ÖLMEK YA DA ÖLMEMEK
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Babam kalp hastası idi ve fıtık da vardı.
Kalpten dolayı fıtık ameliyatı yapılamıyordu.
Ta ki bağırsak düğümlenmesi oluncaya kadar...
Durum acildi.
O gece GATA'ya götürdük.
Doktor bize mutlaka ameliyat olması gerektiğini, aksi takdirde fazla yaşamayacağını söyledi.
Riskli idi. Hem kalp hem fıtık vardı.
Ben doktor olan amcamın oğlu, kardeşimle aynı ismi taşıyan Halis Bilge'yi aradım, durumu izah ettim.
O da hemen ameliyat olsun dedi. Ondan da onay alınca kararı verdik.
Bu arada doktorlar babama durumu açık açık izah etmişlerdi.
Babam da:
"Hadi yine iyisiniz, buldunuz bir kurbanlık koyun. Kesin bakalım." diyerek doktorlarla şakalaşarak ameliyata girdi.
Ameliyat uzun sürdü. Hem fıtık hem bağırsak ameliyatını birlikte yapmışlardı. Üstelik hazırlıksız ve acil yapılan bir ameliyattı.
Başarılı geçen ameliyattan sonra babam 9 yıl daha yaşadı.
Son üç yıl ise diyalize gitmeye başladı.
Son gidişinde diyalizde iken fenalaşıyor.
Ve GATA Acil'e götürdük.
Birkaç gün yoğun bakımda kaldı.
Son gün kardeşlerim ile evde Yasin okuyoruz, dua ediyoruz.
Tam bitti...
Maalesef doktor beni aradı.
Ve acı haberi verdi.
Zor haberi ben de kardeşlerime bildirdim ve gerekli hazırlıklara başladık.
Annemizden 27 yıl sonra babamızı da ahirete uğurlamış olduk.
Ne anne ne baba, hatta dayı, teyze, hala, amca bile kalmadı.
Allah rahmet eylesin.
Artık onların yerini biz aldık.
Babam köyde mezarlıkta yalnız başına yatıyor.
Berisinde ve ötesinde amcalarım var. Yanları dolu.
Ve bir gün köyde cenazedeyiz.
Mezarlıkta defin yapıldı, dönüyoruz.
Amcamın oğlu, benden yaşça da epey büyük.
Babamın yanını göstererek:
"Bak, babanın yanı boş." dedi.
Ben de kendisine:
"Abi, daha siz varsınız önümüzde." dedim.
"Bu iş sırayla değil." dedi.
Doğru, sırayla değil ama sırası gelen gidiyor.
Zaten geliş, gidiş için değil mi?
Bütün mesele...
Ölmek ya da ölmemek değil.
Mühim olan hazırlıklı gitmek.
Elini kolunu sallayarak, boş değil...
Dolu olarak.
Evet, yer boş da...
Bizim elimiz dolu mu?