KİME BATTI?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bir ağacın gölgesi neden bu kadar rahatsız edici oldu?
Yol yapımı ve altyapı çalışmaları gerekçesiyle ağaçların kesildiği, bazı ağaçların ise kesilme riskiyle karşı karşıya olduğu yönündeki görüntüler ve vatandaşların tepkileri, artık yalnızca Ahi Mesut Bulvarı’nın değil, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir soruyu gündeme getiriyor:
Kime battı bu ağaçlar?
Dönüp etrafımıza baktığımızda ne görüyoruz?
Beton.
Biraz daha baktığımızda yine beton.
Binalar, yollar, araçlar, asfalt ve giderek azalan yeşil alanlar…
Peki biz böyle bir dünya mı istedik?
Yıllardır ağaç dikmek için kampanyalar düzenlenmedi mi? Vakıflar, dernekler ve gönüllüler aracılığıyla fidanlar toprakla buluşturulmadı mı? İnsanlar bazen cebindeki son parayla bir fidan alıp dikmedi mi?
Bir ağacın büyümesi yıllar sürerken, onu kesmek yalnızca birkaç dakika sürüyor.
İşte asıl düşünmemiz gereken nokta da bu.
Biz yıllarca yetiştirdiğimiz ağaçları neden bu kadar kolay gözden çıkarıyoruz?
Bugün bir çam ağacına baktığımızda kaç farklı çam türünü sayabiliyoruz? Bir elma ağacının, bir kiraz ağacının kaç farklı çeşidinin artık hayatımızda eskisi kadar bulunmadığını hiç düşündük mü?
Doğadaki tür çeşitliliğinin azalması, yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de meselesidir.
Bu nedenle Ahi Mesut Bulvarı’nda yürütülen çalışmalar konusunda da vatandaşların sorduğu soruların ilgili kurumlar tarafından açık ve şeffaf biçimde yanıtlanması gerektiğini düşünüyorum.
Kaç ağaç kesildi?
Kaç ağacın kesilmesi planlanıyor?
Kesim için hangi izinler alındı?
Çalışmanın teknik gerekçesi nedir?
Kesilmesi planlanan ağaçların başka bir alana taşınması mümkün mü?
Ve en önemlisi:
Ağaçların korunması için alternatif bir proje değerlendirildi mi?
Bunlar suçlama değil.
Bunlar, doğrudan vatandaşın sorması gereken sorular.
Çünkü kamuya açık alanlarda yapılan her çalışma, yalnızca bugünü değil, yarını da ilgilendiriyor.
Üstelik mesele yalnızca ağaçlarla da sınırlı değil.
Ahi Mesut Bulvarı çevresinde yaz aylarından bu yana devam ettiği belirtilen altyapı, boru döşeme ve yol çalışmaları sırasında bazı alanlarda ortaya çıkan moloz ve inşaat artıklarının yayalar ve araçlar açısından risk oluşturduğu yönünde vatandaş şikâyetleri bulunuyor.
Yaya geçişini zorlaştıran, araçların hareket alanına yaklaşan veya içerisinde metal ve keskin parçalar bulunabilecek molozların bulunduğu iddia edilen alanların, ilgili kurumlar tarafından kontrol edilmesi gerekiyor.
Çünkü burada konuştuğumuz şey yalnızca görüntü kirliliği değil.
İnsan hayatı söz konusu.
Bir çocuk yürürken takılıp düşerse?
Bir yaya keskin bir metal parçaya temas ederse?
Bir araç moloz nedeniyle manevra yapmak zorunda kalır ve kaza meydana gelirse?
Bunların hiçbiri yaşanmadan önce gerekli tedbirlerin alınması gerekmiyor mu?
Elbette yol ve altyapı çalışmaları yapılacak.
Şehirler gelişecek.
Yeni yollar yapılacak.
Boru hatları döşenecek.
Ancak gelişmenin tek ölçüsü beton ve asfalt olmamalı.
Şehir, insanıyla birlikte yaşar.
Ağaçlarıyla, kuşlarıyla, hayvanlarıyla, kaldırımlarıyla, yeşil alanlarıyla yaşar.
Bir ağacı kesmek kolay olabilir.
Ama onun yerine aynı büyüklükte bir ağacın yetişmesi yıllar alır.
Bu nedenle çağrımız herhangi bir kurumu peşinen suçlamak değil; ilgili tüm yetkilileri Ahi Mesut Bulvarı’ndaki çalışmaları, ağaç kesimlerini ve çevredeki molozların oluşturduğu ileri sürülen riskleri kamu yararı ve çevrenin korunması açısından açık biçimde incelemeye davet etmektir.
Eğer kesilen ağaçların kesilmesi teknik olarak zorunluysa, bunun gerekçesi kamuoyuna açıklansın.
Eğer korunabilecek ağaçlar varsa, korunsun.
Eğer taşınabilecek ağaçlar varsa, taşınmaları değerlendirilsin.
Eğer molozlar tehlike oluşturuyorsa, derhal temizlensin.
Ve bütün bunlar yapılırken vatandaşın soruları cevapsız bırakılmasın.
Çünkü vatandaşın hakkı yalnızca oy vermek değildir.
Yaşadığı çevre hakkında soru sormak, bilgi istemek ve güvenli bir çevrede yaşamak da en doğal beklentisidir.
Bugün Ahi Mesut Bulvarı’ndaki bir ağaç için ses çıkarıyoruz.
Yarın başka bir yerde başka bir ağaç için aynı soruyu sormamak için:
Yeter artık.
Şehirlerimizi büyütelim ama yeşilimizi küçültmeyelim.
Yol yapalım ama doğayı yok saymayalım.
Kamu hizmeti yapalım ama insan güvenliğini göz ardı etmeyelim.
Ve artık şu soruya hep birlikte cevap arayalım:
KİME BATTI BU AĞAÇLAR?
Çünkü bir ağacın gölgesi kimseye batmamalı.
Tam tersine…
İnsana da, şehre de, geleceğe de nefes olmalı.
Sevdikleriniz için hoş kalın