KAYI KÖYÜ ESKİ KÖY DEĞİL ARTIK

KAYI KÖYÜ ESKİ KÖY DEĞİL ARTIK

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 16, 2026 - 08:19

Köye gidersin…

Yollar aynı, virajlar aynı, taşlar aynı…

Ama bekleyenler yok.

Meğer insan memleketine değil, sevdiklerine gidermiş.

Bizim köyün adı Kayı, Mecitözü’ne yaklaşık 15 km.

Aslında ben köyümü değil, kaybettiklerimizi özlemişim.

Yol aynı, giriş aynı…

Evler biraz daha modernleşmiş ama kalabalık azalmış.

Eskiler gitmiş, yeni yüzler gelmiş.

Ama eski samimiyet yok…

Eski dostluk yok…

Eski yardımlaşma, eski komşuluk, eski amcalar, eski abiler, eski akranlar yok artık.

Biz farkında olmadan büyümüşüz…

Artık biz amca olmuşuz, abi olmuşuz, köyün büyüğü olmuşuz; haberimiz bile yok.

Eskiden köye gittiğimizde her gördüğümüz kişiye amca, abi derdik.

Yıllar ne çabuk geçmiş…

Ne çok şey alıp götürmüş bizden.

Bir zamanlar bacası tüten, kapısı hiç boş kalmayan evlerin çoğu şimdi kilitli…

Kimisi yıkılmış, kimisi sessizliğe terk edilmiş.

Pazartesi günleri kasabaya gitmek için yaşanan o heyecan yok.

O kalabalık yok.

O traktörler, römorklar yok artık.

Sabah kalktığımızda yolu bir saat kapatan köy sığırları yok.

Akşam da yok, sabah da…

Yollar bomboş.

Traktör römorklarının arkasından asılanlar, arabaların arkasından koşan çocuklar yok.

Sokaklarda dalya oynayan, çelik çomak çeviren, top koşturan çocuklar da yok artık.

Yiğitler lakaplarıyla anılırdı…

Köye değer katan habili, golo, husgul, beri, kelali, uruz, lıbık, Zeyni, haylo, titiriz, mıcco, ballik, habili, gınık, guvali, düdüklü, dimbil, gummuk, cömez, Gana, coli, ibiş, bato, mammık, kazdalı, güdülü, urus, mışgo, Gado giller…

Hiçbiri görünmüyor artık.

Her evde olan tavuklar, ördekler, culuklar yok.

Birbirine rastladığında yol vermeden geçmeyen, durup selam veren, hal hatır soran insanlar yok artık.

Köy bitkin…

Köy yorgun…

Köy kimsesiz…

Evler kilitli, bacalar tütmüyor.

Yedigöz’deki o büyük havuz yok artık.

Çeşmeler akmıyor.

Tezek toplayan, omuzlukları ile şu taşıyan çalışkan kadınlar yok.

Eşeklerle odun taşıyan emekçi erkekler yok.

Cenazelerin kalabalığı yok…

Bayramların o iç titreten heyecanı yok…

İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den gelecek misafirlerin yolunu gözleme sevinci yok.

Kayı Köyü eski köy değil artık.

O kalabalık yok.

O heyecan yok.

Köy okulu yok, köy öğretmenlerinin olduğu günler yok.

Ama bir şey hâlâ var…

Toprağın altında emek,

duvarlarda hatıra,

yollarda ayak izi,

kalbimizde ise bitmeyen bir sevgi var.

Çünkü bu köy,

bir zamanlar yardımlaşmanın,

dayanışmanın,

saygının,

insanlığın ne demek olduğunu bize öğreten yerdi.

Ve insan bazı yerleri terk etse de,

o yerler insanın içini hiç terk etmiyor.

h.bay