Makam Bitince Başlayan Cesaret
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Siyasetin en zor sınavlarından biri, insanların aynı safta neden durduğunu anlamaktır.
Çünkü herkes iyi günlerin adamı olabilir.
Asıl mesele, şartlar değiştiğinde ne yaptığıdır.
Dava mı, Beklenti mi?
Bazıları ilkeye bağlıdır.
Makam varken de konuşur, makam yokken de.
Çünkü bağlı olduğu şey koltuk değil, dava bilincidir.
Bazıları ise beklentiyle hareket eder.
Bulunduğu yapıya ne vereceğini değil, oradan ne alacağını düşünür.
Beklediği görev geldiğinde sessizdir.
Beklediği görev gelmediğinde ise en yüksek sesle konuşan olur.
Dün Sustukları, Bugün Söyledikleri
Bu insanların ortak özelliği şudur:
Dün doğru dediklerine bugün yanlış derler.
Dün alkışladıklarını bugün suçlarlar.
Yıllarca konuşmadıkları konuları, yollar ayrılınca gündeme taşırlar.
Kamuoyu da doğal olarak şu soruyu sorar:
"Madem bunları biliyordunuz, neden o gün sustunuz?"
Asıl Sorun
Her partide, her kurumda ve her yapıda bu tip insanlar bulunur.
Sorun hangi görüşten oldukları değildir.
Sorun, ilkeyi değil kendi beklentilerini merkeze koymalarıdır.
Çünkü dışarıdan gelen tehditler görülebilir.
Ama içeriden güveni aşındıran tutumlar çoğu zaman geç fark edilir.
Ölçü Basittir
Bir insanın dava adamı olup olmadığını anlamak için alkışladığı günlere değil, hayal kırıklığı yaşadığı günlerdeki tavrına bakmak gerekir.
Makam geldiğinde sadık, makam gelmediğinde öfkeli olmak dava şuuru değildir.
Dava şuuru; şartlar değişse de aynı ilkeye bağlı kalabilmektir.
Çünkü hakikate bağlı olanlar duruşlarını korur.
Çıkara bağlı olanlar ise şartlar değiştikçe gerekçelerini değiştirir.
Siyasette asıl mesele kimin daha yüksek sesle konuştuğu değil, kimin şartlar değiştiğinde aynı yerde durabildiğidir.
Selamlar.