Bencillik: İnsanlığın İçini Sessizce Çürüten En Büyük Zehir
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bencillik…
İnsanın önce kendisini düşünmesi değil yalnızca; başkasının canını, emeğini, sevgisini ve kırgınlığını yok sayacak kadar kendine kapanmasıdır.
Bugün etrafımıza baktığımızda en çok ne görüyoruz?
“Ben ne kazanacağım?”
“Bana ne faydası var?”
“Benim işim görülsün de gerisi önemli değil.”
İşte tam da burada insanlık, biraz daha eksiliyor.
Çünkü bencillik bir anda ortaya çıkmaz. Önce küçük bir davranışla başlar. Birinin emeğini görmezden gelirsin. Sonra sana verilen sevgiyi sıradanlaştırırsın. Bir insan senin için fedakârlık yapar, sen bunu görev zannedersin. Bir gün o insan yorulur, susar ve gider.
Sonra arkasından dönüp sorarsın:
“Neden değişti?”
Hayır…
Belki de değişmedi.
Sadece senin bencilliğine daha fazla dayanamadı.
İnsanların en büyük yanılgılarından biri de kendisine yapılan fedakârlığı hak olarak görmesidir.
Bir anne çocuğu için uykusuz kalır.
Bir baba ailesi için yıllarca çalışır.
Bir eş diğerinin yükünü taşır.
Bir arkadaş zor gününde yanında olur.
Ama insan, karşısındaki hep verince onun yorulabileceğini unutuyor.
Ta ki o insan “yeter” deyip çekip gidene kadar…
İşte o zaman kıymet anlaşılır.
Ama bazı kayıpların telafisi yoktur.
Çünkü insanların sabrı sonsuz değildir.
Bencillik yalnızca ilişkileri değil, aileleri, dostlukları ve toplumları da parçalar.
Herkes almak isterse kim verecek?
Herkes anlaşılmak isterse kim anlayacak?
Herkes affedilmek isterse kim özür dileyecek?
Herkes haklı olmak isterse kim hatasını kabul edecek?
İnsan olmanın en büyük sınavı belki de tam burada başlıyor.
Kendinden vazgeçmek değil; kendini düşünürken karşındaki insanı da unutmamak.
Çünkü fedakârlık aptallık değildir.
İyilik saflık değildir.
Merhamet güçsüzlük değildir.
Ama bunların kıymetini bilmeyen insanlar, bir gün hayatlarında kocaman bir boşlukla baş başa kalırlar.
Ve o boşluğu ne para doldurabilir ne makam ne de kalabalıklar…
Çünkü bazı insanlar hayatımıza bir kez girer.
Onların sevgisi bir kez gelir.
Onların sabrı bir kez tükenir.
Ve gittiklerinde geriye yalnızca bir soru bırakırlar:
“Ben bu insana neden daha iyi davranmadım?”
İşte bencilliğin en ağır bedeli budur.
İnsan, başkasını kaybettiğinde aslında yalnızca bir kişiyi kaybetmez.
Bazen kendisinin daha iyi bir insan olma ihtimalini de kaybeder.
O yüzden biraz duralım.
Birbirimizi dinleyelim.
Birbirimizin emeğini görelim.
Seviyorsak söyleyelim.
Kırdıysak özür dileyelim.
Yanımızdaki insanın değerini, onu kaybettikten sonra anlamayalım.
Çünkü hayat çok kısa.
Ve bu hayatta geriye ne kadar para bıraktığımızdan çok, kaç insanın kalbine dokunduğumuz hatırlanacak.
Unutmayın:
Bencillik insana kısa süreli bir kazanç sağlayabilir; ama insanlığını kaybeden, sonunda kazandığı her şeyi de kaybeder.