SORUN ŞERİATSİZLİK

SORUN ŞERİATSİZLİK

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 28, 2026 - 11:58

Sorun şeriatsızlıktır. Sorun şeriatsız sömürüdür. Şeriat sorun olmadığı gibi sorun ne peki o zaman? Sorun şeriatsızlık. Sorun şeriatsiz sömürü.

Mesela fizik ayetler değil mi? Fizik ayetleri siz devreden çıkartırsanız, onları kale almazsanız sorun olmaz mı? Ateşin yakması yakar. Yok ateşin yakmasını ben kale almıyorum. Hadi oradan.

O bir şeriattır. Şeriatsızlık yani fizik kurallara uymamaktır. Kimya kurallarına uymamaktır.

Biyolojik kurallara uymamaktır. Biyolojik kurallara uymamak hayatla bağdaşmaz. Şeriatsızlık hayatla bağdaşmaz. Şeriatsızlık ölüm demektir. Sorun demektir. Onun için dedik ki sorun şeriatsızlık.

Sorun şeriatsız sömürü.

Şu anda maddi planda da işte yoksulluk, açlık, refah düzeyindeki gerilemeler vs. bunlardan bile haksız yere meşruiyeti sorgulayanlar dönüp kendilerine baksınlar. Asıl sorun şeriatsızlıktır. Meşruiyet karşıtlığı, gayrimeşruluktur. Fizik ayetlerini yok saymak, efendim yerçekimini ben kabul etmiyorum denek. Ben şeriata karşıyım. Şeriata karşıyım demek işte fizik ayete karşıyım demek. Yerçekimi kuvvetini yasasını, şeriatını Allah koymuş, tıkır tıkır işliyor. Ben bu şeriatı tanımıyorum. Şeriatı istemezuk olmaz. Efendim şeriat kahrolsun, şeriata karşıyım gibisinden. E o zaman çık gökdelenin tepesine bırak kendini bakayım. Bırak kendini. Yani bu böyle bir şey işte. Ben yerçekimine karşıyım. Efendim ben havaya karşıyım, suya karşıyım.

Şeriatsızlık demek havasızlık, susuzluk demektir.

Susuz ne kadar yaşayabilirsin? O biyolojik bir şeriattır. İnsanın vücudunun şu kadarının sudan oluşması ve işte günde şu kadar su ihtiyacının olması, şu kadar susuz kaldığında ölecek olması veya şu kadar sürede bazı organların iflas edecek olması bu biyolojik bir şeriattır. Şeriatsızlık işte bunların olmayışıdır ve o hayatla bağdaşmaz.

Vücuttaki genetiğe veya çevremizdeki tabi yasalara, prensiplere aykırılık şeriatsızlıktır. Tam bir şeriatsızlıktır. O da ne hayatla bağdaşır, ne akılla.

Bir sürü gıdadan tutun da çevremizdeki birçok yararlandığımız organik inorganik ürünler, eğer orada biz şeriatsızlık oluşturursak, oradaki yasalara itiraz edersek, yasasızlık, kuralsızlık ortaya koyarsak orada ciddi zehirlenmeler, kimyasal zararlar oluşur, fiziki alem hakeza.

Yani sorun şeriatsızlık, şeriat değil. Sorun hatta şeriatsız sömürü. Mesela basit bir kanser olayını bahsedelim. Kanser nedir? Vücutta bir yasa vardır, biyolojik yasa, şeriat vardır. Onlara uyarsan her şey tıkırında. Bütün organlar yasalara uygun hareket ederler. Ama bir gün gelir bir tane hücre, bir tane bile olsa ben bu biyolojik yasaları tanımıyorum. Bir tane anarşist terörist hücre yani şeriatsız, bir tane şeriatsız hücre bütün bedeni iflas ettirir. Orada ne yapıyor o hücre? Bir defa kontrolsüz çoğalıyor. Kontrol bile bir biyolojik şeriattır. Biyolojik şeriata uymamak, şeriatsızlık kanserleşme demektir. Bir defa aşırı çoğalma. Sonra şeriatsız, vazifesini yapmıyor. Şeriata uymuyor, yasalara uymuyor. Şeriatsız, yasasız, kuralsız, anarşist, taği, terörist, eşkıya, tuğyani, zorba, faşist, emperyalist ne derseniz her türlü pislik, necaset, pis işler. Ne yapıyor? Bütün bedeni sömürüyor.

Sorun şeriyatsız sömür dedik ya buradan ekonomik plana da bakabilirsiniz. Bir çıkarım yapabilirsiniz. Nasıl bedende kanser diğer bütün hücrelerin gıdasını da tüketiyorsa yani hem kendisi anarşist üstüne düşen vazife yapmaz, kontrolsüz çoğalır.

Çünkü vasıfsız eleman çok. Vasıflı elemanın bir bireyin belki onun yetişmesi 10 yıllara varır ama vasıfsız bol. Dolayısıyla kanser de aynı şekilde hızlı bir şekilde çoğalır ve şeriata uyan salim, selim, İslam, müslüm hücrelere ait bütün gıdayı habis, kötü huylu, şeriatsız, gayrimeşru hücre tüketir.

Diğer salim hücrelerin, selim, müslim hücrelerin de gıdasını tüketir, onun hakkını da yer şeriatsizce.

Allah, kurda kuşa yetecek kadar yaratan Allah insanları bırakır mı? Seçkin olarak yarattığı yani birinci sınıf kalite, ahseni takvim, son model yarattığı insanı bırakır mı? Bütün hepsine, hiç çalışmasa bile insanlar şu anda hiç çalışmasa bile yaklaşık kişi başı her ay 100 bin TL cebine girecek kadar Allah yeryüzüne rızık koymuş. Kurda kuşa da koymuş. Tabii ki iyi, kötü, müslüm kafir bütün insanlara. Peki yani bu Allah'a karşı şeriyatsızlık ne demek? Bu Allah bizim neyimizi eksik bıraktı? Şu verili nimetlerden hangisi Allah'tan değil? Hangisini bir başkası verdi? Hepsi Allah'tan. Belki veren görünenler bir aracı. Allah vermeden hangisi verebilir? Veya bu gelen zararlardan hangisi Allah'tan? Zararların hepsi insanlardan.

Allah'ın doğasından bile bir zarar görmezsiniz o şeriata uyarsanız. Şeriatsızlık, aynı zamanda çevreci yaklaşıma aykırı, çevre yasasına işte oradaki nizama, mizana, ölçüye, coğrafik ölçülere uymamak ta bir şeriatsızlıktır. Şeriatsızlıktır. İşte sel felaketi, zelzele felaketi, fırtına felaketi. Ne derseniz, yerin altından, üstünden gelen bunlar da nihayetinde insanların Allah'ın o tabi yasalarına, şeriatına uymamalarundan. Şeriatsızlıktan. Çevre karşıtı bir pozisyon almak şeriatsızlıktır. Zelzele, deprem yasalarına uymamak şeriatsızlıktır. Dere yataklarına bina yapmak şeriatsızlıktır.

Sorun şeriatsızlık. Bir taraftan işte kanser vücutta neyse bedende neyse. Aynı şekilde küresel beşeri sorunlu sistemler de onu yapıyorlar. Allah'ın bir defa ıslah edin, düzeltin, imar edin ve adil paylaşım yapın, mizanı bozmayın, düzeni bozmayın, ifsat etmeyin şeriatına uymuyorlar. Hem kitabi ayetleri, şeriatı buna karşı şeriyatsızlık, hem de sosyal hayatta, sosyal, psikolojik ruhi hayattaki kendi bedenine kendi ruhuna şeriatsızlık zararı. Sosyal hayatta da bunlara uymayışları. İfsat etmeyin, ıslah edin. İmandan yana, emniyetten yana, islamdan yana, selametten yana tavır takının. Kitabi ayetlerine veya tecrübi akli ayetlere uymayanlar şeriatsızlar, adil paylaşım yapın. Kimsenin canına kastetme, malına kastetme, namusuna kastetme, sözde adaletsizlik etme vs.

Bütün bu emniyet alanlarındaki Allah'ın hem kitabi hem de siyasi ve içtimai ayetlerine karşı duyarsızlık, karşıtlık yani şeriatsızlık, gayrimeşruluk. Gayrimeşru kazanç, gayrimeşru yaşam, gayrimeşru bilmem ne bunlar dururken şeriat mı sorun, asıl sorun işte bütün bunlar, şeriatsizlik.

Dolayısıyla küresel sömürü sistemi, şeriatsızlık sistemin en ayyuka çıkmış halidir. Allah'ın kullarının haklarını gasp etmek, Allah'ın adil paylaşım şeriatına tavır takınmak, onu bozmak, orada şeriyiatsız tutum içine girmek, mal paylaşımında şeriatsızlık. Daha ilk ikinci surede hemen bahçeyi sahiplenenler kıssası vardır. Daha ikinci surenin başında hemen bahçeyi sahiplenenler kıssası.

Yani Allah'ın mülkünü Allah'ı yok sayarak miskinleri, sakinleri yok sayarak orada hortumlama ve mala konma, daha riba haram kılınmadan yasaklanmış. Dünya cennetini sahiplenenler ki buna tagilik denir. Yani mali tuğyan, ekonomik olarak, iktisadi olarak bir şeriatsızlık. Allah önce bundan bahsediyor.

Bakın bunun zaten İslam'a sövenler farkında değil de, şeriata sövenler, bindiği dalı kesenler, hayat damarlarını kesenler, şeriatsızlık talep edenler, şeriata karşıyız diyenler farkında değil de, berikiler de.

Şeriatsızlık hayatla bağdaşmaz. Aklını ekmek peynirle yemiş bunlar. Ekmek peynirle yemiş.

Yani onlar zaten bu işin farkında değil de onlara fark ettirecek olan Hacı, Hoca da maalesef şu anda ezber üzerine, bir miras üzerine bir şey götürmeye çalışıyor. Kendisi bile çok farkında değil. Bakın bunu sorun. Meallendirenler bile, tefsir edenler bile layıkıyla bu olayın farkında değiller. Mali tuğyan. Dünya bahçeyi sahiplenenler kıssası. Bahçe sahipleri diye anlamlandırıyorlar. Halbuki bahçeyi, cenneti sahiplenenler, yani orada bir gaspcılık yapanlar, onlar sahibi değil ki. Sahip Allah. Onlar emanetçi. Emanetçi. Emanetçiliklerini idirak etmeyenler.

Mülk Meliklik Allah'ın. Mülk halkın diye yalan yapanlar bu şekilde "egemenlik mülk Allah'ın" yerine "egemenlik mülk halkın" diyerek halkın da ağzına bir parmak bal çalarak sonra biz daha bir eşitiz diye halkı sömüren bu çeteler, devletler, sınıf örgütler, şirketler. Maal esef erkler oluşturarak daha bir üstüncülük ile şeriatsiz sömürü devam. Ondan sonra ülkemizde de açız, açız diyenler utanmadan arlanmadan tam bu sömürüyü, şeriatsızlığı yasaklayan İslam'a çatarlar. Bir kural, düzen, din düzen demektir, getirmeye çalışan, İslam'a baş kaldıran bu aklı geriler, aklı evvel olamazlar, aklı geriler. Ondan sonra da mesela şu borsa vurgununda bile İslam'a saldırırlar.

Bu sistem zaten İslami değil. Bu sistem İslam'a karşı kurulmuş, ekonomi demek yani bir dar çıkar alanı oluşturmak demek yani iktisat değil, iktisat ince adalet demek, ekonomi ise bir sömürü alanı demek yani bir birilerinin tekelleştirdiği endemik bir alan. Küresel sömürüye açık, halka kapalı. Bir tezgah oluşturmaları getto oluşturmaları, sistem bile öyle ve sistemin sonu da işte sırsızlar, arsızlar, yolsuzlar, şeriatsızlar, islamsızlar, imansızlar. Oraya bazen de, üzüm üzüme bakarak kararır ya, kendini İslam'a nispet etse bile o öbürlerine bakarak kararanlar da düşer. Onlar üzerinden bile demiyorlar ki ya bu sistem bizim sistemimiz, bu laıkçı sistem, Siyoni layıkçı sistem, işte ekonomik sistem, liberal serbest çarpma sistemi demiyorlar da İslam'ı suçluyorlar.

Eğitiminiz de layıkçı, yüz yıllardır, ekonominiz de öyle, her yönüyle bu şeriatsız yani bu sorun, bu sorun şeriatsız sömürü. Kalkıp bir de kendilerine benzeyen birileri üzerinden islama saldırı. Size benzemiş, yüzünüze bakarlar, onlar da insan, o kuyuya onlar da düşüyor, o yeme onlar da geliyor sizin geldiğiniz yeme, o da insan, o da nisyanı, o da unutabilir, o da gaflete gelebilir, o da tuzağa düşebilir, sen önce bir sistemi sorgula, sonra senin kendi şeriatsızlığını sorgula, şeriyiata karşıtlığını sorgula, gayrimeşruluğunu sorgula, sonra da oraya hataen düşmüşleri, efendim tabii ki onlar ak ya, hemen leke görünüyor.

Üzüm üzüme baka baka kararır denir ya. O hesaptan İnsanlar birbirine baka baka kararıyor. İslam leke kabul etmiyor. Adı Müslümansa leke hemen görünür. Hemen İslam'ı karalamak, bu da ükelalık ya, bu hakikaten çekeceğine aşık olmanın ta kendisi.

Dolayısıyla sorun sömürü, şeriatsız sömürü, sorun şeriatsızlıkta, şeriatsız sömürüde. Ben açım, şuyum buyum diyenler de önce doğru teşhis koysun. Şeriatı suçlamasın.Yoksa sittin sene o gayye kuyusundan çıkamazlar.