TRT’Yİ KINIYORUM – ŞİKÂYET EDİYORUM
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
TRT1 ekranlarında Evlilik Güzeldir isimli bir dizi geçtiğimiz hafta yayın hayatına başladı. Dizi, hayatı boyunca binlerce çiftin nikâhını kıymış rekortmen nikâh memuru Mesut Bahtiyar ile beş kızının hikâyesini anlatıyor. Kızlarının mürüvvetini görmek isteyen, geleneğine ve değerlerine bağlı bir baba... Her biri birbirinden farklı beş genç kız... Bir de bütün bunların etrafında şekillenen mahalle hayatı...
Yayınlanan iki bölümü izledim ve Evlilik Güzeldir dizisi nedeniyle TRT’yi şikâyet ediyor ve kınıyorum.
Böyle dizi mi yapılır be kardeşim?
Sizi kınıyorum çünkü:
Evleneceği gün başka bir adamın yatağından kalkıp düğününe giden kadınları hikâyenin merkezine koymak yerine; sevginin ve sadakatin kıymetini, aileye bağlılığın güzelliğini ve namusun hâlâ hayatımızda bir karşılığı olduğunu gösterdiğiniz için,
Yengesine sarkanı, baldızıyla ilişki yaşayanı, birbirinin yuvasına göz dikeni değil; mahremiyetin ne olduğunu bilen insanları karşımıza çıkardığınız için,
Miras kavgası uğruna kardeşini mahkemeye verenleri, aile içi şiddeti, ihaneti, aldatmayı ve çocuğunu ihmal edenleri hikâyenin vazgeçilmez unsurları hâline getirmek yerine; kardeşinin derdine koşan, babasının elini öpen, büyüğüne hürmet eden, birbirini kırmamaya çalışan ve ailesine sahip çıkan insanları anlattığınız için,
Ergenlik çağından çıkamamışçasına davranan, sorumluluğu özgürlük söyleminin arkasına saklayan anne figürlerini; her fırsatta ezilen, ağlayan ve iradesini kaybetmiş erkekleri değil de ailesinin yükünü omuzlayan, sözüne itibar edilen, gerektiğinde tavır koymasını bilen ve mertliğiyle öne çıkan insanları gösterdiğiniz için,
Mafyayı, uyuşturucuyu ve şiddeti hayatın tabiî hâli gibi göstermek ve sıradanlaştırmak yerine hoşgörüyü, aile içindeki sevgiyi, arkadaşlığı, nezaketi ve insan ilişkilerindeki zarafeti öne aldığınız için,
“Iıı”, “şey”, “yani”, “nasıl desem” diye lafı geveleyen, sözü uzattıkça uzatan karakterler yerine; meramını açıkça ifade eden akıcı bir Türkçe kullandığınız için,
Küfür, argo ve hakaret olmadan da mizah yapılabileceğini gösterdiğiniz, insanları güldürmek için ille de seviyeyi aşağıya çekmek gerekmediğini hatırlattığınız için,
Kadınları bir kenarda oturup dedikodu yapan, başına gelenleri seyreden edilgen figürler olarak değil; çalışan, üreten, irade sahibi ve kendi ayakları üzerinde duran kadınlar olarak gösterdiğiniz için,
Hayatı yüksek duvarların ve güvenlikli sitelerin arkasına hapsetmediğiniz; her hikâyeyi konaklarda ve deniz manzaralı villalarda kurmadığınız için,
Komşunun komşuyu tanıdığı, kapıların çalındığı, insanların birbirine hâl hatır sorduğu, bir tas çorbanın, bir bardak çayın, bir selamın hâlâ kıymet taşıdığı mahalle kültürünü hatırlattığınız için,
Evliliği bir yük, aileyi bir problem, çocuk sahibi olmayı kariyer engeli, fedakârlığı da çağdışı bir davranış gibi göstermediğiniz için,
Evlilik kurumunu sıcak ve samimi bir şekilde ele aldığınız, evliliği özendirdiğiniz, aile olmanın temiz ve sade hâlini gösterdiğiniz, aşkın yalnızca ihtiras ve çatışmadan ibaret olmadığını; güzel ve duygu yüklü tarafını bize yeniden hissettirdiğiniz için,
Bu tür dizilerin yapılabileceğini gösterdiğiniz için sizi kınıyorum!
Hatta şikâyet ediyorum. Hem de en yüksek mercilere!
Çünkü belli ki siz televizyon dizilerinin başka türlü de yapılabileceğini unutmuş bir sektöre kötü örnek olacaksınız!
Babaanne rolündeki Yıldız Kültür, entrika ve şiddet içermediği için diğer dizilerden ayrıştığını söyleyip, “Tabii, aile içinde, kardeşler arasında tartışmalar olur her zaman ama kısa sürer yani, o sıcaklığı kaybetmez insan. Bu da öyle bir dizi olacak inşallah.” demiş.
En çok da onu şikâyet ediyorum!
Ne demek “entrika ve şiddet yok”? Ne demek aile içinde tartışmalar kısa sürüyor?
Olmaz! İnsanlara birbirini sevmeyi, ailesine sahip çıkmayı, evlenmeyi, sadık kalmayı, komşuluk yapmayı hatırlatmak neyin nesi?
İnsanların ilişkileri, aileyi, kadınlığı, erkekliği, sadakati ve güveni kendi hayatlarının tecrübesinden ziyade ekranlarda ve dijital mecralarda karşılarına çıkarılan hikâyeler üzerinden anlamlandırdığı bir çağda yaşıyoruz. Nitekim bir anlatı ne kadar çok tekrarlanırsa, bir müddet sonra yadırganmaz hâle geliyor; hatta normalin kendisiymiş gibi kabul görüyor. Türk insanının önüne de reklamlarla, sosyal medya kampanyalarıyla ve türlü mecralar vasıtasıyla aynı hikâyeler, aynı ilişkiler, aynı çatışmalar ve aynı hayat biçimleri tekrar tekrar konuluyor.
İşte böyle bir vasatlıkta Evlilik Güzeldir, adeta bütün bu alışılmış kalıplara karşı bir itiraz olarak çıktı karşımıza. Gürültünün arasından daha sakin bir ses yükseltti. Aileyi ve zarafeti yeniden hatırlattı.
Dilerim bu çizgisinden sapmadan yoluna devam eder. Dilerim birileri “Biraz entrika katalım, biraz ihanet olsun, biraz da kavga çıksın.” diyerek dizinin ruhunu bozmaz.
Çoluk çocuk ailecek izlenebilecek bir dizimiz var; izleyiniz.