Adaletin Gecikmiş Yolculuğu: Cesur Bir İrade, Güçlü Bir Devlet
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bir devletin gerçek gücü yalnızca sınırlarını korumasıyla ya da ekonomik başarısıyla ölçülmez. Asıl güç, vatandaşının adalete duyduğu güveni koruyabilmesidir. İnsanlar, suç işlendiğinde failin er ya da geç hukuk önünde hesap vereceğine inanmak ister. Çünkü adalet, toplumun ortak vicdanıdır.
Faili meçhul cinayetler ise bu vicdanda kapanması zor yaralar açar. Bir insanın yaşamını yitirmesi kadar, o cinayetin yıllarca aydınlatılamaması da toplumun hafızasında derin izler bırakır. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Uğur Mumcu ve kamuoyunu derinden sarsan diğer faili meçhul cinayetler, hâlâ cevap bekleyen sorular olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Bu nedenle söz konusu dosyaların yeniden ele alınmasına yönelik girişimler önemlidir. Sürecin sonunda ne çıkacağını elbette zaman gösterecek. Ancak yıllardır bekleyen dosyaların yeniden incelenmesi yönündeki irade, toplumun adalet beklentisini yeniden canlandırmaktadır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bu konudaki yaklaşımı ve yürütülen çalışmalara verilen siyasi destek, devletin geçmişte karanlıkta kalan olayları yeniden değerlendirme kararlılığını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Devletin, onlarca yıl önce işlenmiş suçları dahi gündemine alması, "suçun zamana bırakılmadığı" mesajını vermektedir.
Ancak bu süreçte en önemli ilke hukuk devletidir. Hiçbir soruşturma peşin hükümlerle değil; somut deliller, bilimsel incelemeler ve bağımsız yargının vereceği kararlarla yürütülmelidir. Toplumun beklentisi de isimlerden ve siyasi görüşlerden bağımsız olarak yalnızca gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır.
Çünkü adalet intikam değildir; adalet, gerçeğin ortaya çıkarılması ve hukukun herkese eşit uygulanmasıdır. Ayrıca bugün çözülen her faili meçhul dosya, gelecekte işlenebilecek suçlar için de güçlü bir caydırıcılık oluşturacaktır. Devletin hafızası, zamanın aşındırıcı etkisinden güçlü olmalıdır.
Elbette beklenti yalnızca birkaç sembolik dosyanın yeniden açılması değildir. Kim tarafından işlenmiş olursa olsun, bütün faili meçhul olaylar aynı hassasiyetle ele alınmalıdır. Hukukun terazisi kişilere göre eğilip bükülmemeli, herkese eşit mesafede durmalıdır.
Türkiye'nin güçlü devlet olma iddiası, hukukun üstünlüğüne verdiği önemle de ölçülecektir. Devlet, "Hiçbir karanlık olayı unutmuyorum ve hiçbir suçu kaderine terk etmiyorum." diyebildiği ölçüde güven verir.
Temennimiz; yıllardır cevap bekleyen tüm dosyaların titizlikle incelenmesi, suçluların hukuk önünde hesap vermesi, masumların ise hiçbir şaibeye maruz kalmadan aklanmasıdır.
Çünkü güçlü devlet, yalnızca suçluyu yakalayan değil; adaleti gecikse bile ondan vazgeçmeyen ve gerçeğin peşini asla bırakmayan devlettir.