Sağlıkta Dijital Onay Dönemi: İmza Atmakla Anlamak Aynı Şey mi?
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hastaneye gittiğimizde önümüze gelen onam formlarına hepimiz aşinayız. Bazen dikkatlice okuyoruz, bazen de aklımız doktorun biraz önce söylediklerinde olduğu için birkaç satırın üzerinden hızlıca geçiyoruz. Özellikle bir ameliyat ya da önemli bir tedavi söz konusuysa, insanın zihni zaten yeterince meşgul oluyor.
Peki, imzaladığımız belgelerde yazanları gerçekten ne kadar anlıyoruz?
Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 27 Ekim 2026 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik, sağlık hizmetlerinde yeni bir uygulamanın önünü açtı.
Düzenlemeyle birlikte büyük cerrahi ameliyatlar, girişimsel işlemler, anestezi ve sedasyon uygulamaları başta olmak üzere, bilgilendirilmiş rıza gerektiren tıbbi müdahalelerde onay artık elektronik ortamda da alınabilecek. Üstelik yönetmelik, birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesislerini kapsıyor.
Peki, sistem nasıl işleyecek?
Hastalar, kendilerine sunulan onam formlarını e-Nabız üzerinden veya cep telefonlarına gönderilen bağlantı aracılığıyla inceleyebilecek. İşlemi kabul etmeleri halinde, doğrulanmış telefon numaralarına gönderilen tek kullanımlık SMS koduyla onay verebilecekler. e-Nabız kullananlar kodu sisteme kendileri girebilecek. Dijital uygulamalarda zorlanan kişiler ise kodu sağlık tesisindeki yetkili sağlık çalışanına ileterek işlemlerini tamamlayabilecek.
Elektronik ortamda verilen onaylar kayıt altına alınacak ve belgeler daha sonra e-Nabız üzerinden görüntülenebilecek. Yönetmelik ayrıca kimlik doğrulaması, kişisel verilerin korunması ve işlem kayıtlarının güvenliği konusunda da kurallar getiriyor.
Bana kalırsa bu gelişme, yalnızca kâğıt kullanımının azalması ya da işlemlerin hızlanması açısından değerlendirilmemeli. Çünkü konu doğrudan hasta ile hekim arasındaki iletişime de dokunuyor.
Sağlık hizmetlerinde kullanılan dil her zaman herkes için anlaşılır olmayabiliyor. Sağlık çalışanlarının günlük hayatında sıkça kullandığı tıbbi terimler, hasta için oldukça yabancı olabiliyor. İnsan kendisine uygulanacak işlemin nasıl yapılacağını, sonrasında neler yaşayabileceğini ve hangi risklerle karşılaşabileceğini bilmek istiyor. Bazen bütün bunlardan önce, aklındaki küçük bir sorunun yanıtını duymaya ihtiyaç duyuyor.
Aslında yeni yönetmeliğin önemli noktalarından biri de burada. Hastanın yeterli, anlaşılır ve zamanında bilgilendirilmesi, kararını kendi özgür iradesiyle vermesi temel ilkeler arasında yer alıyor. Yani dijital onay, hastayı bilgilendirme sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Bir de işin günlük hayattaki karşılığı var. Telefonundan bütün işlemlerini rahatlıkla yapan biriyle teknolojiye mesafeli duran birinin ihtiyaçları aynı değil. Özellikle ileri yaştaki hastalar açısından sistemin kolay anlaşılması ve gerektiğinde destek alınabilmesi oldukça önemli.
Sağlık Bakanlığının dijitalleşme yönünde attığı bu adım, hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının işini kolaylaştırabilecek bir gelişme. Sağlık kayıtlarına erişimin artması ve işlemlerin daha düzenli takip edilebilmesi de bu dönüşümün değerli taraflarından.
Yine de sağlıkta teknolojinin başarısını yalnızca işlemlerin ne kadar hızlı tamamlandığıyla ölçmemek gerektiğini düşünüyorum.
Sonuçta önemli olan hastanın onay vermesi kadar, neye onay verdiğini bilmesi ve kendisini bu sürecin bir parçası olarak hissedebilmesi.
Belki de sağlıkta dijital dönüşümün en güzel yanı, teknolojiye daha fazla yer açarken insana ayırdığımız zamanı da daha değerli hale getirebilmek.