MAĞDUR VE MAZLUM TÜRKLER TÜRKİYE'YE GETİRİLİP İSKÂN EDİLMELİDİR

MAĞDUR VE MAZLUM TÜRKLER TÜRKİYE'YE GETİRİLİP İSKÂN EDİLMELİDİR

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 1, 2026 - 01:04

Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Türk topluluklarının bir kısmı, değişik sebeplerle ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Bazıları ağır coğrafi ve iklim şartları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunurken, bazıları yaşadıkları ülkelerde asimilasyon baskısı altında kimliklerini kaybetme riski taşımaktadır. Bir bölümü ise doğrudan zulüm, katliam ve sistematik asimilasyon politikaları sebebiyle varlık mücadelesi vermektedir.

Bugün mağduriyet ve yok olma tehlikesi yaşayan toplulukların başında Pamir Kırgızları, Suudi Arabistan'da yaşayan Afganistan muhaciri Türkler ve Doğu Türkistan Türkleri gelmektedir.

Pamir Kırgızları

Dünyanın çatısı olarak nitelendirilen 5.200 metre rakımlı Pamir Dağları'nda yaşayan Pamir Kırgızları, son derece ağır iklim şartları altında hayatlarını sürdürmektedir.

Çocuklar 12-13 yaşlarında yaşlı görünmekte, erken yaşta evlenmek zorunda kalmaktadır. Ortalama yaşam süresi ise 40-45 yıl civarındadır.

Eğitim, sağlık ve temel kamu hizmetlerinden büyük ölçüde mahrumdurlar.

Bölgede sağlık ocağı ya da seyyar sağlık hizmeti bulunmamaktadır. Tedaviler halk hekimliği yöntemleriyle yürütülmekte, birçok basit hastalık dahi ölümle sonuçlanmaktadır.

Yeni doğan her on çocuktan yaklaşık yarısı doğum sırasında veya bebeklik döneminde hayatını kaybetmektedir.

Nüfusları her yıl yaklaşık yüzde 6-7 oranında azalmakta ve mevcut şartlar devam ederse önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde Afganistan Pamiri'ndeki Kırgız Türklerinin tamamen yok olabileceği değerlendirilmektedir.

Bölgede Kırgız Türkçesi eğitimi veren okul bulunmamakta, okuma yazma oranı oldukça düşük seviyededir.

1980'li yıllarda Türkiye Cumhuriyeti tarafından çıkarılan özel kararlarla bir grup Pamir Kırgızı Türkiye'ye getirilmiş ve Van'ın Erciş ilçesindeki Ulupamir Köyü'ne yerleştirilmiştir.

Suudi Arabistan'da Yaşayan Afganistan Muhaciri Türkler

1980'li yıllarda Afganistan'daki savaş ortamı nedeniyle Suudi Arabistan'a göç eden Özbek, Türkmen, Hazara ve Uygur Türklerinin nüfusunun yaklaşık 50 bin olduğu ifade edilmektedir.

Bu topluluk hem ekonomik zorluklarla hem de ciddi bir asimilasyon tehdidiyle karşı karşıyadır.

Yeni nesiller ana dillerini ve kültürel kimliklerini giderek kaybetmektedir.

Doğu Türkistan

Doğu Türkistan'da yaşayan Türk toplulukları uzun yıllardır ağır baskı, asimilasyon ve insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya bulunmaktadır.

1949 yılından itibaren uygulanan politikalar sonucunda bölgenin demografik yapısı önemli ölçüde değişmiştir.

Çeşitli kaynaklara göre bölgede yaklaşık 25 milyon nüfus bulunmakta; bunun yaklaşık 12 milyonunu Uygur Türkleri, 2 milyonunu Kazak Türkleri, kalan kısmını ise Kırgız ve diğer Türk toplulukları oluşturmaktadır.

Ailelerin parçalandığı, çocukların ailelerinden ayrıldığı, kamplar ve gözaltı merkezlerinin kurulduğu yönünde uluslararası kamuoyunda çok sayıda iddia ve rapor bulunmaktadır.

Yazar, kendi gözlemleri çerçevesinde Çin'den sınır dışı edilen bazı Uygur öğrencilerin Türkiye'de eğitim almalarına katkı sunduklarını ve ailelerinin yaşadığı mağduriyetlere tanıklık ettiklerini ifade etmektedir.

Bugün dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan yüz binlerce Uygur Türkü de ekonomik ve sosyal açıdan zorluklar içerisinde hayatlarını sürdürmektedir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Yazıda, Türkiye'de tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan iş gücü ihtiyacına dikkat çekilerek, mağdur durumdaki Türk topluluklarının Türkiye'ye kabul edilmesinin hem insani hem de ekonomik açıdan değerlendirilebileceği görüşü dile getirilmektedir.

Pamir Kırgızlarının yüksek rakımlı bölgelerde, hayvancılığa elverişli alanlarda; Suudi Arabistan'daki Afganistan muhaciri Türklerin ise iklim şartlarına uygun Güneydoğu Anadolu ve Güney Anadolu bölgelerinde iskân edilebileceği önerilmektedir.

Ayrıca Çin ile geliştirilecek diplomatik ve ticari ilişkiler çerçevesinde, kamplarda ve gözaltı merkezlerinde bulunduğu belirtilen Türklerin ve ailelerinden ayrılan çocukların Türkiye'ye kabul edilmesine yönelik girişimlerde bulunulabileceği ifade edilmektedir.

Yazar, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan mağdur Türk topluluklarının Türkiye'de güvenli bir hayat kurmalarının hem insani sorumluluk hem de Türk dünyası açısından önemli bir kazanım olacağını savunmaktadır.