DİKEN ÇOK CANIMI YAKIYOR DA GÜL……
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hayat bazen insanın avuçlarına bir gül bırakır. Kokusu gönlüne işler, güzelliği gözlerini kamaştırır. İnsan o gülü incitmemek, soldurmamak, dalından koparmamak için elinden geleni yapar. Fakat çoğu zaman unuttuğu bir şey vardır: O gülün dikenleri de vardır.
Ve insan, gülün hatırına o dikenlere katlanır.
Bazen bir insan için… Bazen bir yuva için… Bazen bir dostluk, bir sevda, bir dava için… Bazen de yıllarını verdiği bir emek için.
Canı yanar ama sesini çıkarmaz. Kırılır ama belli etmez. İçine atar, susar, bekler. Çünkü gönlünde taşıdığı değerin, çektiği acıdan daha büyük olduğuna inanır. İşte insanı en çok yoran da budur.
Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda sanılır. Gülümser, konuşur, hayatına devam eder. Oysa kimse bilmez o gülün dikenlerinin kaç kez canını yaktığını, kaç gece uykusunu böldüğünü, kaç defa yüreğinde fırtınalar kopardığını… Çünkü bazı insanlar acılarını anlatmaz. Anlatsa da anlaşılmayacağını düşünür.
Oysa her suskunluk razı olmak değildir. Her sabır güçsüzlük, her fedakârlık mecburiyet değildir.
Bazen insan, karşısındakini kaybetmemek için kendinden vazgeçer. Bir kırgınlığı yutar, bir haksızlığı sineye çeker, bir vefasızlığı görmezden gelir. Hep bir umut taşır içinde:
Belki bir gün anlaşılırım… Belki bir gün kıymetim bilinir… Belki bir gün benim de canımın yandığı fark edilir…
Ama ne yazık ki bazıları, kendileri için katlanılan fedakârlıkları zamanla bir hak gibi görmeye başlar. Suskunluğumuzu kabulleniş, sabrımızı çaresizlik, sevgimizi de sınırsız bir hoşgörü zanneder.
İşte tam da burada durup düşünmek gerekir.
Gülün hatırına dikene katlanmak güzeldir ama dikenin verdiği acıyı da yok saymak doğru değildir. Çünkü sevgi insanı güzelleştirmeli, tüketmemelidir. Vefa insanı ayakta tutmalı, diz çöktürmemelidir.
Unutulmamalıdır ki hiçbir gül, bir insanın bütün yaralarına değecek kadar güzel değildir.
İnsan sevmeli, sahip çıkmalı, vefalı olmalı. Ama kendisini de sevmeli. Kıymet vermeli, fakat kendi kıymetini de unutmamalı. Çünkü bir gün insanın canına tak eder. Elini dikenlerden çeker, gülün karşısında son kez durur ve belki de sessizce yoluna devam eder.
Yalnızca şu soru:
Ben bu kadar acıya gülün hatırına katlandım da acaba gül benim hatırıma hiç düşündü mü? Belki de hayatın en acı gerçeği budur.
İnsan bazen dikenlerin canını yakmasına değil, o dikenlere katlanmasına sebep olan gülün kendisini hiç anlamamış olmasına üzülür.
Unutmayalım…
Dikenin acısı geçer, yaranın izi kalır. Ama insanın gönlünde bıraktığı iz, bazen bir ömür silinmez.