Türkiye’de DERİN DEVLET ve DEVLETİN DERİNLİĞİ Anlayışı!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye’deki Gerçek Derin Devlet ve Sahte Derin Devlet anlayışı arasındaki büyük farkı (uçurumu) bu millet anlamadan/kavramadan AKSAKALLILAR’ı anlayamayız! AKSAKALLILAR konusu rahat anlaşılması için en önemli husus ‘Sahte Derin Devlet’ ile DERVLETİN DERİNLİĞİ anlayışının birbirinden ayrılması gerekiyor! Sahte Derin Devlet ve Devletin Derinliği Anlayışı derken her iki devlet anlayışını çağrıştıran bulanıklığı gidermeye çalışacağız. Sonra da AKSAKALLILAR var mı yok mu hususunda düşüncelerime devam edeceğiz.
Son yıllarda Medyanın gündeminden hiç düşmeyen “Derin Devlet” haberleri, yorumları ve analizleri üzerine düşünecek olursanız, kafanızda oluşturduğunuz “derin” bir labirentin içinde boğulup kalırsınız. Medyanın gündemine oturan “Derin Devlet” söylemi 9. cumhurbaşkanımız sayın Süleyman Demirel’le hararetlenerek sayın Bület ECEVİT ile devam etmiştir.
1990-2000’li yıllarda Türkiye’de ismi ayyuka çıkmış siyasiler, stratejistler, düşünürler, yazarlar ve gazeteciler “Derin devlet üzerine ipe-sapa gelmez teorileri komplo(!) yaparak okuyucunun kafasını bulandırmakla kalmayıp gazete, dergi ve televizyonlarda “çok şey biliyoruz!” edasıyla tozu-dumana katıyorlar.
Devlet bütün kurum, kuruluş ve organları ile birlikte çırılçıplak ortada! Devletin etrafında ki atmosfer kirlendi: devlet değil! Kirlilik siyasette; seçilmekte olan siyasilerde! Kirlilik bürokraside; atanmakta olan ve/veya sipariş edilen bürokratlarda! Kirlilik yargıda; yargı üzerindeki baskı unsurunda! Asıl kirlilik ise Türkiye’deki tüm sivil toplum örgütlerinde... Ahlaki, ekonomik ve sosyal çöküntü tüm bu kirlilikleri oluşturmuştur. Asıl sorun; kirliliği oluşturan ahlaksızlık, eğitimsizlik ve sorumsuzluktur. Asıl sorun; rant, iktidar hırsı ve çıkar ilişkileridir.
Devlet “DEVLET”tir. Derin Devlet diye bir şey olamaz. Ancak DEVLETİN DERİNLİĞİ olur. Devletin fiziki derinliği 3 boyutudur!. Yatay, dikey ve çapraz derinlik! Yatay derinlik siyasi, dikey derinlik istihbarat ve çapraz derinlikte ekonomidir. Ayrıca Yasama, yürütme, yargı! Devlet saç ayağı olarak işlevini koruyan organlarıdır.
Cihan devleti Osmanlı’dan miras kalan bir avuç toprak parçası, Türkiye üzerinde oynanan oyunlardan sadece bir tanesidir. “Derin Devlet Söylemi!”. Devletin içinde önemli görevlerde bulunmuş bazı siyasilerin, istihbaratçıların ve bürokratların zamanla kendi çıkarları doğrultusunda rant peşinde koşarak “Devlet” gibi hareket etmeleri, egolarını tatmin etmeleri, devleti temsil ettiklerini söylemeleri “Derin Devlet”çikleri oluşturmuştur. Çoğu zaman uluslararası ilişkilerde de aynı amaç doğrultusunda hareket ettikleri gözlenmiştir.
Derin Devletçikler; Devletin adını kullanarak kendi kirli amaçlarını ve ütopik kurtarıcı kahramanlar gibi “Devlet benim!” diyerek devlet adına her türlü davranış şeklini mubah görüyorlardı! Siyaset, mafya ve istihbarat üçgeni içerisinde kirlenen “devlet” atmosferinin adı nasıl “Derin Devlet” olabiliyor!
Bütün bu olumsuzlukların ve çıkar ilişkilerinin adına “Derin Devlet” diyerek DEVLET’i suçlayıcı söylemde aramak yanlış ve çarpık bir düşüncenin ürünüdür. Derin Devlet bir söylem tarzıdır! Kirliliğin, bulanıklığın, açmazlıkların ve tıkanıkların ortaya çıkardığı bir anlayıştır. Ama yanlış olan “Derin Devlet” diyerek başka boyutlarda kendi arzuladıkları gibi bir devlet oluşturma isteğidir. Böyle bir mantık devlete büyük zararlar verir ve devletçilik düşüncesiyle asla bağdaşmaz. Toplumun kafasında “DEVLET’e” karşı saygı, sevgi, sadakat yok edilerek adete güvensizlik boyutunda olumsuz ve kötü bir anlayışın oluşmasına yol açmıştır.
Artık devlet ve derin devlet arasındaki uçurumu farketmenin zamanı! Sahte Derin Devlet ve Devletin Derinliği Anlayışı: Derin Devlet denilince karıştırılan en önemli husus da budur. Türkiye’de iki ‘derin devlet’ anlayışı var! Sapla-samanın karıştırılmaması için bu iki ‘derin devlet’ anlayışının izahını yapmak mecburiyetindeyiz.
Sahte Derin Devlet konusu üzerinde geçmişteki yazılarımızda çok durduğumuz için biz burada sadece kısaca bir hatırlatma yaparak izah etmeye çalışacağız. Sahte Derin Devlet’in kökü dışardadır. Milli değildir. Soğuk savaş dönemlerinde Türkiye’nin NATO üyesi olması ile temelleri atılmıştır. Emperyalist küresel güçlerin Türkiye üzerindeki uzantısıdır sahte derin devlet. Diğer adıyla Kontrgerilla… Neredeyse üççeyrek asırlık dönemlerde sahte derin devletin gölgesinde yaşayan bir Türkiye’den bahsediyorum.
Devletin Derinliği anlayışının kökü ise binlerce yıllık tarihimize uzanır. Devletin Derinliği anlayışımız Ahmet Yesevi Hoca ile başlar ve günümüze kadar da gelmiştir bu anlayış. Elbet ki Devletin Derinliği anlayışının AKSAKALLILAR ile ilgisi vardır! Aşağıda zaten bu husustan bahsedeceğiz.
Türkiye’de Derin Devlet yoktur! Yani, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içinde 2. Bir Derin Devlet demek istiyorum. Ne yazık ki yıllarca varmış gibi gösterildi. Evet, böyle bir anlayış/zihniyet yıllarca tartışıldı. Medya peynir-ekmek gibi her yıl gündeme getirdi. Fakat sözkonusu Derin Devlet dış uzantılı ABD tarafından organize edilen Kontrgerilla vs. isimleriyle anılan bir derin yapıydı. Bu sadece Türkiye de değil İtalya dahil birçok Avrupa ülkesinde bile vardı. Hatta Ortadoğu ve dünyanın birçok ülkesinde ABD uzantılı yapılar olmuştur. Türkiye’deki amaçları böylesi sahte bir derin devlet ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni zor dorumda bırakmaktı. Zaten bu konuda yıllarca da başarılı oldular.
T.C. Devleti uyandı! Kendi bağırsakları içindeki bu yapıyı temizledi. Artık Türkiye’de ‘derin devlet’ değil Devletin Derinliği anlayışı konuşulmaya başladı. Derin Devlet düşüncenin kaynağı tamamen dış kaynaklıdır! Türkiye’de bir tek devlet vardır o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Elbet ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin derinliği vardır. Bu derinliğin kökleri binlerce yıllık tarihimize uzanır. Fakat yıllar önce medya yoluyla ‘Derin Devlet’ adıyla Sahte Derin Devlet anlayışı halkın zihnine yerleşmiştir. Bunun faturasını devlet ve millet olarak çok pahalı ödedik.
Türkiye’de 100 yıl içinde bütün darbelerin, darbe teşebbüslerinin, muhtıraların vs. temelinde maalesef dışa bağımlı (ABD uzantılı) böylesi bir yapı vardı. 1980 öncesi sağ-sol çatışmaları, anarşi, terör, etnik ve dini bölünmelere yol açan provokasyonlar, algı operasyonları vs. Türkiye’yi bir dönem siyasi, ekonomik, toplumsal bir krizin için sürüklenmesine sebep olan da ne yazık ki Türkiye’deki dış uzantılı ‘derin devlet’ dedikleri yapıydı. PKK’nın da FETÖ’nün de Türkiye’deki palazlanmasını sağlayan bu yapılardı.
1980’li yıllarda PKK terör örgütü ortaya çıktı. PKK 40 yıldır Türkiye’de terör estirdi. Yıllar sonra da Paralel Yapı (FETÖ) denilen terör örgütü hortladı. Dikkat ederseniz her iki terör örgütünün 40 yıllık bir mazisi vardır! Sanki aynı dönemde eşzamanlı kurulmuşlardır. Birisi aleni diğeri gizli. Diğerinin terör örgütü olduğu 40 yıl sonra tescillendi. Aynı dönemlerde palazlanıp filizlenmişlerdir. Yani, 17-25 Aralık Darbe Girişimi ile yıllarca Cemaat denilen masumiyet kisvesindeki çok gizli bir yapılanma devletin kılcal damarlarına kadar sızarak devleti ele geçirmeye çalışması gün gibi ortaya çıktı. 15 Temmuz 2016 da Türkiye’yi derinden sarsan darbe/işgal girişimi ile de böylesi bir derin devletin eli kanlı bir terör örgütün olduğu bütün yönleriyle ortaya çıktı.
Bütün bunlar gösteriyor ki Türkiye’de Derin Devlet (sahte derin devlet) yapılanmaları 100 yıldır devam etmiş. Bilhassa NATO üyesi olduğumuzdan bu yana… Derin Devlet’in (sahte derin devlet) biri gitmiş biri gelmiş. Emperyalist güçler Türkiye’yi 100 yıldır Derin Devlet (sahte derin devlet) denilen yapılarla kontrol altında tutmuşlar. Askerimize, istihbaratımıza, polisimize, bürokrasimize vs. her yere musallat olmuşlar, sızmışlar ve yıllarca da ülkemizi perde arkasında yönetmeye çalışmışlar.
Türkiye’de Derin Devlet değil, DERİN DEVLETÇİLİK ANLAYIŞI vardır. Bu anlayış tarihimizin binlerce yıllık derinliğinden gelmektedir. Bu anlayışı devam ettirenler ise AKSAKALLILAR’dır. Binlerce yıllık Müslüman Türklerin (Ve Müslüman olmadan önceki Türklerinde) kurmuş oldukları tüm devler bu anlayış üzerinden kurulmuştur. Temelinde bu anlayış vardır. Aynen Selçuklu’da, Osmanlı’da ve şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nde olduğu gibi DERİN DEVLETÇİLİK ANLAYIŞIMIZ devam etmektedir.