VATAN; ÜZERİNDE YAŞANAN TOPRAK DEĞİL, ÜZERİNDE YAŞANAN NAMUSTUR

VATAN; ÜZERİNDE YAŞANAN TOPRAK DEĞİL, ÜZERİNDE YAŞANAN NAMUSTUR

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ağustos 11, 2026 - 21:45

İnsan hayatta birçok şeyini kaybedebilir.

Malını kaybeder, yeniden kazanır. Makamını kaybeder, yeniden çalışır. Parasını kaybeder, yeniden biriktirir. Hatta kimi acıların zamanla yükü hafifler.

Ama bir şeyi kaybederseniz, onun yerine koyabileceğiniz hiçbir şey yoktur: Vatan.

"Ölümden başka her derdin çaresi vardır." derler. Oysa bir millet için vatansızlığın da çaresi yoktur. İnsan ölür, acısı biter. Fakat vatansız kalan bir millet, her gün yeniden ölmeye mahkûm edilir.

Çünkü vatanını kaybeden; sadece toprağını değil, hatıralarını da kaybeder. Anasının mezarını, babasının duasını, çocukluğunun geçtiği sokağı, bayram sabahlarını, ezan sesini ve gölgesinde huzur bulduğu al bayrağını da kaybeder.

Onun için önce vatan...

Sonra bayrak...

Sonra millet...

Sonra geriye kalan her şey.

Bir çocuğun eline oyuncak vermeden önce yüreğine vatan sevgisi bırakabilmeliyiz. Evlerimizin en önemli dersi; vatanı sevmek, bayrağa saygı duymak ve bu milletin şerefli tarihini bilmektir. Anne, baba, ağabey, abla... Herkes bu emanetin taşıyıcısıdır. Çünkü vatan sevgisi sadece okulda öğrenilmez; önce aile ocağında yaşanır.

Türk olmak; sadece bir kimlik taşımak değildir. Binlerce yıllık bir medeniyetin, nice hakanların, devlet adamlarının, kahramanların ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bu vatan için mücadele etmiş bütün isimlerin emanetini omuzlamaktır. Böyle bir tarihe ve böyle bir vatana sahip olmak, büyük bir sorumluluk olduğu kadar büyük bir şereftir.

Ne yazık ki bugün hâlâ vatanın ne olduğunu bilmeden konuşanlar var. Daha da acısı, vatan hainliğinin ne olduğunu kavrayamayanlar var.

Şunu unutmamak gerekir ki; bu millete zarar vermeye çalışanlara alkış tutan, onları meşrulaştıran ya da bile bile sessiz kalan herkes, en azından vicdanı önünde ağır bir sorumluluk taşır. Çünkü bazen bir ihaneti büyüten, onu yapanlar kadar görmezden gelenlerdir.

Bugün ayrıştıran dile değil, birleştiren söze ihtiyacımız var. Geçmişin kırgınlıklarını sürekli büyüterek milletin arasına nifak sokmaya çalışanların peşinden gitmek, kimseye fayda sağlamaz. Aynı bayrağın gölgesinde yaşayan insanlar olarak birbirimizi ötekileştirmeden, ortak değerlerimizi koruyarak geleceğe yürümek zorundayız.

Biz farklı düşünsek de aynı gökyüzüne bakıyoruz.

Farklı hayatlar yaşasak da aynı ezanla güne başlıyor, aynı bayrağın altında güven buluyoruz.

Bizi millet yapan da işte bu ortak vicdandır.

Vatan; siyaset üstüdür.

Bayrak; tartışma konusu değildir.

Devlet; hepimizin ortak evidir.

Bu evi ayakta tutacak olan da birbirimize olan güvenimiz, birliğimiz ve sorumluluk bilincimizdir.

Unutmayalım...

Bir milleti ayakta tutan sadece ordusu değildir; evlatlarına vatan sevgisini öğreten anneleri, babaları ve öğretmenleridir.

Çünkü vatan, gelecek nesillerin yüreğinde yaşadığı sürece ebedidir.

Kalem; vicdandan uzaklaşınca kelimeler çoğalır, hakikat azalır. Biz kalemimizi; vatanın, vicdanın ve vefanın yanında tutmaya devam edeceğiz.

Tarafımız; menfaatin değil, hakikatin, vatanın, milletin ve vicdanın tarafıdır.