ABD ve İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRACAĞINI 10 YIL ÖNCE YAZMIŞTIM !..

ABD ve İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRACAĞINI 10 YIL ÖNCE YAZMIŞTIM !..

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 30, 2026 - 23:22

2010 yılında ABD’nin gözde dergisi The Atlantic İsrail’in İran’a saldıracağını iddia etmişti. Oysaki ben The Atlantic’ten aylar önceki iddiamda ABD’nin İran’a İsrail yoluyla saldıracağını Anayurt gazetesinde yazmıştım. Bu saldırı bir yıl içinde gerçekleşeceğini öne süren ABD’nin ünlü The Atlantic dergisi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyau dahil Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi ve birçok yetkilinin görüşüne dayanarak böyle bir haberi kapağında verdi. Hatta saldırı oranı bile yüzde 50 imiş! Demek ki İsrail İran’a saldırmak için bir hazırlık yapıyor. Ben aylar önceki iddiamda ABD’nin İran’a İsrail yoluyla saldıracağını yazmıştım. Hatta Ortadoğu’nun cehennem gibi olduğundan bahsederek ABD-İRAN geriliminin nasıl sonlanacağı hakkında da tespitlerim olmuştu. Ayrıca böylesi bir karışık atmosferde Türkiye’nin nasıl bir tavır alacağından da bahsetmiştim. Ve 2010 yılının Türkiye’nin kader yılı olduğuna da vurgu yapmıştım. Şu andaki ABD/İsrail-İran savaşının perde arkasını görebilmek için o günlerde neler yazdığımızı siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

“Ortadoğu Cehenneminde ABD-İRAN Gerilimi Nasıl Sonlanacak: İRAN’A, ABD Mİ İSRAİL Mİ SALDIRACAK?” -  (13 Ağustos 2010 - Anayurt Gazetesi)

Ortadoğu cehennem gibi…  Irak’taki kargaşa, patlayan bombalar ve suikastlar… Suriye’deki iç savaş… Geçmişte olduğu gibi günümüzde de Ortadoğu’da kan, gözyaşı ve kargaşa hâlâ durmak bilmiyor. Geçtiğimiz günlerde İran Devrim Muhafızları Ordusuna bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin ABD’nin düzenlediği bir saldırı sonucunda öldürülmesi neticesinde Haşdi Şabi Başkan Yardımcısı Mehdi el-Mühendis’in ile birlikte 10 kişi hayatını kaybetmişti. İran’ın misilleme yaparak ABD askeri üslerine füze saldırısında bulunması sonucunda ortam iyice gerilmişti.

ABD-İran arasındaki gerginliğin doruk noktaya çıktığı bir anda Ukrayna yolcu uçağının İran tarafından yanlışlıkla düşürmesi sözkonusu gerginliği daha da zirveye taşıdı. Neyse ki İran, Ukrayna uçağını yanlışlıkla düşürdüğünü açıklayarak özür diledi ve suçluların en kısa bir zamanda cezalandırılacağını beyan etti. İran ne kadar Ukrayna yolcu uçağının düşürülmesi ile ilgili özür dilese de ABD ve AB ülkeleri manidar açıklamalar yaptılar. İran özür dilemesi Kanada, İngiltere, Almanya ve İsveç gibi ülkeler tarafından memnuniyetle karşılaması uluslararası kamuoyunu olumlu bir şekilde etkiledi. Her şeye rağmen bütün bu gelişmeler Ortadoğu’da suların durulmayacağının en aşikar habercisi olsa gerekti.

Ortadoğu’daki ABD-İran gerilimi dünyada yankı bulurken İran içinde de farklı ve trajik olayların da kapısını aralamaktaydı. İran arka arkaya açıklamalar yaparak ABD’yi sürekli uyarmaya devam etti. İran’daki ekonomik sorunlar, özgürlükler üzerine halkın eylemler yapması ve istikrarsız gidişat maalesef İran yönetimini de bir hayli zora sokmuştu. İran’daki protestolar da İran yönetimine karşı ayrı bir mesaj vermekteydi.

Bütün bu olayların üzerine haber ajansları, dış politika uzmanları ve stratejistler her an ABD-İran arasında büyük bir savaşın cereyan edeceği konusunda haber ve yorumlar yapmaya başladılar. Türkiye ise ABD-İran gerilimine temkinli yaklaşmayı tercih ederek isabetli açıklamalar yaptı. İran işi daha da ileriye götürerek ABD askerlerinin Ortadoğu’da güvende olmadığını belirterek aynı zamanda Avrupa Birliği ülkelerin askerlerinin de hedef olabileceğinin altını çizmişti.  

ABD-İran gerilimi Türkiye’yi ne kadar etkiler sorusuna verilecek tek cevap Türkiye’nin istikrarlı bir dış politika izlemesidir. Türkiye’nin Ortadoğu’daki barış çabaları boşa gitmemektedir. Bilhassa Rusya ilişkilerimiz doğrultusunda Suriye konusunda bir hayli mesafe katedilmekle birlikte Libya’da da barışın sağlanması için atılan adımlar her şeyi açık bir şekilde izah etmeye artar ve yeter bile.

Nasıl ki şu anda hem Suriye hem Libya konusunda arabuluculuk yaparak barış sağlanmasında olumlu adımlar atan Türkiye bir bakarsınız ABD-İran arasındaki olağanüstü gerginliği sona erdirebilmek için bir proje geliştirebilir. Bu da ya aleni olur ya da gizli! Bu konuda yapmış olduğumuz araştırmalar ve istihbarat bilgileri bu husustaki tahminlerimizi daha da gücendirmektedir.

Tüm arzumuz Ortadoğu’da kan, gözyaşı ve zulüm sona ersin. Sadece Türkiye değil Ortadoğu’daki tüm ülkeler ile birlikte ABD, Rusya ve tüm AB ülkeleri de elini taşın altına soksun. Ki Ortadoğu cehennem olmaktan çıksın ve Ortadoğu ülkelerinin halkları huzura kavuşsun.

Türkiye’de ve Ortadoğu’da birçok olay patlak verecek! Büyük Ortadoğu Projesi’nde Türkiye EŞBAŞKAN! ABD ile Müttefik! Ayrıca AB’ye aday! Her nedense İsrail ile Türkiye’nin arası öyle bir açıldı ki!.. Bu durum ABD ve AB’yi de rahatsız etti. Bir de buna Türkiye-İran ilişkilerindeki pozitif gelişmeler eklenince! İran-Brezilya arasındaki nükleer takas anlaşmasında Türkiye aracılık yapmıştı. Şu anda Brezilya geri adım attı. Türkiye ve İran arasını da her an açabilirler. ABD ve Müttefikleri İran’ı yalnızlaştırmak için Türkiye’ye baskı yapacaklar. Maalesef tehdit yolda!..

İran ve Brezilya arasında zenginleştirilmiş uranyum ve zenginliği yüksek nükleer yakıt takası anlaşmasına karşı çıkan ABD sonunda Brezilya’yı da dize getirerek BM’in almış olduğu karara İran’a uygulanacak yaptırımları kabul ettirdi. Bilindiği gibi ABD ve müttefikleri İran ve Brezilya arasındaki nükleer takası anlaşmasını yetersiz bulmuş ve İran’a yaptırım kararı alınmıştı. Her ne olduysa Brezilya sonunda pes ederek ABD’nin baskılarına boyun eğip BM almış olduğu karara ‘evet’ diyerek İran’ı tamamen yalnızlığa terk etti. Dünyada bir hayli ses getiren Brezilya-İran yakınlaşması ABD ve BM baskıları karşısında bozuldu.

Şu anda İran’ı yalnızlaştırma süreci başlatıldı. Brezilya pes ettikten sonra! Türkiye’nin bu konudaki tutumu ne olur onu zaman gösterecek. Fakat İran’ı köşeye sıkıştırmaya devam ediyorlar. Brezilya Devlet Başkanı Luiz İnacio Lula da Silya da bu kararın altına imza attı. Gerekçe çok garip! İçeriğine katılmasalar da BM Güvenlik Konseyi kararlarını kabul etmek gelenekmiş! Brezilya’nın almış olduğu karara ilk tepki Çin’den geldi. Çin, İran’ı yalnızlaştırma projesinin barışçıl çözümler getirmeyeceğini açıkladı. Bu da gösteriyor ki İran ABD ve müttefikleri tarafından büyük bir baskı altında. Böylece İsrail’e fırsat doğmuş oluyor.

ABD’nin gözde dergisi The Atlantic İsrail’in İran’a saldıracağını iddia etti. Bu saldırı bir yıl içinde gerçekleşeceğini öne süren ABD’nin ünlü The Atlantic dergisi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyau dahil Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi ve birçok yetkilinin görüşüne dayanarak böyle bir haberi kapağında verdi. Hatta saldırı oranı bile yüzde 50 imiş! Demek ki İsrail İran’a saldırmak için bir hazırlık yapıyor. Ben aylar önceki iddiamda ABD’nin İran’a İsrail yoluyla saldıracağını yazmıştım.

Türkiye-İran arasındaki pozitif ilişkilerle Türkiye-İsrail arasındaki negatif ilişkiler İsrail’in İran’a saldırma olasılığını Suudi Arabistan üzerinden yapacağı ihtimalini yüksek göstermektedir. Türkiye ile İsrail arasında artık derin bir uçurum var. Dostluk bozuldu. Belki de Türkiye-İran yakınlaşmasıydı asıl İsrail’i kızdıran. Bu saldırı plânı şu anda hazır bekliyor. Fırına verildi bile. Zaten The Atlantik dergisinin bu haberi kapaktan vermesi de boşuna değil. ABD İran’a olan öfkesini İsrail üzerinden yapacak. ABD ne Türkiye’yi ne de İsrail’i kaybetmek ister! Ne kadar da Türkiye-İsrail arasında gerilim/tansiyon son derece yüksek olsa da ABD her iki ülkeyle de iyi geçinerek nabza göre şerbet veriyor.

Bütün bunlar apaçık gösteriyor ki Ortadoğu’da dengeler değişecek. Ortadoğu’da 3. dünya savaşının pimi bile çekilebilir. Ortadoğu şekillenecek. Sınırlar değişecek. Afganistan, Irak işgalleri boşuna değildi! Şimdi sıra da İran var! İran’a diz çöktürmek için her türlü baskı yapılıyor. İran ise kolay kolay pes etmeyeceğine göre. Ortadoğu’yu kötü günler bekliyor. Türkiye’nin kaderi de Ortadoğu’ya uygulanan bu plândan geçecek. Türkiye de bu plânın bir parçası sayılır! Türkiye’deki dip dalgalar, değişimler, dönüşümler boşuna değil!..”