Yol Ayrımındaki Toplumsal Sözleşme: "Evet"in Hukuku, Toplumun Vicdanı
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye, tarihinin önemli eşiklerinden birine doğru ilerliyor. Bir anayasa değişikliği, yalnızca hukuki bir metnin yenilenmesi değil; devlet ile millet arasında kurulacak yeni toplumsal sözleşmenin de adıdır. Bu nedenle sandıkta kullanılacak her oy, sadece bugünü değil, gelecek kuşakların yaşayacağı Türkiye'yi de şekillendirecektir.
Anayasa, bir siyasi iktidarın programı değil; milletin ortak iradesini ve devletin temel karakterini belirleyen en üst hukuk normudur. Bu yüzden hazırlanış süreci kadar uygulanış biçimi de önem taşır. Demokratik meşruiyet çoğunluğun iradesiyle sağlanır; ancak gerçek demokrasi, farklı düşünenlerin de kendisini güvende hissettiği ölçüde güç kazanır.
Asıl sınav, referandumdan sonra başlayacaktır. Toplumsal barış, yalnızca sandığı kazananların memnuniyetiyle değil, farklı görüşlere sahip vatandaşların kaygılarının giderilmesiyle mümkün olur. Toplumun tüm renklerini ve kimliklerini kucaklayan bir anayasa kalıcıdır; aksi hâlde hukuk metni olmaktan çıkar, siyasi tartışmaların odağına dönüşür.
Türkiye'nin en büyük ihtiyacı ortak aidiyet duygusudur. Her vatandaşın, kimliği ya da yaşam tarzı ne olursa olsun, "Bu devlet benim devletim, bu anayasa benim anayasam." diyebilmesi güçlü devletin temelidir. Hukukun eşit uygulanması ve temel hakların güvence altına alınması bu güvenin vazgeçilmez şartıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey yalnızca yeni maddeler yazmak değil, toplumsal güveni yeniden inşa etmektir. Güvenin zayıf olduğu yerde hukuk yara alır, ekonomi kırılganlaşır, demokrasi yıpranır. Güçlü devlet, vatandaşına güven veren devlettir.
Bu nedenle yeni anayasa; yalnızca siyasetçilerin değil, hukukçuların, akademisyenlerin, sivil toplumun, gençlerin ve toplumun bütün kesimlerinin katkısıyla hazırlanmalıdır. Ancak o zaman gerçek anlamda "milletin anayasası" olabilir.
Son Söz
Anayasa değişikliğine "Evet" demek, tek başına güçlü bir gelecek inşa etmeye yetmez. Belirleyici olan, bu sürecin hukukun üstünlüğünü esas alan, temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan, hiçbir kesimi dışlamayan bir anlayışla yönetilmesidir.
Tarihi belirleyen yalnızca sandıktan çıkan sonucun kendisi değildir. Asıl belirleyici olan; o sonucun ardından sergilenecek devlet aklı, hukuk anlayışı ve milletin tamamını kucaklayan yönetim vizyonudur. Türkiye'nin gerçek başarısı, hiçbir vatandaşın kendisini dışlanmış hissetmediği, ortak geleceğe güvenle bakabildiği bir toplumsal sözleşmeyi hayata geçirebildiği gün olacaktır.