TEK BİR İLAH ALLAH
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Tek bir ilah, Allah. İslam'ın ana felsefesidir. Allah'ın yegane tek ilah olması, tek otorite olması, kayıtsız, şartsız, egemenliğin Allah'a ait olması.
La İlah İlla Allah. Anadüstür. Kelime-i tevhid.
Allah Teala anayasal bir ayette birilerinin ne zaman Allah'ın ilahlığının tekliği, Allah tek başına, tek olarak, yegane kayıtsız şartsız sıfatlarıyla zikredildiği zaman birilerinin gönlünün, kalbinin daralacağı, darlanacağı, bundan rahatsız olacağından dem vurur. Hastalıklı bireyler. Peşinden hemen ne zaman bir başkası da zikredilirse o zaman rahatlarlar.
Bu neyi ifade ediyor? Allah'ın tek ilahlığı, tevhidi. İslam'ın olmazsa olmazı Allah'a imanın, imanın yegane özelliği. Çünkü diğer bütün özellikler bununla ilintilidir.
Allah'a iman eden, kitabına da iman eder, Resulüne de iman eder, meleğine de, melekutuna da iman eder, melikliğine de iman eder, kaderine de iman eder, ahiretine de iman eder. Aslında iman tek maddeye indirilse bu da Allah'a imandır. Bu kadar, fakat onu ikilemek, üçlemek, beşlemek, çoklamak şirktit, tevhid dışıdır.
Zaten Allah'a inanmayan yoktur. Ama şirk koşarak iman eder, yine anayasal bir ayeti kerimede onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler. Allah'a iman ederler çoğu. Ama şöyle, böyle bulaştırarak, bakın bayrakta bile La ilah illa Allah yazınca hemen şu niye yazılmıyor, bu niye yazılmıyor? Itirazlar. Bakın bu yakın mahalle itirazı, uzak değil. Yakından gelen itirazlar. Uzak mahalleyi siz düşünün.
Yani kesmiyor. Allah birilerini kesmiyor. Haşa haşa haşa.Bu büyük bir hastalık. Ve buradan, La ilah illa Allahtan, Resulleri inkarı çıkarmak, kitapları inkarı çıkarmak, bu mümkün mü? Allah'a iman edeceksin, Allah'ın Resulü'nü inkar edeceksin, Allah'ın kitabını inkar edeceksin. Haşa bu mümkün mü? Ama kendi hassasiyetlerini aşırı hassasiyetlerini yanlış hassasiyetlerini böyle bir sebeple ilişkilendirmek kendilerini temize çıkartmanın bir yolu.
Bakın bu açık açık hastalıklı bir durum. Allah ismi kesmeyen hiçbir şey kesmez. Elbette birileri Resullere karşı şaşı bakıyor olabilir. O zaten Allah inancıyla bağdaşmaz. Allah nasıl tanımladıysa Resulü'nü o şekilde kabullenmek zorundadır. Doğrusu da budur.
Resullerin hadisleri de her şeyden önce Kur'an'dı değil mi? Kur'an Allah'ın hadisidir. Resullerin de en mutlak hadisi Kur'an'dır. Yalan mı? Bu Kur'an'ı bize kim kelam olarak getirdi? Önce Allah'ın hadisi, sonra Cibril'in hadisi, sonra Nebi aleyhisselamın hadisi.
Buradan aslında Resulü inkar değil tam da ayetteki hastalıklı durum ortaya çıkar. Allah ve ayetleri tek anılınca darlanmak çıkar. Daha da tehlikelisi buradan Nebileri inkarı düşünmek bir ütopik, uçuk bir kavram ama böyle davranmak illa ki şu da olsun illa ki bu da olsun demek asıl orada Allah'ın tekliğini Allah'ın yegane birliğini inkar, haşa, hastalıklı hali düşünmek icap eder. Korkunç tehlike o. Asıl tehlike o. Ben Allah'a iman ediyorsam Resulünü inkar edemem. Ama sen diğer türlü düşünüyorsan haşa Allah'la onun tekliğiyle alakalı bir soru işareti tezahür ediyor demektir. Sen düşün. Düştüğün hale bak. Demek lazım.
Burada aslında havanda su dövülüyor. Ve maalesef şeytanın tuzağına düşülüyor. Onun için bu ana, anayasal ayete sarılmamız lazım. Ve bunun bir uzantısı mesela Kur'an temel kaynaktır, ana kaynaktır, Gurr'an yeter, denince hemen buna itirazlar gelişiyor. Halbuki Kur'an'da bile Allah Teala muhkem ayetlere anayasal ayetler diyor. Müteşabihlere önceliyor.Müteşabih ayetleri anayasal ayetlerinin önüne geçirmek hastalıklı olarak tanımlanıyor. Burada hemen Resul aleyhisselamın hadislerini, sünneti buraya eş tutmak, bununla aynı statüye getirmek, hatta ona göre Kur'anı tanımlamak, şekillendirmek felsefesi de yine hastalıklı bir felsefedir. Kur'an Allah'ın hadisidir, Resuller'in hadisidir ve burada şek şüphe duymak, yetersizlik algılamak ciddi hata. Zaten Resul aleyhisselama karşı da bir şaibeli durum ortaya koymuş oluyor.
Ama tersi mümkün değil. Kur'an'a tabi olan Resul'e de tabi olur, olmak zorundadır. Dolayısıyla ana kaynak, temel kaynak Kur'an'dır. Hatta Kur'an'ın muhkem ayetleridir. Muhkem ayetler dururken hatta Mekke şartlarında Mekki ayetler dururken medeni ayetleri öne çekmek hastalıklı bir durumsa Allah'ın ayetleri dururken, Resul aleyhisselama ilişkilendirilen sözleri ve fiilleri Kur'an'a eş tutmak veya önüne geçirmek hastalıklı bir durumdur. İşte Allah'ı tek başına kitabı tek başına kabullenemeyen anlayışlardır.
Hatta Kur'an yeter. Evet Allah kafi mi? Allah kula yeter. Ve Allah yeter, kitabı da yeter. Bunu duyunca birileri hemen rahatsız oluyor. Ya Gur'an yetmez mi yani haşa. Değil kardeşim. Kur'an'a göre Nebi'yi kabul etmek şart. Bunu sormak bile tuhaftır. Ama sen bu kavle hemen itiraz geliştirirsen buradan hemen tartışma çıkartırsan o zaman sen sorgulanırsın. Allah'ın kitabı, ayeti, Allah tek başına anıldığı zaman, Allah'ın kitabı ana kitap, temel kaynak dendiği zaman, Allah'ın kitabı yeter dendiği zaman bundan rahatsız olmamak lazım.
O zaman bu ne demektir "Allah'ın kitabı yetmez" haşa. Öyle bir şey kabul edilebilir mi? Allah'ın kafiyse kitabı da yeter. Ha yardımcı kaynaklar olacaktır.
Allah kitabında olması gereken yaş, kuru, her şeyi koymuştur. Ama Allah'ın kitabı tarih kitabı değil ki. Coğrafya kitabı değil ki.Tıp kitabı değil ki. Peki öyle diye Allah'ın tıp, biyoloji ayetlerini yok mu sayacağız? Sayamazsın o kitaba aykırıdır. Bu doğal bir mantıktır. Oradan da Nebi aleyhisselamı, hadisleri inkar çıkarmak abestir. O da yanlıştır. En başta yardımcı kaynak tabii ki resullerdir hatta resullerin örnekliği ortaya koruyor. Kur'an-ı Kerim'de onlar sizin için ne güzel örnektir. Bitti bu anayasa ayetidir. Allah'ın ayetidir. Baş üstüne.
Dolayısıyla bizim örneklik noktasında yardımcı kaynağımız Nebiler. Ana kaynağımız, temel kaynağımız Kur'an. Yegane tek ilahımız Allah.
Yardımcı kaynağımız Nebiler, Tabii ki hatemi Nebi en başta. Işte İbrahim Nebi Kur'an'da geçen bütün Nebiler, onların örnekliği bizim için bu anayasal tavır.
Anayasa Gur'an. Yasalar müteşabih ayetler. Anayasaya uygun müteşabih ayetler. Yönetmelik, tüzük, bu işi nasıl yapacağımızın yönetmeliği nedir? Bu işin örnekliği nedir? Yolu yordamı nedir? Tabii ki o zaman da Nebi'lere başta müracaat edeceğiz.
Bu kadar basit. Bu anayasada Allah'a ve Resulüne tabi olmaktan bahsedilir. Değil mi? Ama İttegu Resule yok. İttegullah. İnil hükmü illa lillah. Hüküm Allah'a ait. Ve saygı duruşu Allah'a, ama tabi olmak Resulüne der.
Çünkü o bizim örneğimiz, önderimiz, rehberimiz Allah'ın Resulleri. Onları örnek alacağız. Dolayısıyla bakın çok hassas bir konu. Şeytanın ümmeti karıştırdığı bir konu ve zaten biz muhkem ayetler dururken müteşabihlere bile tenezzülümüz hastalıklı. Ee muhkem ayetler dururken hadislere yönelmemiz, müteşabih ayetlerin bile sonrasından gelen hadisleri öne çekmemiz ne kadar doğru. O da yanlış olur.
Öne çekemezsin. Ama yardımcı kaynak olarak onun yeri bellidir. Özellikle Mekke toplumunda, Mekke'de Nebi aleyhisselama tabi sayısı belli, o döneme ait hadisler yok denecek kadar zaten. Daha çok hadisler Medine toplumunda, devlet toplumunda. Hatta mekki meselelerde bırakın hadisleri, siyerden bile örnek alıyoruz değil mi? Bırak hadisi siyere bile itibar ediyoruz. Etmemiz lazım. Örneklik. Ama o asla kitaba, Kur'an'a denk değildir. Ana kaynak değildir. Temel kaynak değildir. Ana kaynak, temel kaynak Kur'an, yegane tek ilah Allah'tır.
Öbürü Resülullahtır, öbürü yardımcı kaynaktır. Bu şekilde bilelim ve bu şekilde yola devam edelim. Hakka batıl, ikileme, üçleme, imanımıza şek, şüphe bulaştırmayalım. Yegane ilah Allah'tır. O tek başına zikredildiği zaman bizim tüylerimiz ürperir. Zikrullah'tan başka bir arayış içine girmeyiz. Ona boyun eğeriz. Münib oluruz. Ve anayasa Allah'ın ayetlerinin, kitabının muhkem kısımları, yasalar da diğerlerdir.
Ana kaynak, temel kaynak Kur'an'dır ve o yeterlidir. Yardımcı kaynaklara da, tıp dahil itibar etmemek gibi, Allah'ın fiziki, kimyevi, biyolojik ayetlerine itibar etmemek gibi bir şey, bu akla ziyan, vahye ziyan.