BİR DE “HASTA” DERİZ
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Ben psikiyatrik tanımı saklamıyorum.
Çünkü utanmıyorum.
Beni küçültmek isteyenlerin elinden alabileceğim en büyük silahın, saklamadığım gerçeklerim olduğunu öğrendim.
Evet, hastalandım. Zor dönemlerden geçtim. Düştüm. Kalktım. Bazen kendimi toplamak için başkalarından daha fazla mücadele etmek zorunda kaldım.
Ama düşünmeyi bırakmadım.
Okumayı bırakmadım.
Üretmeyi bırakmadım.
Ve en önemlisi, soru sormayı bırakmadım.
Beni bir tartışmada yenmek istiyorsanız fikrimi çürütün. Hukuken yanlışsam hukukla karşıma çıkın. Bilimsel olarak yanılıyorsam bilimle gösterin. Bir olay hakkında hatalı konuşuyorsam delilinizi koyun.
Ama bütün bunların yerine sağlık geçmişimi önüme koyup “O zaten hasta” diyorsanız, benim düşüncelerimi değil, kendi önyargınızı ortaya koymuş olursunuz.
Çünkü benim tanım, sizin argümanınız değildir.
Delilin hastalığı olmaz.
Sorunun teşhisi olmaz.
Mantığın reçetesi olmaz.
Benim söylediklerimin doğru olup olmadığı, benim hangi tanıyı taşıdığımla belirlenemez.
İşte en fazla buna itiraz ediyorum.
Ben “Bana hasta demeyin” demiyorum.
Deyin.
Çünkü hastalık hakaret değildir.
Benim itirazım, “hasta” kelimesinin arkasına gizlenen küçümsemeye.
Bir insanın psikiyatrik tanısı olduğunu öğrendiğimiz anda onun öfkesini “atak”, itirazını “semptom”, mücadelesini “takıntı”, ısrarını “saplantı” diye açıklamaya ne kadar meraklıyız.
Peki ya gerçekten kızmakta haklıysa?
Ya gerçekten haksızlığa uğradıysa?
Ya gerçekten sizden daha dikkatli baktıysa?
Ya sizin görmek istemediğiniz şeyi gördüyse?
İşte o zaman ne yapacağız?
Ben yıllardır şunu görüyorum: Bazen bir psikiyatrik tanı, insanın sağlık dosyasındaki bir bilgiden çıkıp sosyal bir susturma mekanizmasına dönüşebiliyor.
Ben buna razı değilim.
Kendi adıma da başkaları adına da.
Ben güçlü görünmek için geçmişimi inkâr etmeyeceğim. “Aslında hiçbir şeyim yoktu” da demeyeceğim.
Çünkü buna ihtiyacım yok.
Ben başka bir şeyi göstermek istiyorum:
Bir insan hasta olabilir ve akıllı olabilir.
Hasta olabilir ve başarılı olabilir.
Hasta olabilir ve üretebilir.
Hasta olabilir ve haklı olabilir.
Hasta olabilir ve karşısındaki “sağlıklı” insandan çok daha tutarlı konuşabilir.
Bunların arasında hiçbir çelişki yok.
Asıl çelişki, insan zihninin karmaşıklığını kabul ettiğini söyleyen bir toplumun, psikiyatrik tanısı bulunan insanları tek kelimeye indirgemesidir.
Ben tanımdan ibaret değilim.
Ben hukukçuyum.
Ben yazarım.
Ben öğrenciyim.
Ben düşünen, seven, öfkelenen, yanılan, düzelten, sorgulayan ve üreten bir insanım.
Bazen kırılırım.
Bazen çok güçlü olurum.
Bazen yanılırım.
Ama dikkat edin:
Yanılmak için hasta olmaya gerek yoktur.
Dünyanın en büyük yanlışlarının bir kısmını kendisini son derece “normal” kabul eden insanlar yaptı.
Bu yüzden artık benim karşımda “normal” kelimesinin fazla bir itibarı yok.
Ben normal görünmenin değil, kendim olabilmenin peşindeyim.
Beni tanımlamak isteyenlere de küçük bir kolaylık sağlayayım:
Evet, bana “hasta” diyebilirsiniz.
Ardından hukukçu deyin.
Yazar deyin.
Üreten deyin.
Mücadele eden deyin.
Düşüp yeniden ayağa kalkan deyin.
Ama en önemlisi insan deyin.
Çünkü ben hastalığımdan utanmadığım gün sizin beni onunla utandırma gücünüz bitti.
Şimdi geriye tek bir şey kalıyor.
Ben bir şey söylediğimde sağlık geçmişimi değil, söylediğim şeyi tartışmak.
Çünkü bundan sonra biri benim için,
“Ama o hasta…”
dediğinde cevabım çok kısa:
Evet.
Şimdi söyleyin bakalım: Nerede haksızım?