Muhalefetin Tarihi İhaneti
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye’de siyaset, yalnızca iktidarın tahakkümüyle değil, muhalefetin utanç verici acziyetiyle de şekillenmiştir.
AKP’ye, MHP’ye, BBP’ye, CHP’ye, İYİ Parti’ye ve mecliste grubu bulunan ya da bulunmayan bütün siyasi partilere duyulan öfke, geçici bir tepki değil; yıllardır biriken, haklı ve derin bir hesaplaşmadır.
Bu partilerin hepsi, milletin kaderini bir avuç iktidar bileşeninin vicdanına terk etmiştir.
Hükümet ve koalisyon ortakları ülkenin siyasi, ekonomik ve kültürel omurgasını dinamitlerken muhalefet partileri ne yapıyordu?
Hiçbir şey.
Yarı başkanlık sistemine geçilirken, anayasa referandumunda, mühürsüz oyların geçerli sayıldığı o karanlık günde muhalefet neredeydi?
Sessiz, etkisiz, iradesiz.
Vatandaş “Oyumu AKP’ye vereceğim, başka parti mi var?”, “Tayyip Erdoğan’a vereceğim, başka adam mı var?” demek zorunda kalana kadar muhalefet, alternatif üretmek yerine kendi koltuklarını ve konfor alanlarını korumakla meşguldü.
Bu, siyasi bir başarısızlık değil; açık bir ihanettir.
Ülke ekonomisi yangın yerine dönerken, akaryakıt fiyatları Avrupa’nın çok üzerinde seyrederken muhalefetin icraatı neydi?
Boş laflar, cılız eleştiriler, etkisiz açıklamalar.
Kamu iktisadi teşebbüsleri peşkeş çekilirken, ülkenin bütün kazanımları satılırken muhalefet partileri hangi somut, iktidarı zorlayacak programı ortaya koydu?
Hiçbirini.
Bir tane bile gerçekçi, milletin menfaatini savunan, iktidarı köşeye sıkıştıracak fikir üretmediler. Ürettikleri tek şey, kendi varoluşlarını meşrulaştıran boş sözler oldu.
Açılım sürecinde cılız bir ses çıkarabildiler.
Daha fazlasını yapamadılar.
Çünkü cesaretleri yoktu, vizyonları yoktu, milleti peşlerinden sürükleyecek iradeleri yoktu.
Siyasi İktidarın "Devlet aklı" projesiyle...
Elli bin kişinin katilinin vicdanına bu aziz milleti nasıl terk edebildiler?
Toplumu peşlerinden çekemediler; aksine, toplumu yeniden ve yeniden AKP’ye mahkûm ettiler.
Bu, yalnızca yetersizlik değil; siyasi bir suçtur.
Muhalefet, iktidarı denetlemek, alternatif üretmek ve milleti korumakla yükümlüdür.
Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen her parti, iktidarın siyasi suç ortağıdır.
Bugün duyulan kızgınlık, hiçbir zaman geçmeyecektir.
Çünkü bu partiler, milletin umudunu tüketmiş, siyasi alanı çölleştirmiş ve yurttaşı tek bir seçeneğe mahkûm bırakmıştır.
Tarih, bu acziyeti unutmayacaktır.
Olamaz Türk'e baş, Türküm demeyen.