PATRONSuz BİR DÜNYANIN MÜMKÜNATI: METİN YEĞİN VE "ÖZGÜR ZAMANLAR"
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
"Başka bir dünya mümkün" cümlesini hepimiz duymuşuzdur. Peki ya bu cümleyi sadece slogan olarak değil, bizzat yaşayarak ispatlayan biri olduğunu biliyor muydunuz?
Metin Yeğin… Yazar, belgeselci, gazeteci, sinemacı, avukat ve gezgin. 1963 İstanbul doğumlu. Ama onu tanımlayan asıl kimlik, belki de "mümkünatın mimarı" olması. Zapatistalardan Topraksızlar Hareketi'ne, küresel ölçekteki muhalif ve otonom hareketleri sadece izlemekle kalmamış, bizzat içinde yaşamış, solumuş, öğrenmiş ve şimdi öğrendiklerini Galata'nın arka sokaklarında hayata geçiriyor.
Patronusuz çay kafesi açtı. Bu cümle kulağa tuhaf geliyor, farkındayım. Çünkü "patron" kelimesiyle "patronsuz" kavramını aynı cümlede kullanmak, dilin kendisine yapılmış bir itiraz gibi. Ama zaten mesele de tam burada başlıyor: Dilin dayattığı kalıpları kırmak.
"Özgür Zamanlar" Fesleğen-Galata'da açıldı. Eski Avusturya San Jorc hastanesinin tam karşısında. Ya da daha doğrusu sokakta. Çünkü orası bir mekân değil, bir paylaşım alanı. Nereye masa koyabiliyorsanız, orası.
Menüde Zapatista kahvesi var, kooperatif çayı var. Çay 25 lira. Yakında "işçi menüleri" başlayacak. Sabahları "Happy Worker Hours" olacak. Kim "ben işçiyim" derse, çay ve simit 25 lira.
Peki bu nasıl bir işletme modeli? Cevap basit: Patron yok. Kim ne çalışıyorsa, o kadarını paylaşıyor. Kooperatif demelerinin sebebi de bu: "Birlikte" yapmayı anlatmak için.
Ama Metin Yeğin bununla kalmıyor. Manisa Türkmen Köyü'nde bir kolektif yaşam köyü kuruyor. Orada toplanan domatesler, Fesleğen'de menemen olarak sofraya geliyor. Köyde herkes çalışkan, herkes mutlu. Şarkılarla, rakslarla emeklerini sergiliyorlar. Bağ bozumu şenlikleri düzenliyorlar. "Yaşasın şenlikli hayat" diyorlar.
Metin Yeğin, sıfırdan bunu başardı. Hem de hiçbir şey yapılamaz diyenlere inat, ibret gibi harika işler başararak.
Şöyle diyor: "Garip olan şey, bu kadar kalabalık olduğumuz halde yalnız hissetmemiz ve birlikte, küçük bir ipten tutup, paçasından çekiştirip duruyoruz sistemin…"
Ne kadar haklı. Hepimiz bir şeylerin değişmesini istiyoruz ama çoğu zaman nereden başlayacağımızı bilmiyoruz. Ya da başlasak bile yalnız kalacağımızdan korkuyoruz. Oysa Metin Yeğin, Galata'nın bir sokağında, Manisa'nın bir köyünde, bir fincan kahvede, bir tabak menemen de gösteriyor ki: Birlikte olunca, küçük bir ipten tutup çekiştirmek bile sistemin paçasını sökebiliyor.
Belki de mesele devrimci bir büyük patlama değil. Belki de mesele, her gün, her yerde, her küçük kararda "başka bir dünya"yı inşa etmek. Bir çay ocağında, bir domates tarlasında, bir şarkıda, bir menemen tabağında.
Metin Yeğin'e teşekkürler. Çok şey yapıyorsun. En azından bir şeylerin yapılabileceğini gösteriyorsun.
Katılmak isteyen herkes Metin Yeğin'e kolaylıkla ulaşabilir