İNSAN NEREDE?

İNSAN NEREDE?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 1, 2026 - 00:31

Eskiden "İnsan nerede?" diye sormazdık…

Çünkü insan her yerdeydi.

Mahalledeydi…

Sokaktaydı…

Komşudaydı…

Dost meclisindeydi…

Bugün ise kalabalıkların içindeyiz ama yine aynı soruyu soruyoruz:

İnsan nerede?

Nüfus arttı…

Binalar yükseldi…

Teknoloji gelişti…

Ama insan eksildi.

Çünkü insan olmak; sadece nefes almak değil, bir başkasına nefes olabilmektir.

Eskiden bir büyüğün yanına otururken önce edep gelirdi.

Şimdi çoğu zaman önce telefon geliyor.

Eskiden bilgiye ulaşmak zordu ama öğrenme arzusu büyüktü.

Bugün bilgiye ulaşmak bir parmak ucunda…

Ama öğrenmeye duyulan heves her geçen gün biraz daha azalıyor.

Bilgi; diploma almak için değil…

Hayatı anlamak içindir.

Ne yazık ki artık birçok kişi bilgiyi kendini geliştirmek için değil, yalnızca işine yaradığı kadar kullanıyor.

Sınav bitince unutulan bilgiler…

Menfaat bitince unutulan insanlar…

İşte asıl yoksulluk budur.

Ahlaktan yoksun bilgi, insanı büyütmez.

Saygıdan yoksun başarı, alkış toplasa da değer kazandırmaz.

Vicdandan uzak zenginlik ise yalnızca rakamları çoğaltır; insanı değil.

Sevgi bile bazen çıkara göre ölçülüyor.

Saygı, makam varsa gösteriliyor.

Vefa ise menfaat bittiğinde unutuluyor.

Oysa değerler, işimize geldiğinde hatırlanacak kelimeler değildir.

Değerler, zor zamanlarda da vazgeçemediğimiz duruştur.

Eskiden komşunun ışığı geç saate kadar yanıyorsa kapısı çalınırdı.

Bugün günlerce perdeler açılmasa bile çoğu zaman kimse "Bir ihtiyacın var mı?" diye sormuyor.

Çocuklarımıza en iyi okulları arıyoruz…

Ama önce iyi insan olmayı öğretebiliyor muyuz?

Çünkü karakter, hiçbir okulun tek başına vereceği bir diploma değildir.

Karakter; ailede başlar, çevrede gelişir, vicdanla tamamlanır.

Hayat bize makamı da verir…

Serveti de…

Şöhreti de…

Ama karakteri biz inşa ederiz.

Ve insan, karakteri kadar insandır.

Bir toplumu ayakta tutan beton değildir…

Vicdandır.

Bir milleti büyüten nüfus değildir…

Ahlaktır.

Bir insanı değerli yapan ise bildikleri değil…

Yaşattığı değerlerdir.

Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey yeni yollar, yeni binalar ya da yeni teknolojiler değildir.

En çok ihtiyacımız olan şey… insan yetiştirmektir.

Vicdanlı insan…

Ahlaklı insan…

Vefalı insan…

Sözünün arkasında duran insan…

Çünkü dünya kötü insanların çoğalmasıyla değil…

İyi insanların azalmasıyla yoruluyor.

Ve unutmayalım…

İnsan öldüğünde geriye serveti değil, karakteri kalır.

Asıl miras; bıraktığımız mallar değil, arkamızdan söylenecek "İyi insandı." cümlesidir.

İnsan eksildikçe dünya kalabalıklaşıyor.

Ve belki de bugün hepimizin kendine sorması gereken tek soru şudur:

Ben gerçekten iyi bir insan mıyım; yoksa sadece iyi görünmeye mi çalışıyorum?

"Kalem; vicdandan uzaklaşınca kelimeler çoğalır, hakikat azalır. Biz kalemimizi; vatanın, vicdanın ve vefanın yanında tutmaya devam edeceğiz."