Kars... Tarihiyle Gurur Duyan Bir Şehir, Daha Fazlasını Hak Ediyor
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bazı şehirler vardır; daha ilk adımınızı attığınız anda size geçmişini hissettirir. Taşları konuşur, sokakları tarih anlatır, insanı ise samimiyetiyle gönlünüzde yer edinir. İşte Kars da tam olarak böyle bir şehir...
Anadolu'nun kuzeydoğusunda, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kültürüyle, mimarisiyle ve vatan sevgisiyle öne çıkan kadim bir Anadolu şehri...
Kars Kalesi'ne çıktığınızda şehri adeta avucunuzun içinde hissedersiniz. Aşağıda ağır ağır akan Kars Çayı, geçmişten bugüne nice hatıraya şahitlik etmiş gibidir. Özellikle Rus işgali döneminden kalan taş yapılar, geniş caddeler ve Baltık mimarisini yansıtan tarihi binalar şehre bambaşka bir kimlik kazandırmaktadır. Her sokağında tarihin izlerini görmek mümkündür.
Kars yalnızca tarihiyle değil; Ani Harabeleri, Sarıkamış'ın eşsiz doğası, Çıldır Gölü'nün büyüleyici manzarası, meşhur kaz eti, gravyer peyniri ve misafirperver insanlarıyla da ülkemizin en önemli turizm merkezlerinden biri olmaya aday şehirlerimizdendir.
Bu güzel şehri gezerken beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan iki değerli dostuma ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Bunlardan ilki, yıllardır dostluğunu ve samimiyetini hissettiren, adam gibi adam dediğim kıymetli kardeşim Uğur Boztaş...
Kendisine ait Antephan'da geçirdiğim zamanlar, Kars seyahatimin en güzel anıları arasında yer aldı. Tarihi dokunun içerisinde hizmet veren Antephan; tatlıları, yöresel lezzetleri, sabah sunduğu zengin açık büfe kahvaltısı, tertemiz ortamı ve güler yüzlü çalışanlarıyla gerçekten bölgenin en kaliteli mekânlarından biri diyebilirim.
İnsan oraya müşteri olarak değil, adeta kendi iş yerine gelmiş gibi hissediyor. Çalışanların saygısı, ilgisi ve misafirperverliği her türlü takdirin üzerindeydi.
Bir diğer teşekkürüm ise yıllardır dostluğunu bildiğim kıymetli arkadaşım Çetin Erboğa'ya...
Kars'ta bulunduğum süre boyunca beni bir an olsun yalnız bırakmadı. Birlikte şehri ve çevresindeki birçok tarihi ve doğal güzelliği gezdik. Adeta bana rehberlik etti, kimi zaman tercüman oldu, kimi zaman da Kars'ın bilinmeyen yönlerini anlattı.
Bu vesileyle şunu özellikle ifade etmek isterim ki; benim dost dediğim insanlar, her şeyden önce devletine, bayrağına, milletine ve vatanına bağlı insanlardır. Uğur kardeşim de, Çetin kardeşim de bu değerlere gönülden bağlı, memleket sevdalısı insanlardır. Böyle dostlara sahip olmak gerçekten büyük bir zenginliktir.
Ancak...
Bu kadar güzel, bu kadar köklü ve bu kadar büyük turizm potansiyeline sahip bir şehirde beni en çok üzen konu ise maalesef yollar oldu.
Neredeyse girdiğim her cadde, her sokak ve birçok mahallede bozuk yollarla karşılaştım. Araç kullanırken çukurlara girmemek için sürekli sağa sola manevra yapmak zorunda kaldım. Bazen insan gerçekten yoruluyor.
Üstelik bu durum tek bir bölgede değil; şehrin birçok noktasında dikkat çekiyor.
Merak edip belediye başkanının hangi partiden olduğunu sordum.
Aldığım cevap beni gerçekten şaşırttı.
Çünkü belediye başkanı Milliyetçi Hareket Partisi'ndendi.
Benim düşünceme göre, milliyetçi anlayışla görev yapan bir belediye başkanı, devletine, milletine ve yaşadığı şehre karşı sorumluluğunu herkesten daha fazla hissetmeli; vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkileyen sorunları öncelikli olarak çözmelidir.
Yollar, kaldırımlar ve altyapı; siyaset üstü hizmet alanlarıdır.
Vatandaş her gün o yolları kullanıyor.
Esnaf o sokaklarda ekmeğini kazanıyor.
Turist ilk izlenimini o caddelerde ediniyor.
Bu nedenle özellikle aciliyet taşıyan yolların vakit kaybetmeden yapılması gerektiğine inanıyorum.
Vatandaşların bana söylediği ise oldukça düşündürücüydü.
"Defalarca söyledik... Belediye de bu yolları kullanıyor, durumun farkında." dediler.
İnanmak istemedim ama gördüklerim de ortadaydı.
Kars, sıradan bir şehir değildir.
Kars; vatanına, bayrağına ve milletine bağlı insanların yoğun olarak yaşadığı, tarih boyunca devletine sadakatiyle ön plana çıkmış önemli şehirlerimizden biridir.
Böyle şehirler daha fazla yatırım almayı, daha fazla hizmet görmeyi ve daha çok sahip çıkılmayı hak ediyor.
Çünkü Kars'ın geleceği yalnızca Karslıları değil, ülkemizin turizmini de yakından ilgilendiriyor.
Birkaç doğru dokunuş, planlı çalışmalar, tarihi dokuyu koruyacak projeler ve güçlü bir şehir yönetimiyle Kars, bugün olduğundan çok daha büyük bir turizm merkezi hâline gelebilir.
Bu noktada yalnızca belediyeye değil; valilikten ilgili kurumlara, bürokratlardan denetim mekanizmalarına kadar herkesin önemli sorumlulukları bulunmaktadır.
Her kurum görevini eksiksiz yerine getirirse, eksikler zamanında tespit edilip çözüme kavuşturulursa, Kars çok daha güzel yarınlara ulaşacaktır.
Ben buna bütün kalbimle inanıyorum.
Çünkü Kars'ın buna layık olduğuna inanıyorum.
Ve inanıyorum ki; tarihine sahip çıkan, devletine, bayrağına ve milletine bağlı şehirler, her zaman en güzel hizmeti hak eder.