27 YIL ARALIKSIZ BAŞPEHLİVAN OLAN YENİLMEZ GÜREŞÇİ KEL ALİÇO
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye’nin en köklü geleneksel spor etkinliklerinden biri olan Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde 27 yıl üst üste başpehlivanlık unvanını alan Kel Aliço Türk tarihinin yetiştirdiği en önemli pehlivanlardan biridir.
Hepinizin de bildiği gibi her sene haziran ayı sonu ile temmuz ayı başında Edirne Sarayiçi’nde düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri efsaneye göre 1346 yılında Orhan Gazi’nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, büyük oğlu Süleyman Paşa 40 askeriyle birlikte Bizanslılara ait Domuzhisar'ın üzerine yürür. Yapılan baskın sonucunda burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şu anda Yunanistan toprakları içinde kalan Samona mevkiinde mola verirler. 40 cengâver yiğit burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeş bir türlü yenişemezler. Daha sonra bir Hıdırellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı iki kardeş yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün gün güreşmelerine rağmen yine iki kardeş yenişemez. İki kardeş gece boyunca da mum ve fener ışığı altında güreşe devam ederler, ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler. Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacını altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, "Kırkpınar" adını verirler. Ve padişah I. Murad’ın zamanında Edirne’nin alınmasıyla burada güreşçiler tekkesi kurulur ve o günden sonra her sene bu mevkide güreş yapılması bir gelenek haline gelir.
İşte bu geleneksel güreşlerin efsane yenilmez güreşçisi, kel olduğundan dolayı Kel Aliço lakabıyla, çok sert ve acımasız güreş teknikleri ile güreştiği için de Gaddar Ali lakabıyla anılan efsane güreşçi 1844 yılında Bulgaristan’ın Lofça Kasabasında dünyaya gelmiştir. Pomak asıllı olan Kel Aliço çocukluğunu doğduğu kasabada geçirmiştir. Güreşe oldukça meraklı olan halası, onu pehlivan yapmak istediği için iyi bir şekilde yetişmesini sağlamıştır. Küçük yaşlarında iken arkadaşlarıyla devamlı güreş tutan Kel Aliço her seferinde arkadaşlarını yener, bazen iki kişi bir olup, Aliço’yu yenmek için güreşe tutuşsalar da yine onu yenemezlerdi.
Lofça’nın tertemiz yemyeşil ormanlarının o güzel havasını soluyarak büyüyen Kel Aliço güreşe Deliorman’da başlamıştır. O zamanlar da Bulgaristan’da, düğünlerde gençler arasında güreşler yapılırdı. Kel Aliço bu güreşlerde karşısına çıkan bütün rakiplerini yenerek ününü bölgede duyurmaya başlamıştı.
1864 yılında kardeşi Kara İbo ile birlikte anavatana gelen Kel Aliço’nun ünü kendisi de bir güreşçi olan dönemin Osmanlı Padişahı Abdülaziz’in kulağına kadar gider. Padişah Sultan Abdülaziz Kel Aliço ile güreşe tutuşur. Kel Aliço padişah Sultan Abdülaziz’i kündeye getirmiş ama atmamıştır. Bunun üzerine padişah ona neden atmadığını sorduğunda Kel Aliço: “Senin karşında nice düveller var, onlar atamıyor da ben nasıl atayım.” cevabını verir. Bu cevap padişahın hoşuna gider ve Kel Aliço’yu 15 altınla ödüllendirerek yanına, saraya “saray pehlivanı” olarak alır. Yıldız Sarayı'nda Şamdancı başlığına kadar yükselen Kel Aliço, saray pehlivanlığına yükseldikten sonra da ünü yurdun dört bir tarafına yayıldı.
Sultan Abdülaziz’in en gözde ve en çok sevdiği pehlivan olan Kel Aliço, güreşi bıraktığı 1894 yılına kadar 27 yıl üst üste Kırkpınar Başpehlivanlığını kazanarak kırılması güç bir rekora imza atmıştır.
Kel Aliço Kırkpınar’da en son güreşi yine kendisi gibi Deliorman’da yetişmiş cihan pehlivanı Koca Yusuf ile yapmış ancak bu güreşte iki taraf birbirini yenememiş, mücadele berabere bitmiştir. O zaman genç olan Yusuf Pehlivan "Ustamsın" diyerek güreşi bırakmış, Kel Aliço'nun eline sarılıp elini öpmeye çalışmıştır. Bu durumdan duygulanan Kel Aliço "Artık asıl usta sensin" diyerek, Koca Yusuf'un elini havaya kaldırmış, o sene başpehlivan ilan etmiştir. O yıldan sonra da bir daha güreş çayırlarında yer almamıştır.
Kel Aliço 70 yaşında iken ustalığını yaptığı ve o zamanlarda Kırkpınar başpehlivanı olan Adalı Halil’in kendisine meydan okuması üzerine onunla güreşmiş, kendisinden 25 yaş küçük olmasına rağmen Adalı Halil’i yarım saat içinde yenmiştir.
Hayatının son yıllarında gözlerine perde inmiş ve dünyayı görmemeye başlamış, yeğeni Kel İbrahim kolundan tutarak gezdirmeye başlamıştır.
Kırılması zor bir rekorla Kırkpınar Başpehlivanlığı yapan cihan pehlivanı Kel Aliço, ömrünün son döneminde tifo hastalığına yakalanmış, 1919 yılında 75 yaşında iken vefat etmiştir. Mezarı Edirne’nin pirinç diyarı İpsala ilçesine bağlı eski adı Koyunyeri olan Aliço Pehlivan köyündedir.
Kel Aliço’nun yaşadığı evin arsası üzerine Koyunyeri Aliço İlköğretim Okulu yapılmış olup, bu okul halen eğitim ve öğretime devam etmektedir.
Günümüzde İpsala Çeltik Festivali ve Tarım Fuarı programı kapsamında Kel Aliço anısına yağlı güreş organize ediliyor. Kel Aliço unutulmamaya çalışılıyor.