SAYIN ÖZGÜR ÖZEL, SİZİN GÖREMEDİĞİNİZ TÜRKİYE’Yİ BİZ GÖRÜYORUZ!
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bir metro üzerinden siyaset yapmak kolay, bir ülkeye eser kazandırmak ise büyük sorumluluk ister!
Siyaset, yalnızca konuşmak, eleştirmek, rakiplerini küçümsemek veya bir başka siyasetçiyi sürekli ön plana çıkarmak değildir. Siyaset; eser üretmek, hizmet etmek, sorumluluk almak ve milletin hayatına dokunabilmektir.
YENİ Parti Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in, Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metro Hattı’nın test sürüşü sırasında yaptığı açıklamalar, tam da bu açıdan değerlendirilmesi gereken bir tartışmayı beraberinde getirdi.
Sayın Özel, Trabzon’da görev yapan 4 bakan, 4 milletvekili ve 2 belediye başkanını kastederek, bu 10 kişinin Trabzon’a bir metro kazandıramadığını, buna karşılık Trabzonlu Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’a 10 metro yaptığını söyledi.
Sayın Genel Başkan, sanırım gözden kaçırdığınız önemli bir gerçek var.
Sizin bahsettiğiniz o kadrolar, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yalnızca Trabzon’a değil, Türkiye’nin dört bir yanına büyük yatırımlar kazandırdı.
Şimdi sormak gerekiyor: Türkiye’nin son 23 yılda geçirdiği büyük değişimi görmezden gelerek, bir metro üzerinden ülkenin kalkınma hikâyesini kıyaslamak ne kadar doğru?
TÜRKİYE’NİN SON 23 YILDAKİ DÖNÜŞÜMÜNÜ GÖRMEK İÇİN BÜTÜNE BAKMAK GEREKİR
Sayın Özgür Özel,
2003 yılından bu yana Türkiye’nin gerçekleştirdiği yatırımları birkaç cümleyle anlatmak bile kolay değil.
Marmaray, Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve İstanbul Havalimanı gibi dev projeler, Türkiye’nin ulaşım ve altyapı tarihinde önemli dönüm noktalarıdır. Binlerce kilometrelik bölünmüş yollar, otoyollar, tüneller ve yüksek hızlı tren yatırımları da bu dönüşümün parçalarıdır.
Sağlık alanında şehir hastaneleri, yenilenen hastaneler ve genişleyen sağlık altyapısı; eğitimde yeni üniversiteler ve eğitim kurumları; enerji alanında Karadeniz doğal gazı, yenilenebilir enerji yatırımları ve yerli kaynakların değerlendirilmesine yönelik çalışmalar hayata geçirilmiştir.
Ancak Türkiye’nin değişimi yalnızca yol, köprü ve hastane yatırımlarından ibaret değildir.
Savunma sanayisinde yaşanan dönüşüm, bu sürecin en dikkat çekici örneklerinden biridir. İHA ve SİHA’lardan savaş gemilerine, helikopterlerden füze sistemlerine, radar teknolojilerinden millî savaş uçağı KAAN projesine kadar önemli bir üretim ve teknoloji kapasitesi oluşturulmuştur.
Savunma ve havacılık ihracatımızın 2002 yılında 248 milyon dolar seviyesindeyken 2025 yılında 10 milyar 54 milyon dolara ulaşması, bu gelişimin somut göstergelerinden biridir.
Türkiye bugün yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan değil, geliştirdiği savunma teknolojilerini farklı ülkelere ihraç eden bir ülke konumundadır.
Uluslararası alanda da Türkiye’nin diplomatik girişimleri ve stratejik konumu önem kazanmıştır. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda tahıl koridoru girişimi, esir takası süreçlerindeki diplomatik temaslar ve bölgesel krizlerde üstlenilen diplomatik çabalar bunun örneklerindendir.
Elbette Türkiye’nin çözmesi gereken ekonomik sorunları, eksikleri ve eleştirilecek yönleri vardır. Bunları görmezden gelmek doğru değildir. Ancak yapılanları da yok sayamayız.
Bir ülkenin gücü yalnızca metro hatlarıyla değil; üretimiyle, teknolojisiyle, savunma sanayisiyle, diplomatik gücüyle ve vatandaşına kazandırdığı eserlerle ölçülür.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen bu dönüşümü değerlendirirken bütün tabloya bakmak gerekir.
İSTANBUL’U KONUŞACAKSAK RAHMETLİ KADİR TOPBAŞ’I UNUTMAYACAĞIZ!
Sayın Özgür Özel, İstanbul’un ulaşımını ve metro yatırımlarını konuşuyorsak, bu şehre uzun yıllar hizmet etmiş rahmetli Kadir Topbaş’ı da hatırlamak gerekiyor.
2004 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini devralan Kadir Topbaş, 2017 yılına kadar İstanbul’un ulaşımından altyapısına, kültüründen sosyal yaşamına kadar birçok alanda önemli projelere imza attı.
“Her Yere Metro, Her Yerde Metro” anlayışıyla İstanbul’un raylı sistem ağı genişletildi. Kadıköy-Tavşantepe, Kirazlı-Başakşehir ve Üsküdar-Çekmeköy gibi hatlar İstanbul’un ulaşım tarihinde yerini aldı.
2007 yılında hizmete giren metrobüs sistemi, tünel ve kavşak yatırımları da bu dönemin önemli çalışmalarındandı.
2004 yılında yaklaşık 45 kilometre olan raylı sistem ağı, 2017 yılında yaklaşık 143 kilometreye ulaştı.
Elbette İstanbul’un bütün ulaşım sorunları o dönemde çözülmedi. Ancak Kadir Topbaş’ın İstanbul’a kazandırdığı projeleri, ortaya koyduğu vizyonu ve bıraktığı hizmet mirasını görmezden gelmek mümkün değildir.
Bugün yapılan metro yatırımlarını konuşurken geçmişte atılan temelleri, tamamlanan projeleri ve bu şehre hizmet etmiş insanları unutmak büyük haksızlık olur.
Rahmetli Kadir Topbaş’ı rahmet ve saygıyla anıyorum.
SAYIN NURİ ASLAN, SİZİN EMEĞİNİZ NEDEN GÖRÜNMEZ KILINIYOR?
Gelelim metro test sürüşünün bir başka dikkat çeken yönüne…
İBB Başkanvekili Sayın Nuri Aslan’ın da katıldığı programda, Özgür Özel’in konuşmasının büyük bölümünde Ekrem İmamoğlu’nu ön plana çıkarması dikkat çekti.
Burada özellikle bir konunun altını çizmek istiyorum.
Sayın Nuri Aslan’ı yakından tanıyan, kendisiyle şahsi tanışıklığı bulunan ve İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak konuşuyorum.
Nuri Bey, bugün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanvekilliği görevini yürütüyor. Her ne kadar bu görevi mevcut koşullar nedeniyle devralmış olsa da üstlendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmek için çalışıyor.
Farklı siyasi görüşlerde olsak bile bugüne kadar yürüttüğü görev ve hizmetlerinden dolayı kendisine teşekkür ediyorum.
Ancak Sayın Özgür Özel’in her fırsatta Ekrem İmamoğlu’nu ön plana çıkarması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut yönetim kadrosunun ve binlerce çalışanının emeğini ikinci plana iten bir görüntü oluşturuyor.
Program sırasında Nuri Aslan’ın yüz ifadeleri ve beden dili de izleyenlerin dikkatinden kaçmadı. Sosyal medyada yapılan yorumlarda bu görüntüler üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapıldı.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin başkanvekili Nuri Aslan değil mi? Belediyenin projelerini yürüten, sorumluluk alan ve hizmet üretmeye çalışan başka insanlar yok mu?
Acaba Sayın Aslan da kendisinin ve çalışma arkadaşlarının emeğinin daha fazla görülmesini beklemiyor mu?
Sayın Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nu övebilirsiniz. Ancak bunu yaparken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut başkanvekilini ve binlerce çalışanını gölgede bırakmanız, onların emeğine ve sorumluluğuna haksızlık değil midir?
Bir belediyenin bütün hizmetlerini sürekli tek bir kişinin adı üzerinden anlatmak, o belediyede görev yapan diğer insanlara ne kadar adil bir yaklaşımdır?
Ben Sayın Nuri Aslan’a bir kez daha görevinde başarılar diliyor, İstanbul’a sunduğu hizmetler için teşekkür ediyorum.
CHP DÖNEMİNDEKİ BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI VE YENİ PARTİ DÖNEMİNDEKİ YENİ SORUMLULUK
Sayın Özgür Özel,
Burada bir ayrımı özellikle yapmak gerekiyor.
Sizin CHP’de bulunduğunuz dönemde, CHP yönetimindeki belediyelerin ortaya koyduğu hizmetler, tamamlayamadığı projeler ve kamuoyunda tartışılan yönetim uygulamaları elbette değerlendirilmelidir.
Son yıllarda bazı belediyeler ve belediye yöneticileri hakkında yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve usulsüzlük iddialarıyla yürütülen soruşturmalar kamuoyunun gündeminde önemli yer tutmuştur.
Elbette her soruşturma mahkûmiyet anlamına gelmez. Hukukun temel ilkesi masumiyet karinesidir. Ancak bu kadar ciddi iddialar karşısında kamuoyunun beklediği şey şeffaflık, hesap verebilirlik ve somut açıklamalardır.
Vatandaş artık yalnızca siyasi açıklama duymak istemiyor. Tamamlanan projeleri, harcanan kamu kaynaklarını, hizmetlerin niteliğini ve ortaya çıkan sonuçları görmek istiyor.
Şimdi ise YENİ Parti Genel Başkanı olarak yeni bir siyasi sorumluluk üstlenmiş durumdasınız.
Dolayısıyla artık yalnızca geçmişteki siyasi mücadeleleri veya Ekrem İmamoğlu üzerinden yürütülen tartışmaları anlatmak yeterli değildir. Yeni Parti’nin Türkiye için nasıl bir ekonomi politikası geliştireceğini, şehirlerin sorunlarına hangi çözümleri sunacağını, üretimden istihdama, eğitimden sağlığa kadar hangi somut projeleri ortaya koyacağını açıklamanız gerekiyor.
Yeni bir parti kurmak, yalnızca yeni bir siyasi tabela oluşturmak değildir. Yeni bir vizyon, yeni bir kadro ve yeni bir çözüm anlayışı ortaya koymayı gerektirir.
PARTİ DEĞİŞTİREN BELEDİYE BAŞKANLARINI VE YEREL YÖNETİCİLERİ DE GÖRMEZDEN GELMEYİN!
Son dönemde yaşanan siyasi geçişler de üzerinde durulması gereken başka bir konu.
CHP döneminde seçilerek göreve gelen bazı belediye başkanlarının daha sonra AK Parti’ye katılması, bunun yanında farklı siyasi partilerden belediye başkanlarının, meclis üyelerinin ve yerel yöneticilerin de siyasi tercihlerini değiştirmesi kamuoyunda tartışılıyor.
Elbette her ismin kendi siyasi tercihinin ve kararının gerekçesi kendisine aittir. Bu kararların arkasındaki nedenleri ilgili isimler açıklamalıdır.
Ancak burada önemli olan, yerel yöneticilerin görev yaptıkları bölgelerde hizmet üretme, merkezi yönetimle uyumlu çalışma ve vatandaşın beklentilerine cevap verme arayışlarının da siyasi tercihlerde etkili olabilmesidir.
Farklı siyasi partilerden seçilmiş bazı yöneticilerin AK Parti’ye katılmaları, yerel yönetimlerde hizmet anlayışı ve siyasi uyum konusunun yeniden tartışılmasına neden olmuştur.
Bu gelişmelerin siyasi anlamını elbette kamuoyu değerlendirecektir.
Benim açımdan önemli olan, hangi partiden seçilmiş olursa olsun bir belediye başkanının bulunduğu şehre ve ilçeye en iyi hizmeti sunmasıdır.
TEMEL ATMAMA TÖRENİNİ DE UNUTMADIK!
Sayın Özel, İstanbul’da geçmiş dönemde yaşanan bir başka olayı da hatırlatmak isterim.
2019 yılında Ekrem İmamoğlu’nun Silahtarağa İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi projesinin iptalini duyurmasının ardından düzenlediği “Temel Atmama Töreni” hâlâ kamuoyunun hafızasında.
O gün bu törenin gerekçesi, projenin gerekliliği ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerinden açıklanmış olabilir. Ancak bugün metro yatırımları üzerinden başarı hikâyeleri anlatılırken geçmişteki bu siyasi tercihin de hatırlanması gerekir.
Çünkü belediyecilik yalnızca tören düzenlemek, açıklama yapmak ve siyasi başarı hikâyesi oluşturmak değildir. Belediyecilik, vatandaşın ihtiyaçlarına cevap verecek kalıcı hizmetler üretmektir.
SAYIN ÖZGÜR ÖZEL, ARTIK EKREM İMAMOĞLU’NUN GÖLGESİNDEN ÇIKIN!
Sayın Genel Başkan,
Bugün Türkiye’nin gündemi çok geniş. Ekonomiden üretime, istihdamdan teknolojiye, ulaşımdan savunma sanayisine kadar çözüm bekleyen pek çok konu var.
Yeni Parti Genel Başkanı olarak sizin göreviniz, Türkiye’nin geleceğine ilişkin kendi siyasi yaklaşımınızı ortaya koymaktır.
Ancak açıklamalarınızda Ekrem İmamoğlu’nun sürekli ön plana çıkması, kendi siyasi kimliğinizin ve yeni partinizin politikalarının geri planda kalmasına neden oluyor.
Bir genel başkanın görevi, yalnızca bir belediye başkanını övmek değil; kendi kadrolarına yön vermek, politikalar üretmek ve vatandaşın karşısına somut çözüm önerileriyle çıkmaktır.
Sayın Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi gölgesinde kalmak ve onun basın sözcüsü gibi görünmek yerine, kendi siyasi kimliğinizle ve kendi kadrolarınızın icraatlarıyla gündeme gelmelisiniz.
İstanbul’da tamamlanan projeleri açıklayın, devam eden yatırımların takvimini paylaşın. Yeni Parti olarak Türkiye’nin geleceğine ilişkin projelerinizi anlatın.
Çünkü vatandaş artık siyasi polemik değil, sonuç görmek istiyor.
SON SÖZ: SİYASETİN ÖLÇÜSÜ ÖVGÜ DEĞİL, ESERDİR!
Sayın Özgür Özel,
Trabzon’a metro yapılmasını istemek ne kadar doğal ve haklıysa, İstanbul’da metro yatırımlarının devam etmesini istemek de o kadar doğaldır.
Ancak bir şehrin eksiklerini anlatırken başka şehirlerde yapılan yatırımları yok saymak, siyasi rekabet adına geçmişi silmeye çalışmak ve ülkenin kalkınma hikâyesini tek bir belediye başkanının başarısına indirgemek doğru değildir.
Rahmetli Kadir Topbaş’ın İstanbul’a kazandırdıklarını unutmayacağız.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye genelinde gerçekleştirilen yatırımları, savunma sanayisindeki gelişimi ve ülkemizin uluslararası alanda elde ettiği kazanımları da görmezden gelmeyeceğiz.
Sayın Nuri Aslan’ın görevini yürütürken gösterdiği çabayı da yok saymayacağız. Farklı siyasi görüşlerde olsak bile hizmet edenin hakkını teslim etmek gerektiğine inanıyorum.
Benim siyaset anlayışımda önemli olan kişinin hangi partiden olduğu değil, bu ülkeye ve millete ne kazandırdığıdır.
Bir belediye başkanı da, bir milletvekili de, bir bakan da, bir genel başkan da yaptığı hizmetle değerlendirilmelidir.
Sayın Özgür Özel, artık Ekrem İmamoğlu’nun gölgesinden çıkın. Kendi projelerinizi, kendi politikalarınızı ve kendi kadrolarınızın çalışmalarını anlatın.
İstanbul’un da Türkiye’nin de ihtiyacı olan şey siyasi övgü yarışları değil, somut ve kalıcı hizmetlerdir.
Unutmayın; temel atmak da önemlidir, o temelin üzerinde yükselen eseri tamamlayıp millete kazandırmak da…
Çünkü siyaset geçicidir, makamlar geçicidir; geride bırakılan eserler ve millete yapılan hizmetler kalıcıdır.