AK PARTİ'DE SANCILI TRANSFERLER

AK PARTİ'DE SANCILI TRANSFERLER

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 20, 2026 - 11:15

Son zamanlarda başka partilerden AK Parti’ye katılan milletvekilleri ve belediye başkanları, parti içinde rahatsızlığa neden oldu.

İktidar eliyle kurgulanan yeni siyaset anlayışı, her gün şapkadan yeni bir tavşan çıkarıyor. Tüm planın, CHP’nin bölünmesi, gücünün ve halktaki karşılığının zayıflatılması üzerine kurulduğu anlaşılıyor.

Böyle bir planın uygulayıcısı olan iktidar partisinde, tüm bunları güç birliği içinde savunan geniş bir kitlenin olması beklenir. Ancak yanlışları kapalı kapılar ardında eleştiren büyük bir AK Parti kitlesi bulunuyor. Buna rağmen, bu planları yine kapalı kapılar ardında yapan küçük bir topluluk tarafından adeta esir alınmış gibiler.

Konu transferler ve CHP’ye yönelik operasyonlar. Partide yapılan CHP toplantısını hafta başında kaleme almıştık. Transferler ise tam bir Deli Dumrul hikâyesini andırıyor. Eleştirenlerin büyük bölümü, Cumhurbaşkanı’nın “Parti değiştiren milletvekili ve belediye başkanı görevinden de istifa etmeli” sözlerini sık sık hatırlatıyor.

AK Parti’nin aktif siyaseti içinde yer alan bu isimler, izledikleri tablodan hiç hoşnut değil. Partinin eski ilkelerine dönmesiyle ilgili yaptıkları her uyarı boş duvarlara çarpıyor. Karar verici konumdaki arkadaşlarının kendilerine hak verip kamuoyu önünde tam tersi bir pozisyon almasını şaşkınlıkla izliyorlar.

Transferlerle ilgili ilk büyük rahatsızlığın, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun partiye alınmasıyla başladığı belirtiliyor. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın durumu ise bu rahatsızlığa tuz biber ekmiş.

“Partiye katılım töreni, orada yapılan konuşmalar, parti yöneticilerinin alkışları...” Hepsi eleştiri konusu. “Bu hanımefendiler yıllarca bize söylemediklerini bırakmadı. Kötü yönetim ve yolsuzluklarla ilgili iddialar doğruysa, bizde ne işleri var?” sorusunu soruyorlar.

Belediye başkanlarının şantajla parti değiştirmek zorunda kaldığı yönündeki algının tabanda giderek yayıldığı anlatılıyor. Ancak daha çok, karede gördükleri arkadaşlarının yüzlerindeki ifadelere odaklanmışlar. Hatta transferden sonra bu isimlerin sosyal medya üzerinden paylaştıkları mesajlardan örnekler vererek utanç duyduklarını dile getiriyorlar.

Özellikle bazı isimler konusunda bu rahatsızlık daha belirgin. Sessizliklerini ilkesel duruşla bağdaştırmayanlar var.

Bu sohbetlerde, konuyla doğrudan ilgili olmasa da içerdiği mesajlar açısından ilginç bulunan bir konuşmaya da atıfta bulunuluyor. Cumhurbaşkanı’nın kızı Esra Albayrak’ın eğitim üzerine yaptığı son konuşmadaki bazı sözler örnek gösteriliyor.

“Bundan daha iyi bir dönem eleştirisi yapılamaz. Kim kaleme aldıysa son derece başarılı olmuş” yorumları yapılıyor. Örneğin:

“Bugün bilgiyi kimin ürettiğini, dolaşıma soktuğunu takip ederseniz, zihinlerinizi yöneten o gizli eli de keşfedersiniz. Bu nedenle bilginin merkezlerinin tarih boyunca nasıl yer değiştirdiğini görmek, önemli bir farkındalık eşiğidir.”

Bu sözlerin tam da bugünü anlattığı ifade ediliyor.

Albayrak’ın ders programlarının, sınav sistemlerinin ve başarı kriterlerinin hep aynı ezberi tekrar ettiğini vurgulayan sözleri, bazı çevrelerce Millî Eğitim Bakanlığı’na yönelik bir eleştiri olarak yorumlanıyor. Cezayir’den Filistin’e kadar verdiği ezilen halklar örnekleri ise sanki bugünkü yönetimin sessizliğine bir gönderme olarak değerlendiriliyor.

Özetle, bu konuşma, Bilal Erdoğan’ın zaman zaman yaptığı siyaset değerlendirmelerinden daha manidar bulunmuş.