Sağlıkla, Umutla ve Üreterek Hayata Devam Etmek
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Hayatın bazı dönemlerinde hepimiz durup “Şimdi ne olacak?” diye düşünüyoruz.
Bazen bir sağlık sorunu, bazen yaşadığımız bir kayıp, bazen de uzun süren belirsizlikler planlarımızı değiştirebiliyor. Enerjimiz azalıyor, hevesimiz kırılıyor, daha önce kolayca yaptığımız işler gözümüzde büyümeye başlıyor. Böyle zamanlarda geleceğe dair büyük cümleler kurmak da kolay olmuyor.
Ama hayat, bütün zorluklarına rağmen bir şekilde devam ediyor. Biz de kendi gücümüz ve kendi hızımız ölçüsünde onun içinde kalmaya çalışıyoruz.
Çalışmak ve üretmek çoğu zaman yalnızca geçimimizi sağlamakla ilişkilendiriliyor. Oysa üretmek, insanın kendisini hayata bağlı hissetmesinin de yollarından biri. Bir yazı yazmak, yeni bir fikir geliştirmek, birinin sorununa çözüm bulmak, bir öğrenciye yol göstermek, bir hastaya destek olmak ya da yalnızca başka bir insanın gününü biraz kolaylaştırmak…
Bunların hepsi üretmenin farklı biçimleri.
Fakat burada unutmamamız gereken önemli bir nokta var: Hayata devam etmek, kendimizi tüketmek anlamına gelmiyor.
Sağlığımızı Ertelemeden Çalışabilmek
Günümüzde sürekli daha fazla çalışmak, daha hızlı ilerlemek ve daha çok şey başarmak gerektiği düşüncesiyle karşı karşıyayız. Dinlenince zaman kaybediyormuşuz, yavaşlayınca geride kalıyormuşuz gibi hissediyoruz.
Oysa hiçbirimiz makine değiliz.
Yoruluyoruz, kaygılanıyoruz, zaman zaman motivasyonumuzu kaybediyoruz. Bazı sabahlar daha enerjik uyanırken bazı günler en basit işi yapmak bile zor gelebiliyor. Bunlar başarısızlık değil, hayatın doğal akışının bir parçası.
Sağlıklı yaşam denildiğinde aklımıza genellikle beslenme, spor ve düzenli sağlık kontrolleri geliyor. Elbette bunların hepsi çok önemli. Ancak ruh sağlığımızı korumak, yeterince uyumak, sınırlarımızı fark etmek ve gerektiğinde biraz yavaşlamak da sağlıklı yaşamın içinde yer alıyor.
Bazen dinlenmek için bile kendimizden izin almamız gerekiyor. Oysa kendimize ayırdığımız zaman, hayattan geri kaldığımız bir boşluk değil. Tam tersine yeniden güç topladığımız, ne istediğimizi hatırladığımız ve yolumuza daha sağlıklı devam edebilmek için hazırlandığımız bir alan.
Üretmek Her Zaman Büyük İşler Başarmak Değildir
Üretmek deyince çoğumuzun aklına büyük projeler, önemli başarılar veya herkes tarafından fark edilen işler geliyor. Oysa üretmek her zaman büyük ve görünür olmak zorunda değil.
Uzun zamandır ertelediğimiz bir işi tamamlamak, yeni bir konu hakkında birkaç sayfa okumak, kısa bir yürüyüşe çıkmak, bir yakınımızı aramak ya da aklımızdaki küçük bir fikrin ilk adımını atmak da kıymetli.
Özellikle zor zamanlarda insan kendisinden eskisi kadar hızlı ve verimli olmasını beklememeli. Bazı günlerde çok şey yapabiliriz, bazı günlerde ise yalnızca günü tamamlayabiliriz. Her ikisi de hayatın içinde.
Kendimizi sürekli başkalarıyla karşılaştırdığımızda, kendi ilerleyişimizi görmekte zorlanıyoruz. Özellikle sosyal medyada herkes çok çalışıyor, çok geziyor, çok başarıyor ve hayatını kusursuz biçimde sürdürüyor gibi görünebiliyor.
Ama gördüğümüz şey çoğu zaman hayatın yalnızca paylaşılmak istenen kısmı.
Herkesin şartları, taşıdığı yük ve mücadele ettiği sorunlar farklı. Bu nedenle kendi yolumuzu başkasının temposuna göre değerlendirmek yerine, bulunduğumuz noktadan ne kadar ilerlediğimize bakmak daha doğru.
Hayatla Bağımızı Korumak
Sağlıklı ve üretken bir yaşam yalnızca yapılacak işleri tamamlamaktan oluşmuyor. Bizi hayata bağlayan küçük şeylere de ihtiyacımız var.
Sevdiğimiz insanlarla geçirilen zaman, bir arkadaşımızla içilen kahve, evde bizi karşılayan bir hayvan, güzel bir yemek, kısa bir yürüyüş veya uzun zamandır dinlemediğimiz bir şarkı…
Bazen günümüzü değiştiren şey büyük bir gelişme değil, tam da bu küçük anlardır.
Hayat her zaman planladığımız gibi ilerlemiyor. Hastalıklar, kayıplar, ekonomik sıkıntılar ve beklenmedik gelişmeler önümüze çıkabiliyor. Böyle zamanlarda yolumuzu değiştirmemiz, bazı hedeflerimizi ertelememiz veya bir süre daha yavaş ilerlememiz gerekebilir.
Fakat yavaş ilerlemek, ilerlemediğimiz anlamına gelmez.
Bazen durmak, düşünmek ve yeniden başlamak da yolculuğun bir parçasıdır.
Bazen Devam Etmek Bile Başarıdır
Her yeni güne büyük hedeflerle başlamak zorunda değiliz. Bazen “Bugün elimden geleni yapacağım” demek yeterli.
Belki başladığımız her işi hemen bitiremeyeceğiz. Belki bazı planlarımız beklediğimizden daha uzun sürecek. Belki de zaman zaman yönümüzü kaybettiğimizi hissedeceğiz. Ama yeniden denemek, merak etmeye devam etmek ve yapabildiğimiz kadar üretmek bizi hayatın içinde tutacak.
Gerçek başarı, yalnızca ne kadar çalıştığımızla ölçülmemeli. Çalışırken sağlığımızı koruyabiliyor muyuz? Sevdiklerimize zaman ayırabiliyor muyuz? Yaptığımız işin içinde kendimizden bir anlam bulabiliyor muyuz? Günün sonunda hâlâ kendimizi duyabiliyor muyuz?
Bence asıl önemli sorular bunlar.
Hayatın bazı dönemlerinde koşacağız, bazı dönemlerinde yavaşlayacağız. Bazen de hiçbir şey yapmadan durup nefeslenmemiz gerekecek. Hepsi bu yolun içinde.
Kendimizi tüketmeden çalışmaya, sağlığımızı ertelemeden üretmeye ve hayatın küçük güzelliklerini gözden kaçırmadan devam etmeye ihtiyacımız var.
Çünkü bazen en büyük başarı, bütün yaşananlara rağmen yeniden başlayabilmek ve “Ben hâlâ buradayım” diyebilmektir.