Yeni Nesil Ekran Hakemliği

Yeni Nesil Ekran Hakemliği

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 16, 2026 - 13:36

Sahadayken zor olan kararlar, emekli olduktan sonra neden bu kadar kolay hale geliyor?

2026-2027 sezonu Trendyol Süper Lig’de bir ayı geride bıraktı.

Daha ilk haftalardan itibaren hakem kararları yine futbol gündeminin en sıcak başlıklarından biri oldu. Aslında bu, Türk futbolu açısından pek de şaşırtıcı değil.

Her hafta aynı tartışma:

Hakem doğru mu karar verdi, yanlış mı?

Peki asıl mesele gerçekten bu mu?

Bence değil.

Asıl mesele, hakemin verdiği kararın arkasındaki süreç.

Şunu sormak gerekiyor:

Hakemi ekrandan değerlendirmek mi zor, yoksa o kararı sahada birkaç saniye içinde vermek mi?

Sahadaki hakemin üzerinde tribün baskısı var. Futbolcuların itirazı, kulübelerin baskısı ve saniyeler içerisinde karar verme zorunluluğu var.

Ekrandaki yorumcunun ise pozisyonu defalarca izleme, ağır çekime alma, farklı açılardan değerlendirme ve gerektiğinde durdurup geri sarma imkânı bulunuyor.

İşte tam da burada samimiyet testinden geçmek gerekiyor.

Dün düdüğü eline alan, bugün mikrofonu eline alınca neden bir anda “en doğruyu bilen” kişi oluyor?

Oysa geçmişte sahada olanlar, hakemliğin ne kadar zor olduğunu en iyi bilenlerdir. Çünkü onlar da hata yaptı, yanlış karar verdi ve eleştirildi.

Peki ne değişti?

ELİNİZİ TAŞIN ALTINA KOYUN

Hakemlik geçmişiniz varsa, bugün genç hakemlerin yaşadığı zorlukları da biliyor olmalısınız.

O halde sadece pozisyonu yorumlamakla yetinmeyin.

Elinizi taşın altına koyun.

Hakemliği gerçekten bilenlerin görevi yalnızca hata bulmak olmamalı.

Hakem yetiştirmek, eğitmek ve tecrübeyi yeni nesle aktarmak da sorumluluktur.

Madem hangi kararın neden yanlış olduğunu biliyorsunuz; hakemlerin gelişimine katkı sağlayın.

Hakem eğitin.

Genç hakemlere tecrübenizi aktarın.

Seminerlerde, eğitimlerde görev alın.

Gerekirse MHK'nın çalışma sistemine katkı sunun.

Çünkü Türk futbolunun ihtiyacı yalnızca hakem eleştirmeni değil, hakem yetiştiren insanlardır.

YÖNETENİ ELEŞTİRMEK KOLAYDIR

Elbette MHK eleştirilebilir.

Elbette yanlış kararlar tartışılabilir.

Elbette yöneticilerin uygulamaları sorgulanabilir.

Ancak bir sistemin bütün yükünü dışarıdan değerlendirmek kolaydır.

Yöneteni eleştirmek kolaydır.

Asıl mesele, o koltuğa oturduğunuzda aynı sorumluluğu taşıyabilmektir.

Ve unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek var:

Yöneteni eleştiriyorsanız, bir gün o yönetimin kararlarıyla yönetilmek zorunda da kalabilirsiniz.

Bugün eleştirdiğiniz karar, yarın sizin için de geçerli olabilir.

Çünkü futbolda kurallar var.

Görevler var.

Yetkiler var.

Ve alınan kararlar var.

Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz; sistemin içerisinde olan herkes, alınan kararların sonuçlarını kabul etmek zorundadır.

MİKROFON DEĞİL, SORUMLULUK

Türk futbolunda yıllardır değişmeyen bir tablo var:

Herkes konuşuyor, fakat sorumluluk almaya gelince ortalık sessizleşiyor.

Hakem hata yapınca herkes uzman,

pozisyon tartışmalı olunca herkes otorite

MHK karar alınca herkes yönetici.

Ama iş hakem yetiştirmeye, eğitim vermeye, sorumluluk almaya gelince aynı heyecanı göremiyoruz

Oysa futbol sadece konuşarak gelişmez.

Hakemlik ekrandan öğrenilmez.

Sahada düdük çalmak başka, ekran başında o düdüğün neden çaldığını anlatmak başkadır.

Bu nedenle biraz daha az mikrofon, biraz daha fazla sorumluluk gerekiyor.

Hakem sahada karar verir.

Gözlemci değerlendirir.

MHK yönetir.

Yorumcu yorumlar.

Herkes görevini yapmalı; eleştirirken de o görevin sorumluluğunu unutmamalı.

Çünkü eleştiri değerlidir ama sorumluluk almayan eleştiri Türk futbolunu ileri taşımaz.

 

Çünkü futbolun değişmez kuralı şudur:

Sahada düdük çalanın kararını beğenmeyebiliriz. Tartışabiliriz. Eleştirebiliriz.

Ama oyunun devam etmesi için o kararla yaşamayı da öğrenmek zorundayız.

 

Asıl mesele hakemi ekranda yargılamak değil; daha iyi hakemler yetiştirecek bir futbol düzeni kurmaktır.

Ve belki de bugün herkesin kendisine sorması gereken soru şu:

“Ben sadece eleştiren miyim, yoksa çözümün bir parçası mıyım?”

 

Esen kalın sporla kalın