NATO ANKARADA
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Kısaca Rus tehdidine karşı aranan sığınak idi NATO.
Ve girişin bedeli Kore’ye asker göndermek oldu.
Uzun yıllar iki kutuplu dünya...
Bir tarafta ABD ve NATO, diğer tarafta SSCB ve Varşova Paktı.
Soğuk savaş dönemi...
Ancak 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nda NATO karşımıza dikildi.
Bunun üzerine NATO'dan bağımsız 5. Bir orduyu yani EGE Ordusunu kurduk.
Keza NATO üyesi Almanya da Güneydoğuda PKK'ya karşı tankları kullanamayacağımızı söyledi.
Ama karşımızda bir diğer NATO ülkesi İtalya'dan topuk koparan tabir edilen antipersonel mayınlar PKK tarafından kullanılmaktaydı.
NATO acaba NATO'ya mı karşıydı?
Yoksa….
Varşova Paktı dağılınca NATO tek kaldı, kendine bir düşman bulması gerekiyordu.
Ve İslamı koydu karşısına.
Bunu da plan tatbikatlarına da taşıdı.
Eskiden NATO ülkeleri mavi, Varşova Paktı ülkeleri ise kırmızı renkle gösterilirken;
mavi değişmemiş ama kırmızının rengini ise kahverengi almıştı.
NATO'da tek Müslüman ülke Türkiyedir.
Aslında tıpkı AB gibi NATO da bir Hıristiyan kulübüdür.
Açıkça Haçlı seferi ilanı da yapılmamış mıydı bizzat ABD tarafından.
Peki onların arasında işimiz ne?
Kalmalı mıyız, çıkmalı mıyız?
Kalırsak bize veya Müslüman ülkelerden herhangi birine karşı yapılabilecek bir harekata engel olabiliriz.
Çıkarsak pek âlâ hedef de olabiliriz.
Gerçi biraz sıkar, o kadar da kolay değil ama...
İhtimal dışı da değil.
Pusuda İsrail bekliyor.
NATO'ya girmeyeceğinin garantisi yok.
Peki bugün durum ne?
Trump tüm dengeleri altüst etti.
Resti çekti.
Kanada'yı istedi.
Yetmedi Grönland'ı da istedi.
İstemekle kalmadı.
Üstüne üstlük;
"Beleşçilik yok, elinizi taşın altına koyun bakalım." dedi.
Avrupa rehavetteydi.
Eh ne de olsa ABD ve NATO vardı arkasında.
Uyandı ama geç oldu.
Bizde durum nasıldı?
Onların da desteklediği PKK terörü ile mücadele ede ede hem çok iyi yetişmiş savaş tecrübesi olan en az üç nesil askeri gücümüz hazır oldu.
Hem de silahlarımızı geliştirdik, kendi silahımızı, teçhizatımızı, aracımızı ürettik.
Dağı taşı boşa bombalatmışlardı bize yıllarca.
Vermediler istediğimiz SİHA'ları.
Nasıl Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası silah ambargosu koymuşlar ve telsizlerimiz bile çalışmamıştı;
biz de ASELSAN'ı kurmuştuk.
Şimdi de kendi SİHA'larımızı yaptık.
Yani NATO'ya rağmen NATO'da güçlü bir Silahlı Kuvvetlere sahip olduk.
Bu arada büyük bir deprem yaşadık.
Organize olmayı, yardımlaşmayı, el birliği ile enkazdan çıkmayı başardık.
Bir savaşta lazım olacak hastanelerle ilgili tecrübemizi de pandemide kazandık.
Lojistik destek ve intikaller için yollarımız, havalimanlarımız da hazır.
Ancak özellikle büyük şehirlerde sığınak işine acilen çözüm bulunmalı.
Ayrıca yeni metrolar yapılmalı ve mevcutlar da sığınak olabilecek şartlara kavuşturulmalı.
Dünya harıl harıl büyük bir savaşa hazırlanıyor.
Biz de büyük ölçekte hazırız ancak yapılması gerekenler de tamamlanmalı.
En önemlisi de gençliğe milli ruh aşılanmalı.
Zaten genlerimizde asker millet olmanın özellikleri mevcut.
Ama ihmal edilmemeli.
Ankara’da elimiz güçlü.
NATO olsa da olur, olmasa da.
Ama biz mutlak var olmalıyız.
Hele bu coğrafyada.
Ve de güçlü olmak zorundayız.
O hâle gelmeliyiz ki;
gerekirse...
Kendi NATO'muzu kurmalıyız.