BABALARIN SESSİZ ÇIĞLIĞI
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bazen babalar evladını öpmek ister, "Sakalın batıyor" diye izin verilmez...
Bazen evlat babasını öpmek ister, bu kez de toprak izin vermez...
Babası hayatta olanlara ne mutlu... Çünkü hâlâ sarılabilecekleri bir omuzları, öpebilecekleri bir elleri, hayır dualarını alabilecekleri bir babaları vardır.
Babalar...
Derdini söylemeden anlayan adamlardır.
Yorulsalar da belli etmezler. Canları yansa da susarlar. Ceplerinde para olmasa da evlatlarına eksik hissettirmemeye çalışırlar.
Kendileri yemez, evladına yedirir. Kendileri giymez, evladına giydirir. Kendileri dinlenmez, evladı rahat etsin ister.
Çünkü bir babanın en büyük duası şudur:
"Çocuklarım kimseye muhtaç olmasın... Kimsenin karşısında boynu bükük kalmasın..."
Bu yüzden gece gündüz demeden çalışır. Tatil bilmez. Yorgunluk bilmez. Ömrünü evladının geleceğine harcar.
Peki ya evlat kadir kıymet bilmezse?
İnsan babasını kırar mı? İnsan babasına hakaret eder mi? İnsan babasına el kaldırır mı?
Ne acıdır ki günümüzde bunların hepsini görüyoruz.
Baba evlada kıyamaz... Ama bazı evlatlar babalarının yüreğine kıymaktan çekinmez.
Bir düşünün...
Oğlun ateşlendiğinde sabaha kadar başında bekleyen adamı...
Doktor doktor dolaşan adamı...
Bir nefes fazla alsın diye dualar eden adamı...
Sonra o baba hastalandığında yüzüne bile bakmayan evladı...
İşte bir babanın gerçek ölümü mezara girdiği gün değil, evladından vefa göremediği gündür.
Vefasız evlat, yaşayan babanın mezar taşı gibidir.
Allah hiçbir anneye, hiçbir babaya hayırsız evlat acısı yaşatmasın.
Çünkü hayırsız evlat; ölmeden mezara girmek gibidir.
Atalarımız boşuna dememiş:
"Ağaç yaşken eğilir."
Evlat yetiştirmek sadece büyütmek değildir.
Evlat yetiştirmek;
Ahlak öğretmektir.
Saygı öğretmektir.
Merhamet öğretmektir.
Doğru ile yanlışı ayırt etmeyi öğretmektir.
Allah korkusunu öğretmektir.
Çünkü Allah korkusu olmayan insanın nefsinden korkulur.
Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmeyen kişi her kötülüğe meyilli hale gelir.
Bugün çocuklarımızın arkadaş çevresi de önemlidir.
Takıldığı yerler önemlidir.
İzlediği içerikler önemlidir.
Sosyal medya önemlidir.
Evladını küçük yaşlarda takip etmeyen, karakterini şekillendirmeyen aile; ileride yaşanacak birçok yanlışın önüne geçemez.
Biz çocukken bir hata yaptığımızda "Babam duymasın" diye korkardık.
Çünkü babamızın bir bakışı bazen saatlerce süren nasihatten daha etkili olurdu.
Annemizin bir bakışı, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlatmaya yeterdi.
Şimdi ise bazı çocuklar elindeki eşyayı babasına fırlatıyor...
Bazı anne babalar bunu izleyip gülüyor...
Oysa o gün gülünen yanlışlar, yarın ağlanacak pişmanlıklara dönüşebiliyor.
Unutmayalım...
Vatanını seven evlat yetiştirmek istiyorsak önce ailesini seven evlat yetiştirmeliyiz.
Bayrağına saygı duyan evlat yetiştirmek istiyorsak önce anne babasına saygı duyan evlat yetiştirmeliyiz.
Çünkü ailesine vefası olmayanın vatana vefası da eksik kalır.
Bugün aramadığınız babanızı yarın aramak isteyebilirsiniz...
Ama her telefon cevaplanmaz.
Bugün ziyaret etmediğiniz babanızın kapısını yarın çalmak isteyebilirsiniz...
Ama her kapı açılmaz.
Bugün söylemediğiniz sevgi sözlerini yarın söylemek isteyebilirsiniz...
Ama her kulak duymaz.
Değer verin ki değer görün.
Sevin ki sevilesiniz.
Kıymet bilin ki kıymetiniz bilinsin.
Çünkü zamanında yapılmayan iyilik de, söylenmeyen sevgi de, gösterilmeyen vefa da eksik kalır.
Ve unutmayın...
Son pişmanlık, mezar taşlarının en ağır yazısıdır.
Babasının kıymetini bilen evlatlara ne mutlu...
Çünkü bir gün herkes babasını kaybeder; ama herkes babasının yokluğuna alışamaz.