Dış Güçlerin ve İçimizdeki Hainlerin Türkiye Üzerinde Yapmış Oldukları Spekülasyon, Provokasyon, Dezenformasyon ve Manipülasyonlar Üzerine!..

Dış Güçlerin ve İçimizdeki Hainlerin  Türkiye Üzerinde Yapmış Oldukları Spekülasyon, Provokasyon, Dezenformasyon ve Manipülasyonlar Üzerine!..

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ağustos 7, 2026 - 07:15

Yazıma başlamadan önce spekülasyon, provokasyon, dezenformasyon ve manipülasyon kelime/kavramları üzerinde kısaca durmak istiyorum. Çünkü yakın tarihimizde ve günümüzde devletimizin ve milletimizin siyasi, ekonomik ve toplumsal gidişatına yönelik saldırıların temelinde spekülasyon, provokasyon ve dezenformasyon yatıyor! Bu durum, devletimizin ve milletimizin her kriz, kaos ve karışıklık dönemlerinde zuhur etmiştir. Bu sebeple sözkonusu kelime/kavramların spekülasyon, provokasyon ve dezenformasyon) doğru anlaşılması için manipülasyon kelimesi/kavramına da izah edeceğim!

Piyasaları ekonomik, siyasi, toplumsal /(etnik/dini/kültürel) yönden karıştırmaya yönelik yapılan her eylemin ve propagandanın adı manipülasyondur. Finansal açıdan örnek verecek olursak çıkar ve yüksek kar amaçlı fiyat inişli-çıkışlı fiyatlarda değişimler gerçek fiyatların üzerini örtme,  psikolojik algı ve asılsız kurgularla toplumu yönlendirme vs. Yani, yalan haberler ve hileli yöntemlerle fiyatlarda yapay değişim yamakta diyebiliriz buna. Çoğu zaman manipülasyon ile spekülasyon karıştırılmaktadır!  Oysa ki spekülasyon yasal piyasa takibinden kaynaklanmaktadır. Bizim sözkonusu ettiğimiz manipülasyondur. Zaten geçmişte ve günümüzde ülkemizin siyasi, ekonomik, toplumsal/(etnik, dini, kültürel) değerlerini yıpratmaya ve çarpıtmaya yönelik yapılan eylem ve propagandalar (spekülasyan, provokasyon ve dezenformasyon) manipülasyon amaçlıdır!..

Toplum içinde farklı kesimlerden oluşan irili-ufaklı birçok grubun mevcut iktidara yönelik kini, öfkesi ve saldırganlığı her geçen gün daha da büyümekte! Rutin yazılı, görsel ve sosyal medya yoluyla asparagas haberler, dezenformasyonlar ve psikolojik savaş yöntemleriyle hedeflerine koydukları mevcut iktidarı yıpratmak ve koltuğundan etmek için akla-hayale gelmedik yollara başvuruyorlar! Bu tür kesimler merkezi bir yerden yönetiliyor! Amaçları hükümeti etkisiz hale getirmek, yormak, yıpratmak ve koltuğundan etmek!

Türkiye’ye (devletimize ve milletimize) düşman iç ve dış mihraklar artık halkı kışkırtarak ve anarşi ortamı yaratarak manipülasyon, provokasyon ve dezenformasyon yollarına başvuruyorlar. Maalesef sözkonusu bahsetmiş olduğumuz iç ve dış mihrakların elinde etkili üç silah var! Ekonomik kriz doğurmak için spekülasyon, toplumda kaos, kargaşa ve anarşik ortam yaratmak için provokasyon, toplumsal algıyı çarpıtabilmek için bilgi kirliliği oluşturmak için de dezenformasyon başlıca silahları olmuştur.

Kişileri, grupları, kitleleri psikolojik, siyasi, ekonomik, ideolojik ve etnik ve dini yönden kışkırtarak, tahrik ederek,  fitne çıkartarak, şiddete tırmandırarak kutuplaşma yaratarak suça teşvik etmek amacıyla yapılan sözlü, yazılı, eylemsel her uğraşının adı düpedüz provokasyondur. Şayet bu durum bir de stratejik amaç taşırsa külli felakettir!

Her kesimden kitleleri manipüle etmek, yazılı/görsel/dijital medya yoluyla siyasi, ekonomik, sosyal /toplumsal kaos yaratmak ve çarpıtılmış, uydurulmuş ve aslı olmayan bilgilerle toplumda bilgi kirliliği oluşturarak zihinleri bulandırmak, halkı mevcut iktidara karşı kışkırtmak, ideolojik düşünceleri kaşıyarak halkı birbirine düşürmek vs. birçok yollardan yapılan propaganda yöntemleri toplum üzerinde dezenformasyon oluşturmak için her türlü çaba/gayret/uğraşı sonucunda ülkemizi siyasi, ekonomik ve toplumsal yönden kaos, kargalaşa ve kriz ortamına sokmaktır amaçları…

Bir devletin ve bir milleti çökertmek istiyorsanız o devletin ve milletin siyasi, ekonomik ve toplumsal(etnik/dini/kültürel) yapısını bozmak için her türlü yoldan spekülasyon, provokasyon, dezenformasyon ile en büyük darbeyi vurabilirsiniz! Bir devletin ve bir milletin istikrarını bozmak,  terör, kargaşa ve kaos yaratmak istiyorsanız yine her türlü yoldan spekülasyon, provokasyon, dezenformasyon yapabilirsiniz. Bir devletin ve bir milletin geleceğine/istikbaline, istikrarı ve istiklalini sekteye uğratmak istiyorsanız yine her türlü yoldan spekülasyon, provokasyon, dezenformasyon ile en büyük darbeyi vurabilirsiniz.

Türkiye’nin 100 yıl tarihine baktığımız zaman ülkemizin ve milletimizin geleceğine yönelik nasıl saldırılar yapıldığını çok iyi biliyoruz. Ülkemiz, ekonomik yönden ambargolar, siyasi yönden tehdit, baskı ve şantajlar, kültürel yönden de her türlü spekülasyon, provokasyon ve dezenformasyonlara maruz kaldığını daha dün gibi hatırlıyoruz. Hatta Türkiye’yi çökertmek, yıpratmak ve tarih sayfasından silmek için her 10 yılda bir darbe teşebbüsleri,  siyasi ve ekonomik krizler, ambargolar ve ülkemizin başına bela ettikleri iki (PKK ve FETÖ) terör belasını nasıl unutabiliriz.

Yani, son 100 yıl içinde Kurtuluş Savaşı’nda yapamadıklarını masa başında yapmak istediler ama başaramadılar. Devletimiz ve milletimiz bu konuda siyasi, ekonomik ve toplumsal çok bedel ödedi! Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zehirlenerek öldürülmesi, bir dönemin Başbakanı (merhum) Adnan Menderes’in idam edilmesi, 12 Eylül öncesi gepegenç Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamı ve 12 Eylül sonrası onlarca gencimizin darağacına gönderilmesi, binlercesinin de cezaevlerinde yalnızlığa terkedilmesi… Ve 50 yıla yakın bir süreç içinde verilen terörle mücadelede binlerce (asker, polis, sivil) şehidimiz, fail-i meçhul suikastlar, cinayetler, şaibeli ölümler…  Evet, devlet ve millet olarak bugünlere gelmek için çok bedel ödedik…

Ta ki şu andaki Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti hükümeti kuruluncaya kadar. Yani bundan tam 24 yıl öncesine kadar. Peki, son 24 yıl içinde de devletimiz ve milletimiz bedel ödemedi mi?! Elbette ödedi… Yine PKK ve FETÖ terör örgütlerinin son 24 yıl içindeki saldırıları… Dış güçlerin Türkiye üzerindeki entrikaları ve oyunları… Yani, Türkiye’yi karıştırmak, kaosa sürüklemek ve kargaşa çıkartmak için yaptıkları spekülasyon, provokasyon ve dezenformasyon ile Türkiye az mı bedel ödedi dersiniz. PKK neyse ki aleni düşmanlık yapıyordu! Ya içimizdeki FETÖ hainlerine ne diyeceğiz?! Hem de kahpece, sinsice ve alçakla devletimizin ve milletimizin her yerine sirayet ederek güçlerine güç kattılar ve 15-27 Aralık Polis-Yargı darbesi ve 15 Temmuz 2026 askeri darbe girişimlerinde bulundular.

Ve nihayetinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK terör örgütü ve TBMM’indeki siyasi uzantısına barışa yönelik çağrıda bulunarak zeytin dalı uzatması olumlu sonuç verdi ve barış görüşmeleri başlamıştı. Artık bu görüşmelerde sonuca gelindi!  Şu anda bu konuda yasal düzenlemeler yapılıyor.  Fakat terör örgütü FETÖ konusunda asla ve asla taviz verilmeyecek! Çünkü FETÖ mensuplarının (içerdekiler ve dışardakiler) gözle görülebilen, hissedilebilen en ufak bir pişmanlıklarına rastlanılmıyor! Tam aksine dışardakiler sosyal medya üzerinden saldırılarına devam ederken içerdekiler de (en ufak bir pişmanlık belirtisi göstermeden) hala örgütleniyorlar!..

Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye artık o ESKİ TÜRKİYE değil. Türkiye 100 yıl sonra da olsa gerçek özüne/kimliğine kavuştu ve bütün dünyaya varlığını, gücünü ve barışçı yönünü kabul ettirmiştir.