Bayram Çocuklara Geldi, Senin Heyben Dolu...
Sıla Akçaat Ağustos 15, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 14, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 14, 2026
Ayşegül Çalışır Ağustos 25, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Duran Atak Ağustos 24, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Latife Mutlu Ağustos 23, 2026
Latife Mutlu Ağustos 24, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Hatice Hökelekli Ağustos 25, 2026
Hatice Hökelekli Ağustos 25, 2026
Hatice Hökelekli Ağustos 25, 2026
Hatice Hökelekli Ağustos 25, 2026
Elif Balaban Ağustos 24, 2026
Latife Mutlu Ağustos 24, 2026
Jale Aksoy Demirkıran Ağustos 21, 2026
Gülsefa Ayvazoğlu ... Ağustos 21, 2026
Jale Aksoy Demirkıran Ağustos 21, 2026
Gülsefa Ayvazoğlu ... Ağustos 21, 2026
Gülsefa Ayvazoğlu ... Ağustos 21, 2026
Jale Aksoy Demirkıran Ağustos 11, 2026
Sıla Akçaat Ağustos 24, 2026
Ebubekir Bastama Ağustos 24, 2026
Çocukluğun o telaşsız, korunaklı limanından bakınca bayramlar; rengârenk şekerler, yeni alınmış ve başucuna konup uyunan o gıcır gıcır bayramlık ayakkabılar, el öpünce cebe konan harçlıklar ve sokaklarda bitmek bilmeyen oyunlardan ibaretti. Atalarımız boşuna dememiş, her bayramın ardı sıra boşuna fısıldamamışlar kulaklarımıza:
"Hangi bayram olursa olsun, çocukken güzeldi..."
diye.
Bugünün çocukları, yetişkinlerin yüzündeki o kaygılı, düşünceli gölgeleri gördükçe belki de içten içe bir sitem geliştiriyorlar. Kendilerine neşeyle, coşkuyla gelen o bayramın büyüklere neden uğramadığını anlayamıyorlar. Haklılar da. Onların penceresinden bakıldığında bayram, hâlâ saf bir sevinç ve özgürlük demek. Ancak madalyonun diğer yüzünü, yani hayatın tam merkezindeki yetişkinin penceresini araladığınızda, işin rengi biraz değil, bayağı değişiyor.
İnsan büyüdükçe bayramın özü değişmez aslında; değişen tek şey, insanın bayram heybesine doldurduklarıdır. O heybe, yaşandıkça ağırlaşan, hafifliği çocuklukta bırakan bir ömür muhasebesine dönüşür.
Devreye hayat mücadelesi girer. Hele bir de günümüz dünyasında geçim sıkıntısının o soğuk nefesini ensenizde hissediyorsanız —ki artık neredeyse bu sıkıntıyı yaşamayan kalmadı— bayram, coşkulu bir kutlamadan ziyade büyük bir hesap kitap dönemine dönüşür. O eski hesapsız, tasasız bayram sevinçlerini heybenin dibine usulca bırakıverirsiniz.
Gelen misafire ne ikram edilecek, çocukların eksikleri nasıl sarılacak, memlekete gidilecekse yol masrafı nasıl denkleştirilecek?
Heybe artık neşeyle değil;
"Ne yaparız, nasıl ederiz, bu yükün altından nasıl kalkarız?"
düşüncesinin ağırlığıyla, uykusuz gecelerin kaygısıyla dolmaya başlar. Bayramın o eski, ruhu hafifleten kokusunu, geçim kaygısının isi pası kaplar.
Fakat heybeyi en çok ağırlaştıran, içini en çok acıtan şey ne maddi imkânsızlıklardır ne de bitmek bilmeyen yorgunluklar...
Eğer ananız, babanız yaşıyorsa, bayramın hâlâ sığınılacak sıcak bir gölgesi, çalınacak huzurlu bir kapısı var demektir.
Ne kadar büyürseniz büyüyün, o eşikten içeri adım attığınızda yeniden çocuk olursunuz çünkü.
Hele bir de o ulu çınarlar devrilmişse, hayatınızda o eski kapılar artık açılmıyorsa...
İşte o zaman bayrama dair ne kadar gezme hevesi, ne kadar coşku, ne kadar içinizde yaşayan o şımarık çocuk varsa hepsini mezar başlarında bırakırsınız.
Heybenize ise kocaman bir özlem, bir daha asla çocuk olamayacağınızın o sert gerçeği ve derin bir sessizlik oturur.
Günün sonunda, takvim yaprakları yine o malum günü gösterdiğinde aynaya bakarsınız.
Heybeniz tıka basa dolmuştur; sorumlulukla, geçim derdiyle, hayat mücadelesiyle ve gidenlerin dinmeyen hasretiyle...
O heybeyle artık koşamaz, o eski bayramlardaki gibi çocukça heyecanlarla zıplayamazsınız.
Ve sonunda bayramları tamamen çocuklara bırakırsınız.
Siz bir köşeye çekilir, heybenizin ağırlığına yaslanır ve sadece izlersiniz. Onların gözlerindeki o saf ışığı, kapı kapı koşturmacalarını, dünyaya henüz bulaşmamış saf neşelerini seyrederken teselli bulursunuz.
Evet, bayram artık sadece çocuklara gelir.
Yetişkinlere kalan ise o ağır heybenin gölgesinde, evlatlarının bayramını güzelleştirebilmiş olmanın verdiği o buruk ama gururlu huzurdur.
Sevdikleriniz için hoş kalın…
Gamze Erden Ağustos 24, 2026
Mehmet Saim Bilge Ağustos 24, 2026
Umut Metehan Avcı Ağustos 24, 2026
Fatma Daştan Ağustos 24, 2026
Av. Serra Taşköprü Ağustos 24, 2026
Sevgi Yıldız Ağustos 24, 2026
Hidayet Bay Ağustos 23, 2026
Umut Metehan Avcı Ağustos 23, 2026
Nur Delice Ağustos 23, 2026
Mehmet Saim Bilge Ağustos 23, 2026
Bu site, hizmet kalitesini artırmak ve kişiselleştirilmiş içerik sunmak için çerezleri kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylar için [Çerez Politikası]'nı inceleyebilirsiniz.