Algıları Yıkalım: Diyanet’in Önemi
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Süleymancılar ve Furkancılar yapılanmalarının lider kadrolarına yönelik operasyonlar, gündemimizin önemli başlıklarını oluşturuyor. Hangi kasadan ne kadar altın çıktığından, nerelerde nasıl bir para trafiği yürütüldüğüne kadar meselenin pek çok boyutunu takip ediyoruz.
Lakin mesele bundan ibaret değil. Söz konusu olan, sıradan bir ticari işletmeye yönelik münferit bir soruşturma değil; bu yapılanmaların niteliği, örgütlenme biçimi ve yıllar içerisinde oluşturduğu ilişkiler ağıdır. Operasyonlar, bu yönüyle Türkiye’nin uzun yıllardır yürüttüğü kapsamlı mücadelenin yeni bir safhasını ortaya koymaktadır.
Türkiye, özellikle 2012’den bu yana, devletin karar alma mekanizmalarını kendi amaçları doğrultusunda etkilemeye çalışan, devlet dışında alternatif güç ve otorite alanları oluşturan, farklı istihbarat örgütlerinin aparatı olarak faaliyet gösteren yapılarla mücadele ediyor. Bu mücadele zaman içerisinde farklı yapılar ve farklı görünümler üzerinden sürse de temel hedef değişmiyor.
Üstelik bu süreçte belirli bir strateji çerçevesinde hareket edilerek, söz konusu yapıların içerisinde samimi duygularla ve saflıkla yer almış vatandaşlar hedef hâline getirilmeden, onların bu yapılardan ayrıştırılması ve toplumsal bütünlük içerisinde tutulması amaçlanıyor. Bu yaklaşım son derece önemli ve değerlidir.
Bu çerçeveden bakıldığında, operasyonların asıl hakikatinin yalnızca ekonomik ilişkilerde veya adli dosyalarda aranamayacağı daha açık biçimde görülüyor. Türkiye, kendi iç güvenliğini tahkim etmeye, devlet kapasitesini güçlendirmeye ve toplumsal bütünlüğünü korumaya yönelik kapsamlı bir irade ortaya koyuyor. Kısacası Türkiye, iç cephesini güçlendiriyor.
Tüm bunlarla birlikte, gündemimize almamız gereken bir başka husus var…
Bu yapıların örgütlenme biçimine baktığımızda, kitleleri bir araya getiren temel unsurun dinî amaç ve duygular olduğunu görüyoruz. Ne var ki bu yapılar, dinî hassasiyetler üzerinden güç kazanırken bir yandan da Diyanet’i ve devletin din hizmetlerini yürütme biçimini eleştiren bir söylem geliştirerek kendilerine alternatif bir alan açıyorlar.
“Diyanet’in camilerine gitmeyin” şeklindeki yaklaşım, bunun en somut örneklerinden biri.
Bununla birlikte, hem Sünni hem de Alevi çevrelerin bir bölümünde Diyanet İşleri Başkanlığı’na yönelik eleştirilerin zaman zaman düşmanca bir tutuma dönüştüğünü de görmek gerekiyor. Bu yaklaşım, Diyanet’in dinî alandaki kamusal rolünün zayıflatılmasını isteyen anlayışlara kadar uzanırken, ortaya çıkan boşluğun farklı aktörler tarafından doldurulmasına da zemin hazırlıyor.
Dinî bilgiye duyulan ihtiyaç kuşkusuz ortadadır. İnsanların inançlarını öğrenme, dinî sorularına cevap bulma ve hayatlarını inançları doğrultusunda anlamlandırma arayışı da devam etmektedir. Diyanet’in bu alandaki rolü zayıfladığında ise dinî bilgi ve rehberlik ihtiyacını karşılamak isteyen insanların farklı kişi, cemaat, vakıf, dernek ve dijital platformlara yönelmesi kaçınılmaz hale gelmektedir.
Bu nedenle Diyanet’in toplumdaki yerini ve dinî hayatın düzenlenmesindeki sorumluluğunu yeniden düşünmek gerekiyor.
Türkiye’de dinî bilgi, din eğitimi ve din hizmetlerinin sorumluluğu kimin tarafından üstlenilecektir?
Din hizmetlerinin yürütülmesi, tarihimiz boyunca esas olarak kamusal bir sorumluluk olmuştur. Osmanlı döneminde Şeyhülislâmlık makamı bu yapının merkezinde yer alırken, Millî Mücadele döneminde Şer’iye ve Evkaf Vekâleti tarafından yürütülen görevler, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte 3 Mart 1924 tarihli ve 429 sayılı Kanun’la kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yeniden düzenlenmiştir.
Nitekim Diyanet’in varlığı sadece camilerin yönetilmesi veya din görevlilerinin görevlendirilmesinden ibaret değildir. Dinî bilginin ve din hizmetlerinin bir kamu sorumluluğu olarak yürütülmesini sağlamak da Diyanet’in görevleri arasındadır. Bu nedenle tarihimizde dinî eğitim ve öğretim meselesi ciddiyetle ele alınmış, bu alanın devletin sorumluluğunda tutulmasına ayrı bir önem verilmiştir.
Diyanet’i güçlendirmek, kuşkusuz cemaatlerin veya dinî yapıların varlığını yok saymak anlamına gelmez. Nitekim tek derdi insanları bilgilendirmek ve yol hizmet sunmak olan birçok kurum vardır. Bunlar, bu amaçları doğrultusunda faaliyet gösterdikleri sürece millî yapılardır.
Öyle ki onların dertleri kimi kamu kurumlarında örgütlenmek ve kadro yerleştirerek kurumlar içerisinde söz sahibi olmak da değildir.
Zira Diyanet’in önemini vurgularken, kurumun kendisini yenilemesi gerektiğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Toplumun değişen sorularını anlaması, gençlerin diline ulaşması, din eğitimini güncel hayatın meseleleriyle buluşturması ve sunduğu hizmetleri topluma daha iyi anlatması önem taşıyor.
Ancak bununla birlikte başta medya olmak üzere Türkiye’nin aydınlarına, akademisyenlerine ve kanaat önderlerine de önemli görevler düşmektedir.
Ne demek istiyorum?
2023 yılında Faruk Yazar, M. Fatih Turanalp ve Nuri Paşa Özer tarafından “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın İmajı: Medya Köşe Yazarlarının Diyanet Algısı Üzerine Bir Araştırma” başlıklı bir çalışma yayımlandı. Çalışmada 2013-2022 yılları arasındaki on yıllık dönem incelenmiş; Diyanet’i konu edinen 20 yayın organında 356 farklı yazarın kaleme aldığı 557 köşe yazısı değerlendirilmiş.
Rakamlar gerçekten dikkat çekici: Yazıların 355’inde, yani yüzde 63,7’sinde Diyanet’e yaklaşım olumsuz. Olumlu yaklaşım yüzde 25’te kalırken, yüzde 8,3’ü nötr.
Medyanın toplumsal kanaatlerin oluşmasındaki etkisi düşünüldüğünde, Diyanet’in üzerine düşen sorumluluklar kadar medyanın da bu alanda önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır.
Bütün bu tecrübeler bize gösteriyor ki Diyanet’i daha görünür, daha anlaşılır ve daha güvenilir hâle getirmek ciddi bir gündemdir. Bununla birlikte, Diyanet’in doğru ve güçlü biçimde anlatılmasına katkı sunacak kalemlerin çoğalması da elzemdir.