Koç ve Koca Zihniyetinizi Görüyoruz
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Siyaset sahnesinde yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Milletin inancına, kültürüne ve aile yapısına yabancı ideolojileri temsil eden bazı isimler, kendilerini milyonların sözcüsü ilan ediyor. Oysa ne o milletin değerlerini taşıyorlar ne de o milletten böyle bir yetki almış durumdalar.
Daha birkaç gün önce iş dünyasının önde gelen isimlerinden Rahmi Koç'un kamuoyunda tepki çeken sözleri büyük infiale yol açtı. Gelen yoğun tepkiler karşısında geri adım atmak ve özür dilemek zorunda kaldı. Çünkü bu millet, değerlerine yönelik küçümseyici yaklaşımları karşılıksız bırakmaz. Hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz.
Şimdi benzer bir tabloyu bu kez DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'nın açıklamalarında görüyoruz.
Kocaeli Valiliği'nin "genel ahlak" ve "kamu düzeni" gerekçesiyle aldığı yasak kararını eleştirmek elbette siyasi bir tercihtir. Ancak bunun ötesine geçerek kameralar karşısında, "Kürtler, LGBTİ+'ların özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazırdır." demek artık siyasi görüş açıklamak değil, milyonlarca insan adına konuşmaya kalkışmaktır.
Ben Bir Kürt Olarak Soruyorum:
Size benim adıma konuşma yetkisini kim verdi?
Ben size bu hakkı vermedim.
Benim ailem vermedi.
Çevremdeki Kürtler vermedi.
Peki siz bu cümleyi kurarken hangi Kürt halkını temsil ettiğinizi düşünüyorsunuz?
Kürt Halkının İnancı Yok Sayılamaz
Sayın Koca, siz kendi siyasi görüşünüzü savunabilirsiniz.
Sosyalist olabilirsiniz.
Sol ideolojiyi benimseyebilirsiniz.
LGBT hareketini destekleyebilirsiniz.
Bunların tamamı sizin şahsi ve siyasi tercihinizdir.
Fakat kendi ideolojinizi Kürt halkının ortak iradesi gibi sunmaya kalktığınız anda büyük bir yanlışa düşüyorsunuz.
Çünkü Kürt halkı yüzyıllardır İslam inancıyla yaşayan, aile kurumunu kutsal gören, örfüne, namusuna ve geleneklerine bağlı bir toplumdur.
Bu gerçeği değiştiremezsiniz.
Bu hakikatin üzerini sloganlarla örtemezsiniz.
Milyonlarca insanı temsil ediyormuş gibi konuşmanız da bu gerçeği değiştirmez.
Önce Kendi Adınıza Konuşun
Madem bu mücadeleyi bu kadar güçlü savunuyorsunuz, o halde kendi adınıza konuşun.
"Ben böyle düşünüyorum." deyin.
"Ben bu ideolojiyi savunuyorum." deyin.
Kimsenin buna itirazı olmaz.
Ama çıkıp da "Kürtler hazırdır" deme hakkınız yok.
Çünkü Kürt halkının tamamını temsil etmiyorsunuz.
Böyle bir vekâletiniz yok.
Böyle bir toplumsal mutabakat da yok.
Mersin'de Hangi Kürt Ailesi Böyle Düşünüyor?
Vekili olduğunuz Mersin'i gerçekten geziyor musunuz?
Mahalleleri dolaşıyor musunuz?
Kürt ailelerinin evlerine giriyor musunuz?
O ailelerin hangi birinde sizin söylediğiniz anlayışın karşılığını gördünüz?
Kaç kişi size çıkıp "Biz LGBT hareketi adına her türlü bedeli ödemeye hazırız." dedi?
Mersin sokaklarında bu cümleyi kuracak kaç Kürt vatandaş gösterebilirsiniz?
Gazeteci olarak yıllardır sahadayım.
Ne Mersin'de ne bölgede halkın böyle bir gündemi var.
Ne de bu konuda toplumsal bir karşılığı bulunuyor.
Kürt Kimliği Siyasi Malzeme Değildir
En büyük sorun da tam burada başlıyor.
Bazı siyasetçiler, kendi ideolojik mücadelelerine meşruiyet kazandırabilmek için sürekli Kürt kimliğini kullanıyor.
Her açıklamanın başına "Kürtler" ekleyerek milyonlarca insanı aynı düşüncedeymiş gibi göstermeye çalışıyor.
Hayır.
Kürt halkı tek ses değildir.
Hiç kimse Kürtlerin tamamının sözcüsü değildir.
Kürt kimliği, ideolojik propaganda malzemesi değildir.
DEM Parti Yönetimine Açık Çağrı
Buradan DEM Parti'nin genel merkezine ve yöneticilerine de açık bir çağrıda bulunuyorum.
Perihan Koca'nın bu sözleri partinizin resmî görüşü müdür?
"Kürtler LGBTİ+'ların özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazırdır." ifadesini siz de benimsiyor musunuz?
Eğer benimsiyorsanız bunu açıkça söyleyin.
Benimsemiyorsanız da kamuoyu önünde net bir açıklama yapın.
Çünkü milyonlarca Kürt'ü ilgilendiren böylesine iddialı bir söz karşısında sessizlik de bir tercihtir.
Hiç kimse kendi ideolojisini Kürt halkının ortak iradesi gibi sunamaz.
Hiç kimse milyonlarca insanın inancını, kültürünü ve aile anlayışını yok sayarak onlar adına konuşamaz.
Siyaset yapılacaksa herkes kendi fikri adına konuşmalıdır.
Kürtlerin inancını, namusunu, aile yapısını ve toplumsal değerlerini, hiçbir ideolojik projenin meşruiyet aracı hâline getirmeye kimsenin hakkı yoktur.