AVUKATLIK MI, AVUKATLIKTAN GEÇİNMEK Mİ?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bu ülkede tek bir meslek var ki, davayı kazansa da, kaybetse de para hep onda kalıyor.
Adı: Avukatlık.
Yanlış anlaşılmasın. Bu ülkede dürüst, namuslu, onurlu, cübbesinin hakkını veren, mazlumun yanında parasız duran binlerce avukat var. Onlara sözümüz yok. Onlar baş tacı. Bu yazı, cübbeyi kiralık üniformaya çevirenler için. Yarası olan gocunsun.
1. O MAKBUZ NEREDE?
Bir tamirciye gidiyorsun, 100 liralık işe fatura kesiyor. Bir bakkala gidiyorsun, ekmek alıyorsun fiş veriyor.
Ama bazı avukatlara 500 bin lira veriyorsun, sana bir tane Serbest Meslek Makbuzu kesmiyor.
Neden?
Çünkü makbuz keserse Maliye görecek. Gelir İdaresi görecek. Vergisini vermek zorunda kalacak. Kestiği makbuzun KDV'si, stopajı var.
Ne yapıyor? "Abi makbuza gerek yok, aramızda" diyor. Elden alıyor. IBAN'a "borç iadesi" diye attırıyor. Yakınının hesabına attırıyor. Bürosunun resmi kasasına sokmuyor.
Ayda 10 müvekkilden 500'er bin alsa 5 milyon. Makbuz sıfır. Beyan sıfır. Vergi sıfır.
Buradan Maliye'ye açık ihbardır: Ankara'da, İstanbul'da, büyük şehirlerdeki icra avukatlarının, boşanma avukatlarının, ceza avukatlarının banka hesap hareketleri ile kestikleri SMM makbuzlarını karşılaştırın. Aradaki uçurum size her şeyi gösterecektir. Vatandaştan alınan para ile devlete beyan edilen para aynı değil.
2. YÜZDE YÜZ KAZANIRIZ YALANI
Sistem şu:
Vatandaş dertli. Kapıyı çalıyor. "Avukat bey, ne olur?"
Cevap hazır: "Bu dava yüzde yüz kazanılır. Yüzde bin kazanırız. Ama biraz masrafı var, 500 bin lira alırım peşin."
Vatandaş evini satıyor, kredi çekiyor, veriyor 500 bini. Makbuz yok.
Dava 2 yıl sürüyor. Sonuç: KAYBETTİ.
Vatandaş gidiyor: "Hani yüzde yüz kazanıyorduk?"
Cevap: "Hakim böyle takdir etti, yapacak bir şey yok. Yargıtay'a gidelim, bir 300 bin daha lazım."
Kazanınca zaten parasını alıyor. Kaybedince de parası onda kalıyor. Kaybeden sadece vatandaş. Böyle bir ticaret dünyanın hiçbir yerinde yok. Manav domatesi çürük çıkarsa parasını iade ediyor. Bu sistemde iade yok.
3. HAKLIYI HAKSIZ YAPMA BÜROSU
Parayı veren düdüğü çalıyor.
Borçlunun evine icra gönderip, 50 bin liralık borç için 250 bin liralık masraf bindirenler. Biliyorlar ki vatandaş avukat tutacak parası yok, korkacak, ödeyecek.
Boşanan kadına "kocanı bitireyim, sana şunu alayım" diye umut satıp, iki tarafı da yolanlar.
Kiracı-ev sahibi kavgasında iki tarafa da "haklısın" deyip, sırf vekalet ücreti için davayı kışkırtanlar.
Hukuku vatandaş için değil, vatandaşa karşı kullananlar.
Kanunu bilmek, kanunla vatandaşı ezmek için değildir. Ama bazıları için icra dosyası, tahsilat tezgahı. Tebligat, faiz, masraf, vekalet ücreti... Borç 1 kat, masraf 3 kat.
Acımadan, insafsızca.
SON SÖZ
Avukatlık kutsal bir meslektir. Adaletin olmadığı yerde avukat, son kaledir.
Ama cübbesini kiraya veren, vicdanını komisyona bağlayan, vergisini kaçırıp vatandaşın sırtından geçinenler yüzünden o kutsal cübbe her gün biraz daha yıpranıyor.
O yüzden çağrımız net:
Vatandaş, verdiğin paranın makbuzunu iste. Kesmiyorsa, o bürodan çık.
Maliye, bu serbest meslek makbuzlarını denetle. Bu kadar lüks ofis, lüks araba, bu beyanla nasıl oluyor, sor.
Dürüst avukata lafımız yok. Onlar zaten makbuzunu keser, vergisini verir, müvekkiline "yüzde yüz" diye yalan söylemez.
Yarası olan gocunsun.