SEÇİCİ VİCDANIN KONFORU

SEÇİCİ VİCDANIN KONFORU

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 9, 2026 - 22:04

Vicdan, insanı insan yapan en önemli değerlerden biridir. Ancak vicdanın da bir sınavı vardır: Her acıya aynı hassasiyetle yaklaşabiliyor muyuz?

Günümüzde çoğu zaman vicdanımızı olayların büyüklüğüne göre değil, yakınlığına, siyasi kimliğine, ideolojik konumuna veya sosyal medyadaki görünürlüğüne göre kullanıyoruz. İşte buna seçici vicdan deniyor.

Bir ülkede yaşanan trajedi karşısında gözyaşı dökerken, benzer bir acı başka bir coğrafyada yaşandığında sessiz kalabiliyoruz. Kendimize yakın gördüğümüz insanların haklarını savunurken, aynı hakların başkaları için ihlal edilmesine kayıtsız kalabiliyoruz. Kendi düşüncemize uygun mağdurların sesi olurken, hoşumuza gitmeyen insanların mağduriyetlerini görmezden gelebiliyoruz.

Oysa vicdanın gerçek değeri, bize benzeyenler için değil, bize benzemeyenler için de harekete geçebildiğinde ortaya çıkar.

Sosyal medya çağında seçici vicdan daha da görünür hale geldi. Bir olay günlerce konuşulurken başka bir olay birkaç satırlık haber olarak geçip gidiyor. Çünkü artık birçok insan neyin önemli olduğunu kendi değerlendirmesiyle değil, ekranında en çok karşısına çıkan içeriklerle belirliyor. Algoritmaların yönlendirdiği bir duyarlılık, zamanla gerçek vicdanın yerini alabiliyor.

Belki de çağımızın en büyük ahlaki sorunlarından biri budur. Acılar arasında sıralama yapmak. Kimin yasının daha değerli olduğuna karar vermek. Bir insanın ölümüne öfkelenirken başka bir insanın ölümünü istatistik olarak görmek.

Vicdan seçmeye başladığında adalet zayıflar. Adalet zayıfladığında ise toplumlar ortak ahlaki zeminlerini kaybeder.

Bugün ihtiyacımız olan şey, daha yüksek sesle konuşmak değil; daha tutarlı bir vicdan geliştirmektir. Çünkü gerçek vicdan, alkış alacağı yerde değil, sessiz kalmanın daha kolay olduğu yerde kendini gösterir.

Bir toplumun büyüklüğü, hangi acılara ağladığıyla değil, hangi acıları görmezden gelmediğiyle ölçülür.