Köyümüzden… Mecitözü'nün Unutulmayan Günleri

Köyümüzden… Mecitözü'nün Unutulmayan Günleri

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 25, 2026 - 11:38

Bazı şehirler, ilçeler ve köyler vardır; insan oradan ayrılsa bile içinde yaşamaya devam eder.

Çünkü insanın memleketi sadece doğduğu yer değildir. Çocukluğunun geçtiği sokaklar, duyduğu sesler, gördüğü insanlar ve yaşadığı küçük mutluluklar da onun memleketidir.

Benim için Mecitözü de böyle bir yerdir.

Bir ilçeden daha fazlasıdır.

İnsanların birbirini tanıdığı, selamın değerli olduğu, komşuluğun sadece bir kelime değil bir yaşam biçimi olduğu günlerin hatırasıdır.

Mecitözü'nün pazartesi pazarı da bu hatıraların en canlı olanlarından biridir.

Pazartesi sabahları sadece ilçe merkezi değil, çevredeki bütün köyler adeta Mecitözü'ne akardı.

Daha sabahın erken saatlerinde yollar hareketlenir, köylerden gelen insanlarla ilçe bambaşka bir canlılığa kavuşurdu.

Sokaklarda yürürken tanıdık birine rastlamadan birkaç adım atmak neredeyse mümkün değildi.

Çünkü o pazar sadece alışveriş yapılan bir yer değildi.

Orası aynı zamanda bir buluşma yeriydi.

Hasretlerin giderildiği, dostların görüştüğü, köylerden gelen haberlerin paylaşıldığı, insanların birbirinden hâl hatır sorduğu bir yerdi.

Bir köylü pazara sadece sattığını almak veya ihtiyacını karşılamak için gelmezdi.

Bir selam vermek, bir dost görmek, biraz sohbet etmek de o günün güzelliklerinden biriydi.

Ama Mecitözü pazarının benim hafızamda kalan farklı bir özelliği daha vardı.

Saatler öğleden sonra ikiyi gösterdiğinde o büyük kalabalık yavaş yavaş dağılırdı.

Sabah adım atacak yer bulunmayan sokaklar birkaç saat içinde eski sakinliğine kavuşurdu.

Pazarcılar tezgâhlarını toplar, köylüler dönüş yoluna koyulur, herkes yeniden kendi işinin başına dönerdi.

Ben çocukluğumdan bu yana Mecitözü pazarının akşama kadar sürdüğünü hiç hatırlamıyorum.

Bu küçük ayrıntı bile aslında çok şey anlatıyordu.

Mecitözü insanı vakti boşa harcamazdı.

İşini görür, sohbetini eder, alışverişini yapar ve yeniden tarlasına, hayvanına, dükkânına, ailesine ve ekmeğinin peşine dönerdi.

Çünkü çalışkanlık bazen büyük sözlerle değil, hayatın içindeki küçük alışkanlıklarla kendini gösterir.

Mecitözü denilince aklıma gelen bir başka güzel hatıra da Beke Kaplıcalarıdır.

Kaç Mecitözülü vardır ki bayramlarda, yaz günlerinde ailesiyle birlikte Beke'ye gittiği günleri hatırlamaz?

Çocukların sevinçle koştuğu, büyüklerin gölgelerde uzun sohbetler ettiği, aynı sofrada ekmeğin ve mutluluğun paylaşıldığı günler...

Beke Kaplıcaları sadece suyu ile bilinen bir yer değildi.

Orası insanların bir araya geldiği, ailelerin güzel vakit geçirdiği, çocukluk hatıralarımızın içine yerleşmiş bir mekândı.

Yıllar sonra kapandığını öğrendiğimde içimde bir burukluk oluştu.

Çünkü bazı yerler kapandığında sadece kapıları kapanmaz.

Bir dönemin sesleri, çocuk kahkahaları ve güzel hatıraları da sessizliğe bürünür.

Ama bazı değerler tamamen kaybolmaz.

Onlar insanların hafızasında yaşamaya devam eder.

Dilerim ki bir gün Beke Kaplıcaları yeniden hayat bulur.

Mecitözü'ne, köylerine ve gelecek nesillere yeniden hizmet eder.

Çünkü bazı yerler sadece bir bina, bir işletme veya bir mekân değildir.

Onlar bir bölgenin hafızasıdır.

Bir zamanlar pazartesi günleri Mecitözü'ne gelen köylülerin selamı, sokaklarda oluşan kalabalık, Beke'de paylaşılan mutluluklar...

Bunların hepsi bizim geçmişimizin değerli parçalarıdır.

Geçmişi hatırlamak, sadece eski günleri anmak değildir.

Geçmişin güzelliklerinden bugüne bir ders taşımaktır.

Çünkü bir memleketi memleket yapan; sadece taşları, yolları ve binaları değil, içinde yaşayan insanların bıraktığı izlerdir.

Kalem; vicdandan uzaklaşınca kelimeler çoğalır, hakikat azalır. Biz kalemimizi; vatanın, vicdanın ve vefanın yanında tutmaya devam edeceğiz.