SÖZÜNÜZ, SÖZ MÜ! ÖZÜNÜZ MÜ!

SÖZÜNÜZ, SÖZ MÜ! ÖZÜNÜZ MÜ!

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 14, 2026 - 18:30

“Hz. Şuayb’ın Kavmine Benziyor muyuz?” başlıklı yazımı okuyup “Maşallah, eline sağlık.” dedikten sonra;

“Bir de sözün ölçüsü var; taşırılan, haddini aşan veya söylemesi gerekirken söylenmeyen —eksik tartı— sözler vardır.”

diye çok anlamlı ve yerinde bulduğum bu cümleyi seçerek, özenerek yazan Kayseri’den Nezir Ergenç Hocama çok çok teşekkür eder, saygı ve hürmetlerimi iletiyorum.

Bu cümleyi defaatle okudum ve okumaya devam ediyorum. O kadar hoşuma gitti ki hakkını veremesem de düşüncelerimi birkaç kelam ile yazma ihtiyacı hissettim.

Ağzımızdan çıkan her söz o kadar kıymetli ki… “Bin düşün, bir söyle.” demiş atalarımız.

Ölçülü olsun; ne fazla ne eksik, tam yerinde ve terazinin dengesini şaşırmasın anlamında…

Sözü söylerken taşırma, ihtiyaç kadar söyle, fazla abartma, yapamayacağın vaatlerde bulunma anlamında…

Sözü söyleyeceğin zaman da haddini aşma. Karşındaki insan haksız olsa da en son hâliyle kısasın ötesinde yerme. Çünkü sen insan ol, sen insan olarak kal, sen nefsinden korun, sen erdemli insan olarak kal; her ne kadar karşındaki insan, insan olmanın vasıflarını gerektiği gibi uygulamasa da…

Söylenmesi gerekirken söylenemeyen sözler…

Yani karşındaki hak ediyor fakat söyleyecek kişinin edebi, adabı, duruşu ve hassasiyeti karşısındaki insana söylemesine mâni oluyor. Söyleyemediği sözler var ya; evet, söyleyemiyorsun maalesef.

Yani:

“Sen bu sözü verdin. Şimdi sözünde durmayan bir yalancısın, aşağılıksın; hakkaniyete, adalete, meslek ahlakına, sözünün eri olmaya ve genel doğruluk çizgisine uymayan biri ve bu anlamda namussuz birisin.”

diyemiyorsun.

Çünkü sen karşındakini yerin dibine batırmaktan çekiniyorsun. Oysa dilin kemiği yok; söyleyiverirsin.

Fakat sen bunu karakterinin ve kişiliğinin verdiği olgunlukla yapmamaya çalışırken, karşındaki senin bunları söyleyemediğini veya söyleyecek cesaretinin olmadığını düşünüyor. Kendisinin haklı olduğunu, bu nedenle kendisine incitici bir söz söyleyemediğini zannediyor.

İşte onun için, zamanın karaktersizlerin, kişiliksizlerin, haysiyetsizlerin zamanı, çağı ve devri hâline gelmesi nedeniyle Rabbim bizi iyi niyetli, sözün ölçüsünde tartıyı eksiltmeyen ve taşırmayan insanlarla karşılaştırsın.

Bizleri de nefsimize yenilmekten korunan insanlar zümresinden eylesin; ayaklarımızı ve aklımızı hakikat üzere sabit kılsın inşallah.

Kıymetli Nezir Ergenç Hocam;

Sizi saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum.

Rabbim size sıhhat, sağlık ve afiyetler versin inşallah.