TÜRKİYE SİYASETİNDE TARİHİ KIRILMA
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
CHP’DE “MUTLAK BUTLAN” KRİZİ BÜYÜYOR:
Ankara’da tansiyon yükseldi… Sokak hareketliliği başladı… Piyasalar alarmda… Muhalefette yeni parti senaryoları konuşuluyor.
*
Türkiye siyaseti son yılların en sert ve en kritik kırılma anlarından birini yaşıyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararı yalnızca CHP’de değil, Türkiye’nin tamamında siyasi deprem etkisi oluşturdu.
*
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin aldığı karar sonrası; CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması, Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki yönetimin yeniden göreve dönmesi, kurultay sonrası alınan kararların tartışmalı hale gelmesi, Türkiye’de siyasetin yönünü değiştirebilecek büyüklükte bir kriz başlığına dönüştü.
*
Kararın resmen CHP’ye ulaşmasının ardından Ankara’da olağanüstü hareketlilik başladı. CHP Genel Merkezi’nde sabaha kadar süren toplantılar yapıldı. Milletvekilleri Ankara’ya çağrıldı. İl başkanlıkları alarma geçti. Parti tabanında ise “kararı tanımıyoruz” söylemi yükselmeye başladı.
*
Ancak Ankara kulislerinde artık konuşulan konu yalnızca bir mahkeme kararı değil… Türkiye’nin yeni bir siyasi döneme girip girmediği tartışılıyor.
*
ÖZGÜR ÖZEL CEPHESİ: “SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”
Kararın ardından en sert tepki CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den geldi. Özgür Özel; “Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum.” ifadelerini kullanırken, parti yönetimi de “direniş” mesajı verdi.
*
CHP kurmayları; kararın hukuki değil siyasi olduğunu, CHP’nin yargı eliyle dizayn edilmek istendiğini, delege iradesinin gasp edildiğini ve partinin teslim olmayacağını savunuyor.
*
Özgür Özel’in “CHP’nin eylem planı var. Sonuna kadar direneceğiz.” mesajı Ankara’da güçlü yankı uyandırdı. Bu açıklama özellikle iktidar cephesinde “sokak siyaseti” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
*
Çünkü CHP Genel Merkezi önünde toplanan kalabalıklar, sosyal medyada yapılan “demokrasi nöbeti” çağrıları ve bazı il örgütlerinin harekete geçmesi Ankara’da tansiyonu yükseltti.
*
KILIÇDAROĞLU’NUN MESAJI: “GÜN BİRBİRİMİZİ KIRMA GÜNÜ DEĞİL”
Kararın ardından gözlerin çevrildiği isim ise Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada; “Kimse endişe etmesin. Partimizi bu durumun içinden çıkaracağız. Gün birbirimizi kırma günü değil.” ifadelerini kullandı.
*
Bu açıklama CHP içinde farklı şekillerde yorumlandı. Bazı kesimler Kılıçdaroğlu’nun “partiyi sakinleştirme” amacı taşıdığını savunurken, bazı CHP’liler ise bunun “kontrollü geri dönüş mesajı” olduğunu düşünüyor.
*
Ankara’da şu an en çok konuşulan sorulardan biri şu: “CHP’de fiili lider kim olacak?” Çünkü hukuki karar ile siyasi meşruiyet tartışması aynı anda yürümeye başladı.
*
BAHÇELİ’DEN SERT VE KRİTİK MESAJLAR
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamaları ise gündemin merkezine oturdu. Bahçeli; “Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığı mahkeme kararıyla tescil edilmiştir.” ifadelerini kullandı.
*
MHP lideri ayrıca; “Yargı kararlarını tanımıyoruz gibi çıkışlar gereksizdir.” diyerek CHP yönetimine sert mesaj verdi.
*
Bahçeli’nin en dikkat çeken çağrısı ise şu oldu: “Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ile ortak çözüm zemini oluşturmalı ve feragat ettiğini açıklamalıdır.” Bu açıklama Ankara kulislerinde “MHP kontrollü geçiş formülü istiyor” şeklinde yorumlandı.
*
Cumhur İttifakı cephesinde genel yaklaşımın; yargı kararının uygulanması, CHP’nin iç savaş yaşamaması ve sokak tansiyonunun büyümemesi üzerine kurulduğu değerlendiriliyor.
*
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NEDEN SESSİZ?
Krizin en dikkat çekici noktalarından biri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şu ana kadar doğrudan kapsamlı bir açıklama yapmaması oldu. Ancak Ankara kulislerinde Erdoğan’ın süreci çok yakından takip ettiği konuşuluyor.
*
AK Parti kaynakları; sürecin yargı tarafından yürütüldüğünü, hükümetin doğrudan müdahil olmadığını ve CHP içerisindeki krizin kendi dinamikleriyle büyüdüğünü savunuyor.
*
Siyasi gözlemcilere göre Erdoğan şu aşamada bilinçli şekilde “kontrollü sessizlik” stratejisi uyguluyor. Çünkü CHP içerisindeki liderlik savaşı büyüyor, muhalefet iç dengeleri sarsılıyor, yeni parti senaryoları konuşuluyor, İmamoğlu, Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu hattında yeni güç mücadeleleri oluşuyor.
*
Bu nedenle Erdoğan’ın sürecin doğal akışını izlediği değerlendirmeleri yapılıyor.
*
ADALET BAKANLIĞI: “SÜREÇ CHP’LİLERİN BAŞVURULARIYLA BAŞLADI”
Adalet Bakanlığı kaynaklarından gelen mesajlar ise dikkat çekti. Adalet Bakanı Akın Gürlek; davanın CHP’lilerin şikayetleriyle başladığını, sürecin bağımsız yargı tarafından yürütüldüğünü, temyiz yolunun açık olduğunu ve kararın demokratik hukuk sistemi içinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
*
Özellikle “Karara saygı duyulmalı.” mesajı siyasi tansiyonu daha da artırdı.
*
MANSUR YAVAŞ’TAN “YENİ KONGRE” FORMÜLÜ
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yaklaşımı ise CHP içinde yeni tartışma başlattı. Yavaş’ın “1-2 ay içinde yeniden kongre yapılmalı.” görüşünü dile getirdiği öğrenildi.
*
Bu açıklama bazı çevrelerde “orta yol formülü” olarak değerlendirilirken, bazı CHP’liler tarafından “mahkeme kararının dolaylı kabulü” şeklinde yorumlandı.
*
CHP’DE YENİ PARTİ İDDİALARI
Krizin en dikkat çekici boyutlarından biri ise siyasi kulislerde konuşulan “yeni parti” senaryoları oldu. Ankara’da bazı CHP’li isimlerin; alternatif siyasi oluşum, yeni merkez sol hareket, yedek parti planı ve yeni genel merkez yapılanması üzerinde değerlendirmeler yaptığı iddiaları gündeme geldi.
*
CHP’ye yakın bazı kaynaklar bu iddiaları “algı operasyonu” olarak değerlendirirken, siyasi kulislerde şu ihtimaller konuşuluyor: CHP içinde büyük bölünme, Özgür Özel ekibinin ayrı siyasi yapı kurması, Kılıçdaroğlu ekibinin partiyi yeniden şekillendirmesi, İmamoğlu merkezli yeni siyasi hat ve muhalefetin tamamen yeniden dizayn edilmesi.
*
Ankara’da artık kimse bu ihtimalleri düşük görmüyor.
*
SOKAĞA YANSIYAN GERİLİM
CHP Genel Merkezi önünde yaşanan hareketlilik siyasi tansiyonun yalnızca ekranlarda kalmayacağını gösteriyor. Özellikle gençlik örgütleri ve bazı büyükşehir teşkilatlarının sert mobilizasyon hazırlığında olduğu konuşuluyor.
*
Sosyal medyada “demokrasi nöbeti”, “kararı tanımıyoruz”, “sokağa çıkacağız” gibi söylemlerin yayılması güvenlik çevrelerini de alarma geçirmiş durumda.
*
İktidar cephesinde en büyük endişenin “kontrolsüz sokak gerilimi” olduğu belirtiliyor. Çünkü Türkiye daha önce benzer siyasi krizlerin ekonomik ve toplumsal sonuçlarını ağır şekilde yaşadı.
*
PİYASALAR NEDEN TEDİRGİN?
Krizin etkisi yalnızca siyasette değil ekonomide de hissedilmeye başladı. Uluslararası medya kuruluşları yaşanan gelişmeleri “Türkiye’de siyasi belirsizliğin derinleşmesi” olarak yorumladı.
*
Özellikle yabancı yatırım çevrelerinde şu başlıklar konuşuluyor: Türkiye’de siyasi istikrar riski, ana muhalefette liderlik krizi, sokak hareketlerinin ekonomiye etkisi, erken seçim ihtimali ve hukuk sistemine ilişkin uluslararası algı.
*
Financial Times ve The Guardian analizlerinde karar sonrası Borsa İstanbul’da sert dalgalanmalar yaşandığı ve yatırımcı tedirginliğinin arttığı vurgulandı.
*
Ekonomi uzmanlarına göre siyasi tansiyonun büyümesi halinde; döviz üzerinde baskı, yabancı yatırımcı çıkışı, borsada sert satışlar, CDS risk priminde artış ve faiz baskısının yeniden yükselmesi gibi etkiler görülebilir.
*
Özellikle ekonomi yönetiminin son dönemde yatırımcı güvenini yeniden oluşturmaya çalıştığı bir süreçte yaşanan bu kriz, piyasalar açısından dikkatle takip ediliyor.
*
ULUSLARARASI BASIN NASIL GÖRÜYOR?
Uluslararası medya kuruluşları kararı “Türkiye’de muhalefete yönelik yeni baskı dönemi” olarak yorumladı.
*
Reuters, Financial Times ve The Guardian analizlerinde; Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılmasının muhalefeti sarstığı, CHP üzerindeki yargı baskısının arttığı, Ekrem İmamoğlu süreciyle birlikte değerlendirildiğinde muhalefetin ciddi kırılma yaşadığı ifadelerine yer verildi.
*
Batı basınında özellikle şu yorum öne çıkıyor: “Türkiye’de muhalefet yeniden dizayn ediliyor.”
*
İktidar cephesi ise bu değerlendirmeleri reddederek yargının bağımsız olduğunu savunuyor.
*
TÜRKİYE YENİ BİR SİYASİ DÖNEME Mİ GİRİYOR?
CHP’de başlayan kriz artık yalnızca bir kurultay tartışması değil. Bu süreç; muhalefetin geleceğini, Cumhurbaşkanlığı seçim dengelerini, belediyelerin siyasi pozisyonunu, sokak siyasetini, ekonomik güven ortamını ve Türkiye’nin dış dünyadaki siyasi algısını doğrudan etkileyebilecek büyüklüğe ulaşmış durumda.
*
Ankara’da artık herkes aynı soruları soruyor: CHP bölünecek mi? Yeni parti kurulacak mı? Kılıçdaroğlu tamamen geri dönecek mi? Özgür Özel yeni siyasi mücadele hattı mı kuracak? Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu nasıl pozisyon alacak? İktidar bu süreci nasıl yönetecek? Sokak gerilimi büyüyecek mi? Piyasalar bu sürece nasıl tepki verecek?
*
Türkiye siyasetinde çok uzun süre konuşulacak yeni bir dönemin kapısı aralanmış olabilir.
*
Önümüzdeki günlerde yapılacak açıklamalar, CHP’nin atacağı adımlar, mahkeme sürecinin seyri ve sokaktaki tansiyon Türkiye’nin siyasi geleceğini doğrudan belirleyecek gibi görünüyor.