AY YILDIZ KARARGÂHI

AY YILDIZ KARARGÂHI

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 26, 2026 - 14:19

Dünden Bugüne Türk Silahlı Kuvvetleri…

Kırk yıla yakın görev yaptığım ve Kuleli Askeri lisesine girdiğim 1971 yılından emekli olduğum 2009 senesine kadar çoğunuzun bildiği ve benim de bizzat yaşadıklarımdır yazacaklarım.

Bir zamanlar Amerikan ve Alman yardımlarıyla, çoğu eski ve yıpranmış araçlarla donatılan birliklerimiz, bugün uluslararası İHA ve İDA yarışmaları düzenliyor, tatbikatlar gerçekleştiriyor ve kendi savunma sistemlerini geliştiriyor.Yurt Dışı kuvvetlerini de tek bir komutanlık altında topluyor.

Peki, nereden nereye ve nasıl geldik?

Su mataralarımızda, tabaklarımızda, çatal ve kaşıklarımızda “US”yazardı. İç çamaşırlarımız bile Amerika’dan gelirdi. Mutfak ocağından çadıra, kampetten battaniyeye kadar pek çok malzememiz yabancı menşeliydi.

Araçlarımız hantaldı ve sık sık arızalanırdı. Küçük bir yedek parça için aylarca beklediğimiz olurdu. Alarm eğitimlerinde bile bazı araçlarımız garajdan çıkamazdı.

1991 Körfez Harekâtı sırasında, Alman askerlerinin kullanıp elden çıkardığı, bir daha kullanılması nerdeyse imkansız ve üzerinde isimleri yazılı gaz maskeleri bile bize yardım olarak gönderilmişti.

Amerikan parkası, Alman çizmesi, İngiliz çelik başlığı…sanki pentatlondaki İrlanda masası, İtalyan çukuru gibi .

Bir tek askerimiz yerliydi: Mehmetçik!

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ardından uygulanan ambargolar, kendi savunma sanayimizi kurmanın zorunluluğunu açıkça gösterdi. Tüfeğimizi ve havanımızı üretmeye başladık, ASELSAN’ı kurduk.

Terörle mücadele döneminde ihtiyaç duyduğumuz İHA’lar verilmeyince bu kez kendi İHA ve SİHA’larımızı geliştirdik. Bugün insansız sistemlerde dünya çapında söz sahibi olmamız, o zor günlerde atılan adımların sonucudur.

Bazen düşünüyorum:

Bizim günahımız neydi?

Sessiz kuşakla x kuşağının arasındaki kuşaktık biz.

Aslında ezilen kuşak demek daha doğru olur.

Yıllarca başkasının eskisiyle, arızalısıyla görev yaptık. Zimmetli malzemelere dokunamaz, kaybolan bir tornavidanın yerine yenisini bile koyamazdık. Yasaklarla ve kısıtlamalarla görev yapmayı öğrendik.

Hiç unutmam…

ZPT’lerin gece görüş periskopları arızalanmıştı. Hepsi bozuktu; ancak açıp incelemek yasaktı. Aylarca beklememiz gerekecekti. Derken gözü kara bir teknisyenimiz periskoplardan birini açtı ve arızayı buldu:

Değişmesi gereken küçücük bir diyot!

Basit bir parça yüzünden koskoca tugayın gece görüş imkânı aylarca kullanılamayacaktı. Tugay Komutanımızın emriyle bütün arızalar giderildi.

İşte o günleri yaşayanlar, bugün geldiğimiz noktayı çok daha iyi anlıyor.

Dün yedek parça bekleyen bir ordudan, bugün kendi teknolojisini üreten ve geliştirdiği sistemleri dünyaya sunan bir Türkiye’ye ulaştık. Bu başarıda mühendislerimizin, teknisyenlerimizin, işçilerimizin ve Mehmetçiğimizin büyük emeği var.

Eskiden İMF heyeti ziyaret ederdi ülkemizi şimdi ise Askeri işbirliği yapmak isteyen ülkelerin heyetleri…

İyi ki bu günleri de gördük!

Allah ülkemize bir daha o çaresizlikleri yaşatmasın. Bu büyük dönüşümde emeği geçen herkesten razı olsun.

Güçlü olmak zorundayız başkasının silahı ile savaşa giremezsiniz

Ve büyük ordular büyük katargahlardan yönetilir

Selam olsun Mehmetçiğe, Türk ordusuna ve Ay Yıldız Karargâhı’na!