1 MİLYON İMZA, BİR MİLYON VİCDAN: TÜRK MİLLETİ #7527İptalEdilsin DİYOR!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bir milyon 108 bin imza, sokak hayvanlarına yönelik 7527 sayılı yasanın iptal edilmesini isteyen toplumsal iradenin görünür hâle gelmiş ifadesidir. Bu sayı, görmezden gelinerek küçültülecek, birkaç kişinin tepkisi olarak yaftalanacak veya birtakım siyasi hesapların arkasına saklanılarak etkisizleştirilecek bir rakam değildir. Mesele, yalnızca hayvanların yaşam hakkı değil; toplumun vicdanı, hukuk karşısındaki beklentisi ve karar alıcılarla vatandaş arasındaki güven ilişkisidir.
Kamuoyuna yansıyan son gelişme, sokakta yaşayan hayvanların toplatılması yerine kısırlaştırma, aşılama ve yerinde yaşatma politikasının uygulanmasını isteyen kampanyanın 1 milyon 108 bin imzaya ulaştığını gösteriyor. İmzaların kasım ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne teslim edilmesinin planlanması ise bu toplumsal talebin yasama organına taşınması bakımından önemli bir aşamadır.
Ancak burada özellikle altını çizmek istediğimiz bir gerçek var: Bu imzaları, toplumun yalnızca küçük ve marjinal bir kesiminin tepkisi olarak değerlendirmek, meselenin özünü anlamamaktır.
Israrla söylüyoruz!
Sizin zannettiğiniz gibi, kamuoyunu yanıltmaya çalışan bazı trol hesaplarının göstermeye çalıştığı gibi, bu mesele üç-beş kişinin sosyal medya üzerinden ortaya koyduğu bir hassasiyetten ibaret değildir. Bu, farklı görüşlerden, farklı hayat tarzlarından ve farklı siyasi düşüncelerden insanların ortak bir vicdani zeminde buluşabildiği toplumsal bir itirazdır.
Türk milleti #7527İptalEdilsin diyor!
Bu çağrıyı yalnızca sosyal medyada gördüğümüz paylaşımlara, karşımıza çıkan anket sonuçlarına veya belirli çevrelerin değerlendirmelerine bakarak anlamaya çalışmak, toplumun gerçek dinamiklerini gözden kaçırmamıza neden olabilir. Çünkü kamuoyu, her zaman dijital platformlarda görünen rakamlardan ibaret değildir. İnsanların bir mesele karşısındaki düşüncesi, tercih ettiği siyasi partiyle, takip ettiği hesaplarla veya katıldığı anketlerle sınırlanamaz.
Anketlerin yanılabileceğini söyledik. Sosyal medya algısının toplumun tamamını temsil etmediğini ifade ettik. Bugün de aynı noktadayız.
Bir milyon 108 bin imza, bu meselenin kamuoyunda ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösteren somut bir göstergedir. Üstelik bu sayı, kampanyaya katılmak için zaman ayıran, iradesini ortaya koyan ve talebinin dikkate alınmasını isteyen insanların imzalarından oluşmaktadır.
Emin olun, bu rakam semboliktir. Toplumda bu yasanın iptal edilmesini isteyenlerin sayısının, kampanyaya imza verenlerin çok daha üzerinde olduğunu düşünüyoruz. Hatta bu toplumsal hassasiyetin, imza sayısının en az on katına ulaşabilecek bir karşılığı bulunduğuna inanıyoruz. Elbette bu, ölçülmüş veya doğrulanmış bir istatistik değil; sahadaki toplumsal duyarlılığa ilişkin güçlü kanaatimizdir.
Burada asıl mesele, rakamların büyüklüğü üzerinden bir yarış yürütmek değildir. Asıl mesele, ortaya konulan talebin neden bu kadar geniş bir vicdani karşılık bulduğunu anlamaktır.
Sokak hayvanları meselesi, yalnızca hayvanseverlerin meselesi olarak görülemez. Bu mesele, bir toplumun canlılara yaklaşımını, kamu yönetiminin sorumluluk anlayışını ve sorunların çözümünde hangi yöntemlerin tercih edildiğini de ortaya koymaktadır.
Elbette vatandaşların güvenliği, çocukların korunması, sokaklarda yaşanan saldırıların önlenmesi ve kamu düzeninin sağlanması son derece önemlidir. Bu konularda toplumun hiçbir kesiminin kaygısı küçümsenmemelidir. İnsanların güvenli bir çevrede yaşama beklentisi meşrudur. Ancak güvenlik ihtiyacı ile hayvanların yaşam hakkını birbirine karşı konumlandırmak, çözümün kendisi değildir.
Asıl ihtiyaç, sorunun kaynağına inen, bilimsel verilere dayanan, sürdürülebilir ve vicdani bir yönetim modelidir.
Kısırlaştırma, aşılama, kayıt altına alma, sahiplendirme, etkin denetim ve yerinde yaşatma gibi yöntemlerin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi; belediyelerin sorumluluklarını yerine getirmesi; terk edilen hayvanlara karşı caydırıcı uygulamaların geliştirilmesi ve kamu kaynaklarının şeffaf biçimde kullanılması bu çözümün temel unsurlarıdır.
Bir sorunu ortadan kaldırmanın yolu, onu görünmez hâle getirmek değildir. Sorunun nedenlerini ortadan kaldırmak, sonuçlarını yönetmek ve tekrar ortaya çıkmasını engelleyecek sistemi kurmaktır.
İşte bu nedenle 7527 sayılı yasa etrafında ortaya çıkan toplumsal itirazın dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bir milyonun üzerinde imza, karar alıcılar için yalnızca teslim alınacak bir dosya değildir. Bu imzalar, toplumun belirli bir konuda duyduğu kaygının, beklentinin ve değişim talebinin ifadesidir. Bu iradeyi görmezden gelmek, tartışmayı yalnızca siyasi veya ideolojik kalıplara sıkıştırmak, toplumsal güveni güçlendirmek yerine zayıflatabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin iradesinin temsil edildiği yerdir. Dolayısıyla milletin farklı kesimlerinden gelen taleplerin değerlendirilmesi, demokratik temsilin doğal bir gereğidir. İmzaların Meclis’e sunulmasıyla birlikte bu talebin kapsamlı biçimde ele alınmasını, ilgili tarafların dinlenmesini ve çözüm seçeneklerinin bilimsel veriler ışığında tartışılmasını bekliyoruz.
Bu çağrı, birilerine karşı yürütülen siyasi mücadele değildir. Bu çağrı, yaşamı savunan, güvenliği önemseyen ve çözümün ortak akılla bulunabileceğine inanan insanların sesidir.
Türk milletinin vicdanı, kendisine sunulan her algıyı sorgular. Her anketi kesin gerçek kabul etmez. Her sosyal medya kampanyasını toplumun tamamı sanmaz. Ancak milyonların hassasiyetini de birkaç kişinin düşüncesi olarak küçümsemez.
Bugün ortaya çıkan imza sayısı, bu meselenin artık görmezden gelinemeyecek bir toplumsal boyuta ulaştığını gösteriyor.
Bizim çağrımız açık:
Sokak hayvanlarının yaşam hakkı korunmalı, vatandaşların güvenliği sağlanmalı, belediyelerin sorumlulukları eksiksiz yerine getirilmeli ve çözümün merkezine bilim, hukuk ve vicdan yerleştirilmelidir.
#7527İptalEdilsin!
Çünkü mesele yalnızca bir yasa değildir. Mesele, toplumun vicdanından yükselen sesin duyulmasıdır.
Ve unutulmamalıdır ki, bir milyon imza yalnızca bir milyon kişinin talebi değil; toplumun daha geniş kesimlerinde karşılık bulan bir hassasiyetin görünür hâle gelmesidir.