Bilginiz Kıtsa Kılavuzunuz Karga Olmasın!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Toplumların en büyük servetlerinden biri, hakikate duydukları bağlılıktır. Hakikatin değersizleştiği zamanlarda yalnızca gerçekler değil, vicdanlar da aşınır. Bilginin kanaate, kanaatin algoritmalara teslim olduğu bir çağda doğrular ağır ağır yürürken, yalanlar saniyeler içinde milyonlara ulaşabiliyor. Gerçeğin ispat yükü artarken, yalanın yayılma maliyeti her geçen gün azalıyor.
Doğrusu bilgi çağında yaşıyoruz ama aynı zamanda bilgi kirliliğinin de zirve yaptığı bir dönemin içindeyiz. Sorsanız herkes gerçeğin peşinde. Fakat iş sansasyona gelince belgeyi değil iddiayı, hakikati değil dedikoduyu takip ediyoruz. Yanıldığımızda dönüp "Hata yapmışım." diyebilmek ise giderek zorlaşıyor.
Ne yaman çelişki değil mi?
Hele ki mesele milyonlarca emekçinin alın terini ilgilendiren sendikal tartışmalar olunca bunun bedeli çok daha ağır oluyor. Doğrulanmamış iddialar yalnızca kişileri değil, kurumların itibarını ve o kurumlara güven duyan binlerce emekçiyi de hedef alıyor.
Son günlerde Türkiye Maden-İş Sendikası etrafında yaşanan tartışmalar bunun somut örneklerinden biri oldu. Bir YouTube programında Maden-İş Genel Başkanı'nın aylık 1 milyon TL maaş aldığı iddia edildi. İddia kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Binlerce kişi tek bir belge görmeden hüküm verdi.
Peki sonra ne oldu?
Türkiye Maden-İş Sendikası susmayı değil, konuşmayı; polemiği değil, belgeyi tercih etti. Genel Başkan Yardımcısı Şeref Zeyrek ile Ege Bölge Baştemsilcisi Emin Kara, Gazeteci Ekrem Demir'in sorularını yanıtlarken bu iddiaya da cevap verdi. Şeref Zeyrek, canlı yayında kendisinin ve Genel Başkanın bordrosunu göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda Genel Başkanımızın eline geçen net maaş 160 bin liradır. Bunun içinde bütün sosyal hakları ve yan ödemeleri vardır. Hodri meydan. Ben belgelerle konuşuyorum."
Bakınız sadece açıklama yapmadılar. Bordroları da canlı yayında kamuoyunun önüne koydular.
Kanaatimce rakamdan öteye yöntemin kendisi oldukça önemli. Günlerce dolaşıma sokulan bir iddiaya sloganla değil, belgeyle cevap verilmiştir. Temsil makamında bulunan herkesin gerektiğinde üyelerine ve kamuoyuna hesap verebilmesi gerekir. Maden-İş bunu yaparak örnek olmuştur.
Sendikalar eleştirilmeyecek midir? Elbette eleştirilecektir. Hatta eleştirilmelidir. Ancak eleştiri ile iftira arasındaki çizgi kaybolduğunda zarar gören yalnızca yöneticiler olmaz. Sendikanın itibarı zedelenir, emek mücadelesi yara alır ve bunun bedelini yine sonunda işçiler öder.
Şimdi gelelim neticeye, insan ister istemez şu soruları düşünüyor:
"1 milyon lira maaş" iddiasını günlerce dolaşıma sokanlar, bordrolar ortaya çıktıktan sonra aynı cesaretle gerçeği de paylaşacaklar mı?
Çıkıp "Yanılmışız." ya da "Kamuoyundan özür diliyoruz." diyebilecekler mi?
Böyle bir erdemi, böyle bir delikanlılığı ve fazileti gösterebilecekler mi?
Sanmıyorum ama benimkisi safça bir beklenti işte!
Ancak üzerinde durulması gereken ciddi bir mesele daha var.
Türkiye Maden-İş yöneticileri ise kendilerine yönelik ithamlara cevap verirken, karşı tarafa ilişkin bazı dikkat çekici iddiaları da gündeme getirdi. Takdiri kamuoyuna bırakarak aktarıyorum:
"Her eylemde IBAN paylaşılıyor. Bu hesaplara yatırılan paralar sendikanın resmî hesaplarına mı, yoksa üçüncü kişilerin hesaplarına mı gidiyor? Bunun açıklanması gerekiyor."
"Hiçbir yerde örgütlü değiller, aidat gelirleri yok; buna rağmen Türkiye'nin dört bir yanında faaliyet yürütüyorlar. Bu faaliyetler hangi kaynaklarla finanse ediliyor?"
Neyse... Biz biraz daha bekleyelim.
Neticede siz siz olun; bilginiz kıtsa kılavuzunuzu karga yapmayın.
Çünkü kılavuzunuz karga olursa, vardığınız yer gürültü olur.