Yaratılmışları Razı Etmek İçin Yaratılmadık ki;

Yaratılmışları Razı Etmek İçin Yaratılmadık ki;

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 27, 2026 - 00:34

İnsan, hayatının büyük bir bölümünü başkalarının beklentileriyle mücadele ederek geçiriyor. Ailesini memnun etmeye çalışıyor, arkadaş çevresinin onayını arıyor, iş yerinde takdir görmek istiyor, sosyal medyada beğenilmek için çabalıyor. Günün sonunda ise kendisine şu soruyu sormayı çoğu zaman unutuyor: Ben gerçekten ne istiyorum?

"Yaratılmışları razı etmek için yaratılmadık." sözü tam da bu noktada insanı düşünmeye davet ediyor. Çünkü insanın ömrü, herkesi memnun etmeye yetmez. Birini sevindirirken diğerini kırabilir, bir kesimin alkışını alırken başka bir kesimin eleştirisine maruz kalabilir. Herkesi aynı anda mutlu etmek, insanın taşıyabileceği bir yük değildir.

Elbette bu düşünce, başkalarının haklarını önemsememek ya da kaba davranmak anlamına gelmez. Saygı, nezaket ve adalet, toplumsal hayatın vazgeçilmez değerleridir. Ancak saygıyla yaşamak başka, sürekli onay arayarak yaşamak bambaşkadır. Birincisi erdemdir; ikincisi ise insanı zamanla kendi benliğinden uzaklaştırabilir.

Bugün birçok insanın yaşadığı tükenmişliğin altında da bu görünmez yük yatıyor. Sürekli beğenilme arzusu, eleştirilmekten korkma hâli ve "İnsanlar ne der?" endişesi... Bu kaygılar, insanı kendi doğrularından uzaklaştırıp başkalarının beklentilerinin esiri hâline getirebiliyor.

Oysa insanın asıl sorumluluğu, vicdanına karşı dürüst olmaktır. Doğru bildiğini nezaketle söyleyebilmek, ilkelerinden vazgeçmemek ve gerektiğinde yalnız kalmayı göze alabilmek gerçek bir karakter sınavıdır. Her alkış doğruyu göstermediği gibi, her eleştiri de yanlış yaptığımız anlamına gelmez.

Toplumların gelişmesini sağlayan insanlar da çoğu zaman herkesi memnun etmeye çalışanlar değil, doğru bildiği ilkeler uğruna bedel ödemeyi göze alanlardır. Eğer tarih boyunca herkes yalnızca çevresini razı etmeyi seçseydi, birçok yenilik, reform ve ilerleme hiç gerçekleşmeyebilirdi.

Belki de hayatın en büyük özgürlüğü, insanların sevgisini kazanmak için değil, değerlerimize sadık kalarak yaşamaktır. Çünkü insan, yaratılmışların bitmeyen beklentilerini karşılamak için değil; doğruyu aramak, iyiliği çoğaltmak ve vicdanının sesini susturmadan yaşayabilmek için vardır.

Herkesi razı edemeyiz. Ama vicdanımızı razı edebiliriz. Belki de gerçek huzur, tam olarak burada başlar.