ARZIN MERKEZİNDEN… MAVİ YELEKLİLER

ARZIN MERKEZİNDEN… MAVİ YELEKLİLER

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Mayıs 22, 2026 - 23:25

İlk yazımı arzın merkezinden selamlarımla gönderiyorum. Allah kısmet etti; bu yıl hacca gelmek nasip oldu. Önce Medine’ye, bilahare Mekke’ye geldik. İnşallah Arafat’a da çıkacağız.
*
Bu yazımda kısaca mavi yeleklilerden, yani Diyanet’in hac görevlilerinden bahsetmek istiyorum.
*
Öncelikle kendilerini tebrik etmek isterim. Tam bir askeri sistem ve disiplin içinde görevlerini yürütmeye çalışıyorlar. Burada Türkiye’mizin ve Diyanet organizasyonunun mükemmelliğini, ağırlığını ve farkını hissediyorsunuz.
*
Daha kuralar belli olur olmaz kafileler oluşturuluyor. Biraz açayım; bir kafile dört gruptan, her grup ise kırk hacı adayından oluşuyor. Her gruptan sorumlu bir din görevlisi, her kafilenin başında bir kafile başkanı ve ayrıca her kafilede bir bayan irşat görevlisi bulunuyor.
*
Bu yapı, askerlikteki onlu sisteme benziyor. Dört takımlı bir bölük gibi düşünebilirsiniz.
*
Hazırlık, bilgilendirme ve tanışma buluşmaları derken; havaalanından binişe, inişten otele gelişe, yemekhaneden garaja kadar hemen hemen her yerde bu mavi yeleklilerle karşılaşıyorsunuz.
*
Aralarında nöbet sistemi de var. Burada kaybolmanız pek mümkün değil. İlk başlarda yolunu şaşıranlar olabilir, özellikle yaşlı hacılar arasında… Fakat zaten kafile veya grup halinde hareket edildiği için her şey kontrol altında.
*
Diyanet dışında özel şirketler de benzer teşkilata sahip. Ayrıca her ülkenin kendine özgü kıyafeti ve organizasyon yapısı var. Oteller bile ülke ülke ayrılmış durumda. Ama tavafta herkes birbirine karışıyor.
*
Hiç tanımadığınız biri size selam verip hurma ya da zemzem ikram edebiliyor. Görevli polis ve askerler Türkçe “Nasılsın?” diyebiliyor, hal hatır sorabiliyor.
*
Hele burada karşılaştığınız insanlar Türk olduğunuzu duyduklarında gözlerinin içi parlıyor. Size sarılmak, fotoğraf çektirmek istiyorlar. Siyahı, beyazı, uzunu, kısası… Burada tüm insanlar gerçekten eşit.
*
Kıyafetlerinden ve tiplerinden hangi ülkeden olduklarını zamanla tahmin edebiliyorsunuz. Herhalde onlar da bizi aynı şekilde ayırt edebiliyorlardır.
*
Burası mahşerin de bir provası gibi… İnsan burada dünyayı unutuyor, tamamen manevi bir atmosfere bürünüyor. Bambaşka bir duygu bu.
*
Allah dileyen herkese en kısa sürede nasip eder inşallah.
*
Daha yazacak çok şey var. Şimdilik burada bir virgül koyalım.
*
Herkese selamlar…