etmedi: 11 Ağustos 1994’te TÜRKSAT 1B uydusunu uzaya fırlatarak yörüngeye oturtmada başarılı bir sonuç elde etti. Ve Türkiye uzay çalışmalarına daha da ağırlık vererek sağlam ve emin adımlarla ilerlemeye başladı. 2003 yılında BİLSAT -1 VE 2011yıllarında RASAT ile birlikte birçok uydu geliştirdi. Bunlar arasında Göktürk-1, Göktürk-2 ve Göktürk-3 bulunmaktadır. TÜRKSAT/(Uydu İletişim Şirketi) 1994 yılında uzaya uydu göndermeye başladı.
Türkiye’de uzay çalışmaları, 1918 yılından bu yana Uzay Ajansı tarafından aralıksız sürdürülmekte ve yönetilmektedir. Türkiye, uzay programını 1993 yılında geliştirme kararı kapsamı doğrultusunda 2026 yılına kadar uzaya birçok uydu göndermiştir. Türkiye’nin amacı/hedefi 2026 yılında AY’a ilk inişi gerçekleştirmektir.
Türkiye’nin UZAY çalışmalarında yoğunlaşmak için TÜBİTAK bünyesinde kurulan Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü kurmuştur. Uzay çalışmalarını teşvik etmek için Türk Hava Kuvvetleri görevlendirilmiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile 2018 yılında ‘Uzay Ajansı’ kurulmasına karar verilmiştir. Ve 13 Aralık 2018 yılında ‘Türkiye Uzay Ajansı’ kurulmuştur.
Nihayetinde 2022-2030 yıllarını kapsayan Milli Uzay Programı Strateji belgesi yayımlandı. Amaç/hedef Türkiye’nin AY yüzeyine inişinin gerçekleşmesi… Bu sebeple uzay teknolojilerinin gelişmesine hız verilerek uzay limanı kurulması kararı alındı. Böylece Uzay Teknolojileri Daire Başkanlığı da kurulmuş oldu.
Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, 19 Ocak 2024 yılında ABD Florida Eyaleti’nde uzaya fırlatılan astronotlar arasında yerini aldı. Türkiye’nin ilk uzay astronotu Alper Gezeravcı, uzayda 13 bilimsel deney gerçekleştirdi. Alper Gezeravcı’nın da içinde olduğu uzay aracı görevini tamamlayarak 18 gün sonra dünyaya inişini gerçekleştirdi. 12 Şubat 2024 tarihinde uzay çalışmalarını tamamlayan Alper Gezeravcı Türkiye’ye dönüş yaptı.
Yazımı (yorumsuz bir şekilde) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde yapmış olduğu konuşmadan bazı önemli alıntılar yaparak bitirmek istiyorum. Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, yapmış olduğu konuşmada Türkiye’nin nereden-nereye geldiği konusunda tarihten örnekler verdi. Türkiye’nin yüzde 80’i tamamladığı yerli ve milli olan Ay Uzay Aracı’nın büyük bir gurur yanağı olduğunu vurgulayarak konuşmasında çok önemli hususlar üzerinde durdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan ise şüphesiz uzaydır… Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminde özellikle astronomik gözlemlerle ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz… Milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir… Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok alim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. O dönemlerde ilmi heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır… Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır.
Bir taraftan sahip olduğumuz bu zengin ve köklü mirasla gurur duyarken, diğer taraftan bunu daha da zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk. Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik, üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik. Önümüze çıkan engellere ve zorluklara rağmen hamdolsun kısa sürede kayda değer mesafe aldık… Ufku dar, vizyonu sığ, muhayyilesi kıt kimi çevrelerin küçümseyici eleştirilerine muhatap olan iddiamızı hayalden çıkarıp attığımız adımlarla bugün somut bir programa dönüştürdük.
Ay Araştırma Programı'mız kapsamında geliştirdiğimiz Ay Uzay Aracı'nın üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay Uzay Aracı'mızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması, bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Daha da önemlisi İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz. Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz."