KORKU HUKUKUN GÖRÜNMEYEN RAKİBİDİR

KORKU HUKUKUN GÖRÜNMEYEN RAKİBİDİR

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Haziran 28, 2026 - 15:45

Hukuk düzeni, insanların haklarını korkmadan arayabilmesi üzerine kuruludur. Ancak uygulamada çoğu zaman hukukun karşısındaki en büyük engel kanun boşlukları değil, korkudur. Çünkü korku, insanların sahip olduğu hakları kullanmasını engelleyen görünmeyen bir güçtür.

Birçok kişi haksızlığa uğradığını bildiği hâlde dava açmaktan çekinir. Kimi işini kaybetmekten korkar, kimi dışlanmaktan, kimi güçlü bir kişiyle mücadele etmekten, kimi de "Ya bana kimse inanmazsa?" düşüncesiyle sessiz kalır. Böylece hukuki haklar kâğıt üzerinde varlığını sürdürürken, fiilen kullanılmamaya başlar.

Korku yalnızca mağduru susturmaz. Tanıkları da susturabilir. İnsanlar bazen gördüklerini anlatmaktan, bildiklerini paylaşmaktan veya gerçeğin yanında durmaktan çekinir. Çünkü hukuki sürecin yükü, toplumsal baskı veya kişisel kaygılar onları sessizliğe iter. Bu sessizlik, gerçeğin ortaya çıkmasını zorlaştırabilir.

Ancak korkunun etkilediği tek alan bireyler değildir. Toplum da zaman zaman korkunun etkisiyle hareket eder. İnsanlar, çoğunluğun düşüncesine aykırı bir görüş açıklamaktan, yanlış anlaşılmaktan ya da hedef gösterilmekten çekinebilir. Oysa hukuk, cesaretin değil hakkın yanında durmalıdır. Bir hakkın korunması için kahramanlık gerekmesi, hukuk devleti açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Gerçek anlamda güçlü bir hukuk düzeni, insanların korkusuz olduğu değil; korksalar bile haklarını güvenle arayabildikleri düzendir. Çünkü cesaret kişisel bir erdemdir, adalet ise kamusal bir güvencedir. Hukukun görevi insanlardan cesur olmalarını beklemek değil, korkunun hak arama özgürlüğünü felce uğratmasına izin vermemektir.

Belki de bu nedenle şu soruyu kendimize sormalıyız: Bir toplumda insanlar haklı oldukları hâlde susuyorsa, sorun gerçekten hukukun eksikliği midir; yoksa hukuka ulaşmanın önüne geçen korku mudur?

Korku görünmez olabilir; ancak etkisi son derece gerçektir. Hukukun gerçek başarısı, yalnızca doğru kararlar vermesiyle değil, insanların o kapıyı korkmadan çalabildiği bir güven ortamı oluşturabilmesiyle ölçülür. Çünkü korkunun kazandığı yerde, hukuk yalnızca kanun metinlerinde yaşamaya başlar.