Ya Vedûd… Bir Kalbe İki Cihan Sığmaz…

Ya Vedûd… Bir Kalbe İki Cihan Sığmaz…

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Mayıs 23, 2026 - 20:47

Seven O… Sevilen O…

İnsan gerçekten sevdiğini kendi iradesiyle mi sever?

Bu soru ilk bakışta basit görünür. Çünkü çoğumuz sevgiyi kişisel bir tercih sanırız.

Bir insanı güzel buluruz…
Bir şehre bağlanırız…
Bir sese içimiz ısınır…
Bir koku bizi yıllar öncesine götürür…

Ve bütün bunların bizim seçimimiz olduğunu düşünürüz.

Oysa insan biraz derine indiğinde fark eder ki; kalbi titreten hiçbir güzellik kendiliğinden var olmaz. Çünkü güzelliğin de sevginin de bir kaynağı vardır.

Tasavvufun asırlardır taşıdığı o derin cümle tam da bunu anlatır:

“Seven O, sevilen O…”

Belki de insan ömrü boyunca tek bir hakikatin izini sürer.

Sevdiği her yüzde…
Her seste…
Her manzarada…
Her duyguda…

Aslında aynı hakikatten bir iz arar.

Çünkü kalbin bir şeye yönelmesi tesadüf değildir.

İnsanın içine düşen muhabbet, kuru bir rastlantı değil; ilahî bir dokunuştur.

Peki bir kalbi başka bir kalbe ısındıran nedir?

Neden bazı insanlar bize hep yabancı kalırken, bazıları tek bir bakışla içimizde derin bir yere yerleşir?

Neden bazı sesler yalnız kulağa değil, ruha da hitap eder?

Belki de insan sûreti değil; sûretin ardındaki manayı hisseder.

Biz çoğu zaman:

“Ben sevdim…”

deriz.

Fakat hakikatte sevme kabiliyeti bile bize ait değildir.

Kalbi yaratan biz değiliz ki sevgiyi var eden de biz olalım…

İçimizdeki merhameti, sadakati, özlemi ve şefkati yaratan hangi kudretse; sevgiyi yaratan da odur.

Bu yüzden gerçek sevgi insanı kibirden uzaklaştırır.

Hakiki seven kişi bilir ki karşısındaki insanda gördüğü güzellik yalnızca ona ait değildir.

O güzellik, ilahî sanatın bir yansımasıdır.

İnsan bunu fark ettiğinde sevgi değişir.

Sahip olmaktan çıkar, hayranlığa dönüşür.

Bağımlılıktan çıkar, teslimiyete dönüşür.

Putlaştırmaktan çıkar, temaşaya dönüşür.

Ve belki de aşkın en temiz hâli budur:

Bir insanı severken yalnız onu değil…

Onda tecelli eden hakikati görebilmek…

Çünkü bir kalbe iki cihan sığmaz.

Kalp ya geçici olana bağlanır…

Ya da bütün sevgilerin kaynağı olana yönelir.

Belki de insanın bütün arayışı, bütün özlemi ve bütün sevgisi aynı kapıya çıkar:

Ya Vedûd…

Hakikatin sahibine dua ile…