Vira Bismillah! Denizden Babam Çıksa Yerim Sezonu Resmen Başladı!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Tutmayın Beni, Sahile Koşuyorum!
Gözümüz aydın, nihayet o muazzam gün geldi çattı! Aylardır tezgâhlardaki buzların üzerinde boynu bükük duran kültür balıklarına "Buraya kadarmış dostum" diyoruz. Takvimler 1 Eylül’ü gösteriyor, saatler gece yarısını geçtiği an denizlerde av yasağı bitiyor! Balıkçılarımızın o neşeli "Vira Bismillah!" sesleri dalgalara karışırken, sahillerimizde de festival havası başlıyor. Yaz bitti diye üzülenler varmış; asıl eğlence, asıl lezzet şimdi başlıyor, haberiniz olsun!
Sahilde Bir Telaş, Bir Bayram Havası...
Eylül ayında sahil boyunda yürümek bile bir başka keyiflidir. Havada tatlı bir esinti, burunda o hafif tuzlu deniz kokusu ve tabii ki limanlardan yükselen tatlı telaş... Ağlarını ilmek ilmek ören, teknelerini boyayıp süsleyen balıkçıların göz içi gülüyor. Onların bu neşesi, akşamına bizim sofralarımıza bereket olarak yansıyacak. Sahildeki balık restoranları masalarını özenle hazırlıyor, seyyar balık-ekmekçiler o meşhur ızgaralarını parlatıyor. Şehir yeniden canlanıyor, sahil şeridi adeta dile geliyor!
Tezgâhın Yıldızları: Palamut Geçidi Başlıyor!
Peki, bu sezon bizi neler bekliyor? Denizden gelen ilk haberler tam ağzımıza layık! Bu sene tezgâhların mutlak hakimi, neşesi ve bereketi palamut olacak gibi görünüyor. Şimdiden "çingene palamudu" diye göz kırpan o yakışıklılar, çok yakında tam kıvamında sofralarımızı şenlendirecek. Arkasından suların biraz daha soğumasıyla o çıtır çıtır hamsiler, Boğaz'ın efendisi lüferler, tavanın sultanı barbunya ve mezgitler sıraya girecek. Anlayacağınız, bu sonbahar mutfakta diyet falan yalan olacak; o tava her gün harıl harıl çalışacak!
Kaşık Kaşık Sağlık, Çıtır Çıtır Mutluluk!
Tabii balık yemek sadece mideyi değil, ruhu da doyuruyor. Uzmanlar her gün televizyonlarda "Aman efendim Omega-3, aman efendim B12" diye anlatıp duruyorlar ya, çok haklılar!
Hafıza Zımba Gibi: Balığı yiyen unutkanlığı unutuyor. Kim tutar bizi?
Bağışıklığa Kalkan: Sonbaharın o sinsi şifayı kapma havalarına karşı en lezzetli aşı, haftada iki gün balık!
Gözlere Nur, Kalbe Huzur: Kalbimizi de koruyor, gözlerimizin ferini de artırıyor.
Ama en önemlisi ne biliyor musunuz? Balık mutluluk hormonu salgılatıyor! Yanına bol limonlu, çıtır bir rokayı eklediniz mi, dünyadaki tüm dertleri o sofranın dışında bırakıyorsunuz.
Haydi Sofraya!
Lafı daha fazla uzatıp da iştahınızı kabartmayayım. Şimdi yapacağımız tek bir şey var: Doğruca en yakın sahile veya balıkçı tezgâhına koşmak! Mevsimin o ilk taze balığını fırına ya da tavaya gönderirken denize ve balıkçılarımıza kocaman bir teşekkür göndermeyi unutmayalım.
Rastgele koca reisler, bereketiniz bol olsun! Sofralarınızdan neşe, tabağınızdan balık eksik olmasın.
Vira bismillah!