ABD Başkanı Trump’ın Tercihi Niçin İsrail Değil de Türkiye Oldu?!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye ve ABD arasında 2017 yılından bu yana devam eden CAATSA yaptırımları nihayet kalkıyor. ABD Başkanı Trump sözkonusu bu yaptırımları kaldırarak Türkiye’ye F-35 uçaklarını verebileceğini açıkladı. Trump, bu duruma en çok karşı çıkan İsrail ve Başbakan Netanyahu’ya da aba altından sopa göstererek "Erdoğan benim dostum. Suriye konusunda çok iyi işler yaptı. Türkiye iyi bir müttefik olmuştur. Kimse bana ne satmamız gerektiğini söyleyemez." diyerek gerekli cevabı verdi. Ayrıca İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu gelişmelerin Türkiye’yi ABD’nin dostu yapamayacağı yönündeki iddialarını da açık bir şekilde çürütmüş oldu. Hatta Trump, Netanyahu’ya yönelik küçümseyici bir tavırla “Kimin patron olduğunu biliyor" diyerek son noktayı koydu.
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye F-35 uçaklarını satacağını açıklamasından sonra çok hızlı bir şekilde güvenlik kabinesini toplayarak konunun değerlendirmesini yaptı. Ve sonrasında ABD medyasına yapmış olduğu bir açıklamada F-35’lerin Türkiye’ye verilmemesi çağrısı yapmıştı. Başkan Trump, Netenyahu’nun yapmış olduğu çağrı üzerine “Kimse bana ne satmamız gerektiğini söyleyemez” diyerek net tavrını koydu. Ve bu konuda ABD Başkanı Trump’ı ikna etmek için ABD’ye gitme kararı aldı.
İsrail Başbakanı Netanyahu, F-35’lerin Türkiye’ye satılmaması konusunda Başkan Trump’ı ikna etmek için apar-topar hazırlandı. Fakat İran’dan gelebilecek bir tehlikeyi karşı (güvenlik endişeleri taşıdığı için) ilk defa ABD’ye gitmek için farklı bir güzergah izledi! Yani, ABD’ye gitmek için Tel-Aviv Ben-Gurian Havalimanı değil İsrail Ordusu’na ait Birüssebi şehrindeki Nevatim Askeri Hava Üssü’nü kullanmayı tercih etti. Ayrıca bilgi sızmasına karşı da (önlem olarak) uçağına hiçbir basın mensubunu almadı.
İsrail’in Netanyahu hükümetine yakın Amit Segal yayın organında yapılan bir analizde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Trump’ın dostluğu ve F-35’lerin Türkiye’ye verilecek olmasının İsrail’in tüm planlarını bozduğundan bahsedildi. Amit Segal’de yapılan analizde ABD/Trump’ın Türkiye-İsrail kıyaslamasına yönelik "Trump, Erdoğan'a Netanyahu'ya yaptığından çok daha fazla yatırım yaptı ve onu bölgedeki tüm kritik süreçlerin merkezine yerleştirdi. Ankara'daki lider, Trump'ın her adımda kendisiyle istişare ettiği bir dünya lideri konumuna yükselirken, İsrail bu derin işbirliğini sadece uzaktan izlemekle yetindi. Erdoğan'ın emrindeki devasa askeri güç ve ABD ile kurduğu stratejik bağ, bölgedeki tüm dengeleri Türkiye lehine değiştirdi." değerlendirmesi yapıldı. Yine İsrail’in önemli yayın organlarından birisi olan Ma’ariv’in “İsrail’in yeni ve en büyük rakibi Türkiye” olduğunu itiraf etmesi de Türkiye’nin Ortadoğu’daki gücünün en büyük kanıtı olsa gerekti.
ABD, Türkiye ve İsrail arasındaki bütün bu gelişmeler gösteriyordu ki Türkiye’nin siyasi, ekonomik, teknolojik ve stratejik gücü artık bütün dünya tarafından kabul görüyor. Zaten böylesi bir güç karşısında İsrail’in paniklemesi ve korkması da bu yüzdendir. İsrail’in amacı Türkiye-ABD ilişkilerini bozmaktı ama başaramadı. İsrail’in her hamlesine yönelik Türkiye ve ABD soğukkanlı hamlelerle cevap verdi! Bilhassa ABD ve Başkan Trump’ın bu konudaki tutumu/tavrı (iki ülke arasındaki) bu istikrarlı gidişatı daha da sağlamlaştırıyordu. Artık İsrail’in elinde Türkiye’ye yönelik hiçbir koz kalmadı. Netanyahu’nun ABD Başkanı Trump’la görüşmeye gidiyor ama çok iyi biliyoruz ki ABD’den eli boş dönecek. Ve kazanan yine Türkiye olacak. Peki, İsrail bundan sonra boş mu duracak?! Hayır, hayır, asla… İsrail boş durmayacak! Türkiye’ye karşı her türlü iftira, hakaret, tuzak, provokasyon vs. her yola başvuracak. Peki sonuç?! Şayet ABD Başkanı Trump geri adım atmazsa İsrail tamamen yalnızlaşacak.