Dijital/İnternet Dünyası’nın Toplum, Halk ve Medya Üzerindeki Etkileri
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Gazetecilik, basın ve medya; dünyada ve ülkemizde gündemdeki siyasi, ekonomik, sosyal ve toplumsal olayları halka doğrudan aktaran çok önemli bir meslektir. Yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelen dördüncü güç olarak basın; kamu yararına doğruları duyurmak, halkın haber alma hakkını korumak ve toplumu objektif biçimde bilgilendirmek gibi kritik bir sorumluluk taşır.
*
Gazetecilik, basın ve medyadan sonra gelen beşinci güç olarak ise internet ve sosyal dijital medya hayatımıza dahil olmuştur. Teknolojinin, bilimin ve bilişimin hızla gelişmesiyle birlikte internet, 1969’da ARPANET Projesi ile başlayan, 1971’de ilk e-posta ile gelişen, 1990’lı yıllarla birlikte küresel ölçekte yaygınlaşan büyük bir dönüşümün kapısını açmıştır. Türkiye’nin de 1993 yılında küresel internet ağına dahil olmasıyla internet, devletin ve toplumun hayatına güçlü biçimde girmiştir.
*
Nasıl ki bir zamanlar sinema ve sinemacılık büyülü, sihirli bir dünya ve meslek olarak görülüyorsa, bugün de internet ve sosyal dijital medya ortamı aynı şekilde büyülü ve etkili bir dünya haline gelmiştir. Artık karşımızda hem gerçek hem de sanal yönleriyle koskoca bir dijital dünya bulunmaktadır.
*
Dünya küçüldü, küreselleşti. Yüzyıllarca yazılı olan her şey dijitalleşti. Yazılı basın ve medya ise yavaş yavaş toplum hayatındaki eski gücünü kaybetmeye başladı. Yerel gazeteler matbaalarını satıyor, bazıları basın dünyasından tamamen çekiliyor. Dijital dönüşüm, medya düzenini kökten değiştiriyor.
*
Sosyal dijital internet dünyası; Facebook, Twitter, Instagram, TikTok ve benzeri platformlarla gençliği adeta esaret altına aldı. Sadece gençliği mi? Yaşı kaç olursa olsun yediden yetmişe herkesi bağımlı hale getirdi. “Yeni nesil gençlik” ifadesi de büyük ölçüde buradan doğdu.
*
Asıl üzerinde durulması gereken meselelerden biri ise 4-12 yaş arası çocuklarımızın telefon ve tablet tutkusu… Zehir saçan oyunların verdiği zararlar, ailelerdeki ahlaki çöküntü, geçimsizlikler, artan boşanmalar, toplumdaki şiddet ve öfke, cinayetlerin, tacizlerin, tecavüzlerin ve suç oranlarının artması bu dijital çağın en ağır sonuçları arasında yer alıyor.
*
Eskiden sinema, dizi, tiyatro, gazeteci, yazar, edebiyatçı, sanatçı ve akademisyen gibi ünlülerimiz vardı. Maalesef sosyal dijital internet dünyası bu ünlülerin yanına bir de fenomen ünlülerini çıkardı.
*
Sadece fenomen ünlüleri mi? Mafyalar ve çeteler de bu dijital dünyadan etkilendi. Yeni nesil suç çeteleri ve mafyalar oluştu. Hem de çocuk yaşta… Bu konuda gazete, televizyon, radyo ve sosyal medya internet sitelerinde her gün nice haberler okuyup dinliyoruz. Daha şimdiden gelecek nesillerimizle ilgili endişelerimiz ve korkularımız artmaya başladı.
*
Yazıma gazetecilik, medya ve basın ile başladım; yine gazetecilik, medya ve basın ile bitirmek istiyorum. Sosyal dijital internet dünyası nasıl ki yediden yetmişe toplumu, gençliği ve çocuklarımızı etkilediyse, aynı şekilde basın ve medya sektörünü de etkiledi. Bunun sonucunda yeni nesil gazeteciler ve yazarlar ortaya çıktı.
*
Bugün normal gazeteci ve yazar sayısı binlere katlandı. Artık her önüne gelen gazeteci, her önüne gelen yazar oldu. Her önüne gelen kitap yazarı oldu. Maalesef bu gidişat hayra işaret vermiyor. Bir yönden faydalı görünse de diğer yönden ciddi sorunlar doğuruyor.
*
Gazetecilik ve yazarlıkta en önemli şey; saygı, sevgi, kontrol, disiplin, anlayış, terbiye ve ahlaktır. Ne yazık ki bu anlayış çürümeye başladı.
*
İşte sosyal, dijital ve internet dünyasının dünyada olduğu gibi ülkemizde de açtığı derin, kronik ve travmatik yaralar bunlardır.