TENCERE KAPAK

TENCERE KAPAK

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 7, 2026 - 18:06

Kızılay’da bir simitçi...

Yer, başkentin en işlek yeri Kızılay.

Bölgedeki simitçilerden birisi, simit arabasının yanında tabureye oturmuş müşteri bekliyor. Elinde de şeffaf naylon eldiven.

Ne de güzel, hijyen kuralları harfiyen uygulanıyor...

Siz öyle zannedin.

Bizim vatandaşımız, yani simitçimiz, eldiveni ne için taktığının ya farkında değil ya da müşterisinin farkında olmayacağını zannediyor.

Ne mi yapıyordu?

Biliyorum, merak ettiniz, hatta tahmin de ettiniz.

Evet, aynen öyle...

Elinde eldiveni ile burnuna parmağını sokmuş, bir güzel sondaj yapıyordu.

Hem de uzun uzadıya...

Evet, evet, maalesef ayniyle vaki.

Bu benim gördüğüm.

Bu da bir şey mi?

Daha beteri var.

İstiklal Caddesi’ndeki meşrubatçı...

Bu da benim görmediğim ama okuduğum, Güneri İçoğlu’nun “Dumur Detayları 2” kitabından:

“İstanbul İstiklal Caddesi’nde yaşanıyor olay.

Ünlü bir markanın içecek tanıtımı yapılıyordu. Birkaç tezgâh kurulmuş, bangır bangır müzik eşliğinde görevli promosyon elemanları gelene geçene plastik bardaklarda içecekler dağıtıyorlardı.

Bu arada temizliğe ve hijyene de önem verilmiş; görevli elemanlar başlarına şapka, ellerine plastik şeffaf eldivenler giymişler ve ağızlarına da maske takmışlar.

Bütün bu hijyenik donanıma rağmen, bu tezgâhların yanından geçerken görevli elemanlardan birinin o şeffaf eldivenlerle şeyini pervasızca karıştırdığını gördüm.

Ben de bu promosyon meşrubatlardan bir bardak içmeye yelteniyordum ki birden susuzluğum o anda geçti...”

Aslında Ankara’daki simitçi ile İstanbul’daki meşrubatçı birlikte ne de güzel iş yaparlar.

Tencere kapak misali...

Eğer Ankara ve İstanbul’un göbeğinde bunlar oluyorsa, varın gerisini siz düşünün.

Tabii bütün simitçiler ve meşrubatçılar böyledir demek istemiyoruz.

İşini hakkıyla yapan ve hijyen kurallarına uyanlar çoğunluktadır.

Ama tek tük de olsa bu da bir gerçek.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır.

Keşke hiç olmasa, biz de yazmak mecburiyetinde kalmasak.